Nükleer yeniden 'altın çağına' mı giriyor?
Uluslararası Enerji Ajansı, Dünya Enerji Görünümü 2025 raporunu yayımladı. Rapora göre 20 yılı aşkın bir durgunluğun ardından, küresel nükleer enerji kapasitesinin 2035 yılına kadar en az üçte bir oranında artması bekleniyor. ABD'de Trump yönetiminin rüzgâr ve güneşte frene basıp hem büyük reaktörleri hem de küçük modüler reaktörleri (SMR) hızlandırması da bu durumu destekliyor. Öte yandan Avrupa'da ise durum daha karışık. Zira Fransa'nın başını çektiği 'nükleer ittifak' her geçen gün genişlese de 'nükleersiz bir geçişi' savunan ülkeler de var. Habertürk Enerji Editörü İrem Kuşoğlu Görgü'nün haberi
ABONE OLUluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Dr. Fatih Birol, bundan birkaç sene önce Rusya-Ukrayna Savaşı’nın da etkisiyle enerjide bağımsızlık yenilenebilir enerjiye dönüş konuşulurken, enerji dönüşümünün önemine değinmişti.
Enerji dönüşümü o dönem Avrupa için çoğunlukla ‘yenilenebilir enerji’ grubuna alınan rüzgar ve güneş enerjisini kapsıyordu. Ancak Birol buna ek olarak tam 4 yıl önce kimilerine göre temiz kimilerine göre ise temiz olmayan enerji olarak görülen ‘nükleer enerjinin geri dönüş yapacağını’ söylemişti.
Dr. Birol, geçtiğimiz hafta Paris’teki Dünya Nükleer Fuarı'na katıldı ve 4 sene önceki sözlerini tekrarlayarak “Bugün veriler ‘geri dönüşün’ artık burada olduğunu gösteriyor. Rakamlara göre 2025 yılı, dünyada nükleerden üretilen en yüksek elektrik miktarı olacak” dedi.
Birol bu sözlerini dünya çapında 70 GW'lık yeni nükleer santral inşaatının devam ettiği bir dönemde nükleer üretimin şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştığını gösteren IEA verilerine dayandırıyor. Bu, son 30 yılda görülen en yüksek seviye. Ayrıca Birol, nükleer enerjiye yeni adım atan 40 ülkenin nükleer santral inşa etmek amacıyla nükleer fırsatı değerlendirdiğini de belirtiyor.