Mısıra, peynire, kahveye sinema bileti hediyesine sinemacıların isyanıyla başlayan savaşta Kültür Bakanlığı’nın araya girmesiyle ateşkes ilan edildi diye düşünülürken dün akşam, ülkenin en büyük film yapım şirketi BKM cephesinden 'beyazperdeyi yıkıp viran eden' bir bomba düştü sektörün orta yerine!
BKM, yılın merakla beklenen filmi, Yılmaz Erdoğan’lı, Kıvanç Tatlıtuğ’lu, Organize İşler-Sazan Sarmalı’nı, henüz vizyonda ikinci haftasında, dünyanın en büyük streaming servisi Netflix’e sattı. Film cuma akşamı itibarıyla hem sinemalarda gösterimi devam ederken Netflix’te abonelerin oturma odalarında, cep telefonlarında, diz üstü bilgisayarlarında da vizyona çıktı!
Sosyal medyada kimileri Yılmaz Erdoğan’ın sinema işletmecilerini ‘mars’ ettiğini yazıyor kimi “Netflix sinemayı ayağımızı getirdi” diye mutlu oluyor kimileriyse “İki haftada 2.6 milyon izleyici 40 milyon hasılat yapmış filmi Netflix’e verip ordan da kara geçmiş gerçek sazan sarmalı bu...” diye isyan ediyor!

Televizyon ve Sinema Yapımcıları Derneği (TESİYAP), 'bir filmi vizyondayken dijital paltformlarda da gösterime sokmanın sinema sektörüne telafisi olmayan zararlar vereceğini' açıklıyor.
Nasreddin Hoca gibi olacak ama bence herkes haklı!

'STREAMING' FIRTINASI


Habertürk’te yerli sinema sektörünün nabzını elinde tuttan arkadaşımız Mehmet Çalışkan’ın haberine göre BKM, Organize İşler-Sazan Sarmalı’nı vizyona girmeden çok önce Netflix’e satmış. 
Mars Cinema Group ile yaşanan anlaşmazlık nedeniyle filmin sinema salonları için akıbetinin ne olacağı, anlaşmazlığın ne zaman son bulacağı belli değilken, yeni sinema yasası henüz çıkmamışken film satılmış, yayınlanma tarihi belirlenmiş.
Mehmet, bir filmin hem sinemada hem de dijital platformda aynı anda izleyiciye sunulmasının sadece 'Organize İşler-Sazan Sarmalı'na özel bir durum olduğunu söylüyor. İnsanların cuma akşamından beri konuştuğu Cem Yılmaz’ın Karakomik Filmler’i, Şahan Gökbakar’ın Recep İvedik’i için aynı durumun yaşanıp yaşanmayacağı konusuna nokta koyuyor.
Ben bu durumun ‘şimdilik’ olduğunu düşünüyorum.
Antenden izleyiciye ulaşan TV kanalları ve sinema sektörünün hızla büyüyen internet üzerinden yapan Netflix, Hulu, Amazon gibi streaming servisleri karşısında er ya da geç kaybedeceklerini düşünüyorum. Hele ki bu yıl içinde yayına başlayacak Disney Plus’la birlikte ‘streaming’ piyasasında kartlar yeniden dağıtılacak gibi...
Netflix’in ‘Hakan’ dizisinin ardından ‘Organize İşler-Sazan Sarmalı’ hamlesinin de 'dizi ve sinema sektörümüze' doğru yaklaşmakta olan büyük fırtına öncesi stratejik önemi var bence!

DISNEY PLUS GELİYOR

Tüm dünyada 140 milyondan fazla abonesi olan Netflix, rakipleri Hulu ve Amazon’dan çok önde. Ama yakında piyasaya Disney gibi dev bir giriyor. Elinde 100 yıllık onlarca klasik film, dizi, program arşivi olan, son yıllarda Star Wars ve Marvel gibi Hollywood’da en çok hasılat yapan filmler listesinin tepesinde yer alan işlere imza atan stüdyoları da bünyesine katan Disney, Disney Plus kanalıyla birkaç ay sonra sektöre bodoslama dalacak.
Star Wars evreninde geçen 100 milyon dolar bütçeli,The Mandalorian, Rogue One’ın gözü pek kahramanı Cassian Andor’un öyküsünü konu alan dizi, Marvel aleminin eli çekiçli tanrısı Thor’un kardeşi Loki’nin maceralarına odaklanan diziler Disney+’ın kesinleşen projeleri. Disney’in bu projeleri için harcayacağı paranın 200-400 milyon dolar olacağı söyleniyor.
Disney’in ortak olduğu (yakında tamamını alacağı da iddia ediliyor) Hulu, geçen hafta Marvel’le yeni süper kahraman dizileri için anlaştı. Netflix’in, yeni sezon anlaşması yapmadığı ve bitirdiği Daredevil, Jessica Jones, Luke Cage, The Defenders gibi dizilerin 2020’de Hulu’da izleyicilerin karşısına çıkacağı söyleniyor.
Dizi rekabeti o boyutta ki efsane sit-com Friends’i 2019’da arşivinden kaldıracağını açıklayan Netflix gelen tepkiler üzerine bir önceki yıl 30 milyon dolar ödediği diziyi 100 milyon dolara platformda tuttu.

FİLM SİNEMADA MI İZLENİR?

