Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

Beşiktaş'ı başarısında dolayı tebrik eden Bak, siyah-beyazlıların taraftarıyla bütünleşip böyle bir başarıya imza attığını belirterek, şunları kaydetti:

"Son maç Leipzig'le. Her galibiyet kulübe de ekonomik bir gelir sağlıyor. Grup maçları tamamlanınca Beşiktaş'ın kiminle eşleşeceği de önemli. Birinci olarak avantaj elde etti. Diğer grupların ikincilerinden biriyle eşleşecek. O kura sonucuna göre netice ortaya çıkacak. Beşiktaş'ın bu performansı herkesi gururlandırıyor. Uzun süredir birlikte oynayan bir takım ve bu bir avantaj. Beşiktaş'ın daha iyi yerlere gidebileceğine inanıyorum. Oyunu domine edebiliyorlar ve kaliteli oyuncular var. İyi bir hava yakaladılar. Her başarıları, Türk milletini, Beşiktaş taraftarını sevindiriyor. Bu müsabakalarda herkes Beşiktaşlı oluyor. Böyle bir başarı Türk futbolu için önemli bir adım."

Futbolda her sonucun olduğunu geçen sezon UEFA Şampiyonlar Ligi 2. turunda Paris Saint Germain-Barcelona eşleşmesinde gördüklerini vurgulayan Bak, Beşiktaş'ın final şansıyla ilgiliyse "İyi bir kura olursa (finale) gideriz. Gidebileceğimize de inanıyoruz. Beşiktaş'ın kadro yapısı uyumlu. Takımların bu seviyedeki tecrübesi de ortada. Beşiktaş, tecrübesiyle daha üst noktalara gidebilecek bir ekip olarak önümüze çıkıyor. Uyumlu bir yapıları var. Onlarla gurur duyuyoruz." diye konuştu.

"ESKİ SPORCULARDAN DAHA FAZLA FAYDALANMAYI ARZU EDİYORUZ"
Gençlik ve Spor Bakanı Bak, aktif sporculuk hayatında başarılı olan isimlerden daha fazla faydalanmak istediklerini dile getirdi. Olimpiyat, dünya ve Avrupa şampiyonu eski milli halterci Naim Süleymanoğlu'nu kaybetmenin üzüntüsünü yaşadıklarını anlatan Bak, sözlerine şöyle devam etti:

"Ailesine ve milletimize başsağlığı diliyorum. Kendisini tedavisinin başından sonuna kadar Sayın Cumhurbaşkanımızın devreye de girmesiyle yakından takip ettik. Çok önemli bir sporcuydu. Dünya futbolunda Pele, Ronaldo, Messi varsa halterde de Naim Süleymanoğlu var. Time dergisine kapak olmuş, 46 dünya rekoru kırmış, 3 olimpiyat, 7 dünya, 6 Avrupa şampiyonluğu kazanmış bir sporcu. Kırılamaz rekorlara sahip bir sporcuyu kaybettik. Bulgaristan'da zulüm gören Türkler için de bir semboldü. Getirilişi, ayrı bir hikaye. Müthiş bir sporcuydu. Kendisini kaybetmek gerçekten çok üzücü. Cenazesinde çok güzel bir tablo vardı. Rakibinin cenazesine gelerek tabutunu öpmesi, saygısını göstermesi, mezarına kadar gelmesi güzel bir tabloydu. Bir efsaneyi çok erken yaşta kaybettik. Türk halkının kalbine girmiş, milli bir kahramandı. İsmet Iraz da Türk tekvandosunun duayeniydi. Pek çok sporcu yetiştirdi. Türk tekvandosunun buralara gelmesinde önemli rol oynadı. Naim Süleymanoğlu'yla da Türk halteri bir sıçrama yaptı. Naim Süleymanoğlu kırılamaz rekorları, büyük başarıları arkasında bırakarak aramızdan ayrıldı. Mekanı cennet olsun."

Spor bırakan isimlerin federasyonlarda ve devlette görev yaptığını da aktaran Bak, "Hidayet Türkoğlu, federasyon başkanı. Güreşte Hamza Yerlikaya başkanlık yaptı. Teknik direktör olarak görev yapan eski sporcular var. Naim Süleymanoğlu özel bir sporcuydu. Bu değerleden maksimum seviyede yararlanmak çok önemli. Federasyonlarda görev yapan sporcular da var. Suat Çelen var cimnasitikte. Şimdi federasyon başkanı. Daha fazla faydalanmak bizim için önemli. Devletimiz bu tip sporculara imkan veriyor. Spor müşavirliği kadrosuyla uluslararası arenada derece almış isimler kadro alıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde sporculara sağladığımız kadro imkanı önemli. Eski sporculardan teknik olarak da daha fazla faydalanmayı arzu ediyoruz." ifadelerini kullandı.

MİLLİ TAKIM
A Milli Takım'ın hazırlık maçlarında aldığı sonuçların kendilerini telaşlandırdığını anlatan Bakan Bak, şunları kaydetti:

"2018 FIFA Dünya Kupası'na milli takımımızın katılamaması bizleri üzdü. Milli takımımızın belli dönemlerde jenerasyon olarak çıkışları vardı ama bu jenerasyonu yakalayamadık. Arzu ettiğimiz neticeleri alamadık. Çok kıymetli oyuncularımız var ama bir türlü olmadı. İtalya da Dünya Kupası'na gidemedi. Herkes çaba gösterdi ama Avrupa elemelerinden çıkmak kolay değil. Daha önce 2002'de dünya üçüncüsü olmuştuk. İyi bir jenerasyon vardı. Galatasaray'ın UEFA Kupası şampiyonluğu vardı. Milli takımda yer alan sporcuların büyük çoğunluğu Galatasaray'dan geliyordu. Lucescu'nun gelmesiyle son 4 maçta istediğimiz neticeleri elde edemedik. Hazırlık maçlarındaki sonuçlar da bizleri telaşlandırdı. 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası için üzerimizdeki sıkıntıyı ve kara bulutları dağıtacağımıza inanıyorum. Yetenekli ve heyecanlı bir toplumuz. Bunu başarabileceğimize inanıyorum."

Futbolda ciddi altyapı yatırımları gerektiğini aktaran Osman Aşkın Bak, şu ifadeleri kullandı:

"Milli takımımızın Rusya'ya gidememesi bizi üzüyor. Rusya'da yer almayı çok isterdik ama olmadı. TFF, özerk bir yapıya sahip. Kendi çerçevesinde kararlarını alırlar. Onlar da milli takımın başarılı olmasını isterdi. Bir takım sıkıntılar yaşadık ama aşacağız. İleri bakmak ve 80 milyonluk ülkeden başarılı bir milli takım çıkarmak çok önemli. Bunun için de jenerasyon yakalamak ve ekol olmak gerekiyor. Ciddi altyapı devrimine ihtiyacımız var. Altınordu'dan çıkan Cengiz Ünder ve Çağlar Söyüncü var. Şimdi Trabzonspor'dan 2 oyuncumuz geliyor. Bursaspor'dan oyuncular var. Bunlar bir arada oynayarak toparlayacaklar ve güzel bir jenerasyon yakalayacağız. Onun ötesinde kulüplerimizin altyapıya ciddi yatırımlar yapması gerekiyor. Altyapıda da antrenörlere ve çalışanlara ciddi yatırım yapması lazım. Çok düşük ücretler vererek başarılı sporcuların gelmesini beklemek doğru değil. Her antrenörün dünya futbolundaki değişim ve gelişimleri takip etmesi ve bilimle sporculara bunları aktarması çok önemli."