Diziler için kıran kırana bir savaş sürerken ‘streaming’ servisleri sinema alanında da kıyasıya rekabet içindeler. Orjinal içeriğe geçen yıl 15 milyar dolara yakın para harcayan Netflix’in yapımcılığını üstlendiği filmlerin sinemalarda gösterime girip girmeme meselesi 2 yıl önce Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışan Boon Joon-ho’nun ‘Okja’sı ve Noah Baumbach’ın Meyerowitz Hikayeleri’yle başlamıştı. O zaman jüri başkanı Pedro Almodovar, Netflix’e tepki göstermişti. Aradan geçen 2 yılda kavgayı Netflix kazanmış gibi görünüyor!
Geçen yıl Cannes’dan son anda çekilen Netflix yapımı Alfonso Cuaron imzalı Roma, Venedik Film Festivali’nde ‘Altın Aslan’ aldı, BAFTA’da ‘En İyi Film’ dahi 4 ödülle döndü ve gelecek hafta sahiplerini bulacak Oscar’larda 10 dalda aday... Bir başka Netflix yapımı Coen Biraderler’in Ballads of Buster Scruggs da hem Venedik’ten ödülle döndü hem Oscar’da ‘En İyi Uyarlama Senaryo’ dahil 3 dalda aday...
Netflix sinema filmlerine yatırıma hız kesmeden devam ediyor. Dan Gilroy imzalı, Jake Gyllenhall’lu ‘Velvet Buzzsaw’ geçen hafta gösterilmeye başladı. Mart ayında Oscar adayı yönetmen J.C. Chandor’un Ben Aflleck’li Oscar Isaac’li ‘Triple Frontier’ı geliyor.
Sinema cephesindeki rekabetin büyüklüğünü göstermesi açısından geçenlerde Disney’in Star Wars’un son filmini sinemalarda değil Disney+’da gösterilmesini tartıştığı haberlerinin çıktığını söyleyeyim.
Netflix, Disney+, Hulu, Amazon gibi internet üzerinden yayın yapan streming servisleri seyircinin sadece TV değil filmi sinema salonlarında izleme alışkanlıklarını da değiştiriyor yavaş yavaş... "Video çıktığında da sinema öldü demişlerdi ama video öldü..." diyenlerin iyimserliğini ben de paylaşmak istiyorum. Ancak 'streaming' servisleri video dükkanları gibi sokağın köşesinde değil insanların cebinde! Bu durumun 'beyazperde'yi viran edeceğinden korkuyorum... "Film sinemada izlenir" klişesi can çekişiyor! Bu noktada TESİYAP'ın açıklamasına yeniden dönmek istiyorum: Sinema sektörüne telafisi olmayan zararları dijital paltformlarda gösterilen filmler değil 'içi boş, seyirciyi aptal yerine koyan, laf olsun torba dolsun diye yapılan filmler' verir. Kimse yapımcıları 'filmlerinizi Netflix'e verin' diye zorlamıyor. Siz iyi filmler yaptınız sinemada gösterime soktunuz da seyirci mi gitmedi... 

SAZAN SARMALI REKOR KIRAR MI?

Netflix’in ‘Hakan’, Fatih Sultan Mehmet’i konu alan ‘Ottoman Rising’ gibi işlerinin ardından yapımcılarla-sinema salonu işletmecileri arasındaki kavgada mükkemmel bir zamanlamayla devreye girip Organize İşler-Sazan Sarmalı’nı abonelerine sunması Türkiye’deki üye sayısına olumlu yansıyacaktır bence. 
Geçenlerde ülkemizin en büyük streaming servislerinden Blu TV’nin Disney+’a Türkiye’de işbirliği teklif edeceğine dair bir dedikodu duydum. Doğru mudur bilmem ama eğer gerçekleşirse 80 milyonluk nüfusuyla Türkiye streaming servisleri için süper bir pazar.
Onların rekabetinden sinema sektörünün özellikle salon bulmakta zorlanan bağımsız sinemacılarımızın karlı çıkabileceğini düşünüyorum. Sinema salonlarını hep aynı yapım şirketlerinin filmlerinin tekelinde olması nedeniyle kendilerine salon bulamayan Sivas, Sibel, Daha, Kelebekler gibi nefis bağımsız filmler Netflix gibi streaming servisleri sayesinde daha çok seyirciye ulaşabilir ve bence bu hiç de kötü bir şey değil...
Son olarak, izlenme sayılarıyla ilgili çok ketum olan Netflix, geçen aralık ayında Sandra Bullock’un başrolde oynadığı Bird Box filminin 7 günde 45 milyon ‘abone’ tarafından izlendiğini açıklamıştı. Filmi bir evde kaç kişinin izlediğiyle ilgili spekülasyonlar filmin bir haftada en az 100 milyon kişiye ulaştığı haberleri sonrası Sandra Bullock, duyduğa rakamlara inanamadığını söylemişti.

ABD ve Birleşik Krallık dışında (yaklaşık 70 milyon) abone rakamlarını açıklamayan Netflix'in Türkiye'deki kullanıcı sayısı bilinmiyor... Ancak sinemalarada ilk hafta sonu 923 bin kişi tarafından izlenen Organize İşler-Sazan Sarmalı’nın Netflix’te bu hafta sonu o rakamı yakalaması belki biraz zor ama 1 hafta sonra sinemada ulaştığı seyirci sayısını geçebileceğine inanıyorum. 'Hakan: Muhafız'ın 190 ülkede ilk ayında 10 milyondan fazla izlendiğini düşünürsek şimdilik sadece Türkiye'de yayında olan Organize İşler-Sazan Sarmalı'nı, Netflix'in diğer ülkelerde de kataloğuna almasıyla, 'en çok izlenen Yeşilçam filmi' olması muhtemel;)