"MİLLİ TAKIMIN BAŞARISI TÜM ÜLKENİN BAŞARISI"
Gençlik ve Spor Bakanı Bak, Türk sporunun ekol olması için altyapıda devrim niteliğinde adımlar atılması gerektiğini, bu konuda üzerlerine düşeni yapacaklarını belirtti. Milli takımda yaşanan sorunların kendilerini de etkilediğini dile getiren Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milli takımın başarısı tüm ülkenin başarısı. Yaşanan her sorun bizleri de etkiliyor. Ampute Milli Takımı'nın elde ettiği başarı var. Seyirci rekoru kırarak oynadıkları İngiltere finali ve elde ettikleri başarı herkesi çok mutlu etti. Böyle bir heyecanı yaşamayı arzu ediyoruz. Bunu da çok güzel yaşayan bir ülkeyiz. Türk sporunun ekol olması için altyapıda devrim niteliğinde ciddi adımlar atmamız lazım. Biz de bu işin gerçekleşmesi için üzerimize düşeni yapacağız. Ülkemizin gençleri yeteneklidir. Bunun örnekleri geçmişte ve günümüzde mevcuttur. Avrupa'da oynayan sporcularımız var. Bir Arda Turan kolay yetişmiyor. Dünyanın en önemli takımlarından birinde oynuyor. Gökdeniz Karadeniz ve Fatih Tekke Rusya'da oynadı. Sistem içinde, bilimi kullanarak altyapıya yatırımlar yapmamız gerektiğine inanıyorum. Bu işin meyvelerini toplamak zaman alıyor. Güzel işler yapacağımıza inanıyorum. Yöneticilerimize ve teknik heyetimize güveniyoruz."

MENAJERLİK SİSTEMİ
Bakan Bak, Türkiye'de menajerlik sisteminin tam yerleşmediğini söyledi. A Milli Takım'ın aday kadrosuna çağrılan bazı oyuncularda menajerlerin etkili olduğu yönündeki iddiaları değerlendiren Osman Aşkın Bak, şöyle konuştu:

"Menajerlik sistemi bana göre Türkiye'de tam yerleşmiş bir yapı değil. Oturmuş bir sistem yok. Bazı ilişkilerle yürütülen bir süreç var. Bunun çok iyi kontrol edilmesi lazım. Sistem, oyuncuların yetişmesinde ve geleceğinde önem arz ediyor. Oyuncunun milli takımda yer alması transferinde etki eden faktörlerden. Sporcunun hakkıyla oralara gelmesi gerekiyor. Yeşil sahaya çıkıldığında herkes kimin ne olduğunu görür. Sizi bir yerlere birileri taşır ama sahaya çıktığınızda kendi yeteneklerinizi göstermek zorundasınız. Bu sistemin sağlıklı işlemesi gerektiğini düşünüyorum. Lisanslı yapıya kavuşturulması, kişilerin kaliteleri, sporcu haklarının korunması ve avukatıyla her şeyi yöneten bir sistemin olması, hem kulüplerin hem sporcuların hem de futbol ailesinin faydasına. Sistemin iyi kurgulanması lazım. Bu işi yapanların iyi yetişmiş, profesyonel kişiler olması spor endüstrisinin yararına olacaktır."

Sporda liyakatin çok önemli olduğunu anlatan Bak, "Yeşil sahada kimse sizinle beraber değil. Hem sırıtır hem de böyle eleştirilerle karşı karşıya kalırsınız. 'Bunu kim çağırdı, nereden buldunuz' derler. Hem sporcu için hem de diğer konular için çok doğru olmaz. Onun için hata varsa mutlaka düzeltilmesi lazım. Bu tip şeyler hem sporcunun, hem sporun hem de sistemin marka değerini yaralar. Kalitenin ön planda olduğu, Sezar'ın hakkının Sezar'a verildiği bir sistemin olması çok daha doğru. Sahaya çıktığınızda yetenekleriniz veya sizi biri oraya taşıdıysa ortaya çıkacaktır. Değerlendirmeyi de hem seyirci hem de toplum yapacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

YABANCI FUTBOLCU SAYISI
Osman Aşkın Bak, futbolda yabancı oyuncu sayısında 4-5 gibi rakamların doğru olacağını düşündüğünü söyledi. Yabancı oyuncu tartışmasının Türk futbolunun gündeminde olduğuna değinen Bakan Bak, şunları kaydetti:

"Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Dursun Özbek ve beraberindekilere bu konudaki görüşlerimizi aktardık. Kulüpler, daha önce alınan karar gereği transferde 2019'a kadar belli kontratlar yapmış. Hemen 'Kontratı sonlandırın' dememiz mümkün değil. Kulüplerimize milli takımımızın oyuncularının az süre alması nedeniyle etkilendiğini ifade ettik. Onlar da bu konuda çalışmalar yapıyor. Galatasaray Kulübünün geçmişte 4-5 yabancıyla elde ettiği UEFA şampiyonluğunu örnek vererek, altyapıya yatırım yaptıkça kaliteli oyuncular geldikçe sayının Türk sporcu lehine artacağına inanıyorum. Kulüpler, Türk oyuncuların fiyatının yüksek olduğundan şikayet ediyor. Oyuncu üretiminiz az olunca, 4 kulüp de bir sporcuya talip olursa rakamların yükseldiğini görüyoruz. Oyuncu sayısı az. Yurt dışında oynayan futbolcularımızın sayısı belli. Başka ülkelerde bu sayı çok daha fazla. Kulüplerin de işine geliyor. Daha ucuz oyuncular alıyorlar. Yabancıya karşı olan birisi değilim. Kaliteli yabancı olsun. Bir takım içinde bu sayının çoğunluk olmaması gerekiyor. 4-5 gibi rakamların doğru olacağını düşünüyorum."

Galatasaray'ın 2000'de UEFA Kupası'nı kazandığı kadrodan örnek veren Bakan Bak, "Bunun örneği de UEFA Kupası şampiyonu Galatasaray'da oynayan Hagi, Popescu ve Taffarel'dir. Şu anda liglerimizde benzer oyuncular var. Bunun yanına iyi yetişmiş, uzun süre beraber oynamış oyunculardan kurulu bir kadro, mutlaka başarılı olacaktır. Maçlara kalite geldiği, tribünlerin dolduğu söyleniyor. Derbi maçlarda dolu ama diğer maçlarda tribünlerin o kadar dolu olduğunu söyleyebilir misiniz. Cenk Tosun'un Beşiktaş'ta çıkışı var. Trabzonspor ve Başakşehir'deki oyuncuların çıkışı güzel." şeklinde konuştu.

"EKOL OLMAMIZ GEREKİYOR"
Türkiye'nin sporda ekol olması gerektiğini vurgulayan Bak, "Bizim mutlaka ekol olmamız gerekiyor." dedi. Basketbolda Yugoslav ekolü bulunduğunu hatırlatan Bak, "Avrupa Şampiyonası'nda final oynayan iki takım Slovenya ve Sırbistan, Yugoslav ekolünden. Baltık ülkelerinde Letonya ve Litvanya'da bir ekol var. Kendi ürettikleri sporcuları dışarı gönderen bir sistem mevcut. İspanya'nın NBA'de oyuncuları var. Basketbolda yetenekliyiz. Sayın Cumhurbaşkanımız mahallelere basketbol potası yapılmasını ifade etti. Büyükşehir ve ilçe belediyeleriyle çalışmalara başladık. Sayın Cumhurbaşkanımız, özellikle basketbol için çok ciddi bir kompleks yapılması için talimat verdi." ifadelerini kullandı.

"KULÜPLERİMİZLE BERABER BU SÜRECİ YÜRÜTECEĞİZ"
Gençlik ve Spor Bakanı Bak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın sporcu geçmişinden dolayı çok şanslı olduklarını aktardı. Türkiye'de yapılan tesis yatırımlarına değinen Bakan Bak, "Sayın Cumhurbaşkanımızın sporun her noktasında görev yapmış birisi olması dolayısıyla şanslıyız. Statlarımızın yaş ortalaması 1,5. Yapmaya da devam ediyoruz. Spor artık bir endüstri. Kaliteli ve nitelikli insan gücüne ihtiyaç var. Spora dünyada en fazla yatırım yapan ülkelerin başında geliyoruz. Ülkemizin bunu başaracağına inanıyorum. Kulüplerimizle beraber bu süreci yürüteceğiz." diye görüş belirtti.

Lisanslı sporcu ve kulüp sayısının artırılması gerektiğini vurgulayan Osman Aşkın Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Planlanmış 32 stadımız var. Bunun 12-13 tanesini tamamladık. Bu yıl 6-7 tanesi bitecek. Avrupa'da 30-40 yaşında statlar bulunuyor. Bizimkilerin kalitesi ortada. Oralarda yer alacak sporcu sayımızın da artması gerekiyor. 2002'den beri artış var. 8 milyon lisanslı sporcu var ama daha fazla olması lazım. Kulüp sayısının artması lazım. Aynı nüfusa sahip Almanya'nın kulüp sayısı 100 binin üzerinde. Bunun için de mahalli idarelerin desteğiyle kulüplerin sayısının artması gerekiyor. Okul sporlarına daha fazla destek vereceğiz. Gençlerimizin daha fazla spor yapması için çaba harcayacağız. Milli Eğitim Bakanlığı ile bir anlaşma var. Yetenek taramasına başladık. İlk etapta 4,5 milyon genci yetenekleri, fiziksel kapasiteleri ve yapılarına göre branşlara yönlendirmenin gayreti içindeyiz."

"TÜRK ANTRENÖRÜN ÇALIŞTIRMASINI ARZU EDERİM"
Osman Aşkın Bak, A Milli Futbol Takımı'nı Türk teknik adamın çalıştırmasını arzuladığını dile getirdi.

Milli takımın geçmişte Türk teknik direktörler yönetiminde başarılı olduğunu kaydeden Bakan Bak, "Türk Milli Takımı'nı Türk antrenörün çalıştırmasını arzu ederim. Geçmişte görev alan hocalarımız oldu. Onlarla başarı elde ettik. TFF'nin yaptığı görüşmelerde teknik adamlar sorumluluğu almak, kontratını bırakıp gelmeyi arzu etmediler. Fazla alternatif de kalmadı." diye konuştu.

Bak, sporun Türkiye'nin uluslararası hedeflerine hizmet etmesi gerektiğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Spor bir endüstri. Bunu kabul ediyoruz ancak sporun uluslararası arenada da bu ülkenin hedeflerine hizmet etmesi gerekiyor. Bunun kapasitesi de sizin sporcu potansiyelinize bağlı. Onun için altyapıya devrim gibi yatırımları söylüyoruz. Tüm dünyada yabancı oyuncu var. Kimse itiraz etmiyor. Kimse karşısında olmaz ama milli takımın aldığı neticeler bizi üzüyor. Beklentilerimizi ve hedeflerimizi karşılamıyor. Bunu, bu yapı içinde olan kulüplerimiz ve teknik heyetlerle değerlendirmemiz gerekiyor. Bu, bugünden yarına olacak bir şey değil. Esas sorun üretmemek. Bu sisteme sporcu getirmediğiniz sürece sürdürülebilir değil. Dışarıdan oyuncu getirerek borçlanıyorsunuz. Ne yaparsanız yapın, kendinizin bir kaynak yetiştirerek sürdürmeniz lazım."

Eski futbolcuların teknik direktörlükten önce altyapılarda görev alması gerektiğini kaydeden Osman Aşkın Bak, şu ifadeleri kullandı:

"Özerk yapıya sahip federasyonlar kurslar açıyor. Sadece kursa gitmek yetmiyor. Kulüplerde takım sayısını çoğaltmamız lazım. Futbolu bırakınca hemen bir takıma antrenör oluyorlar. Altyapıda çalışmıyorlar. Abdullah Avcı'yı oynadığı yıllardan tanırım. Milli takım altyapılarından görev aldı. Futbolu bıraktıktan sonra hemen bir takımın başına geçmek çok başarılı bir metot değil. Teknik adamların da belli bir aşamadan geçerek gelmesi lazım. Aktif sporculuk zamanında lisan öğrenmeleri, bu konuları takip etmeleri gerekiyor. Kaliteli eğiticilerle ve yöneticilerle sisteme verdiğimiz her bir birey çok daha nitelikli olarak devam ediyor. Sporcularımızın çıkışı ile inişi arasındaki süre kısa. Bazı oyuncular, 16'dan 36 yaşına kadar görev yapıyor. Bizde bunu yapabilen oyuncu sayısı az. Nedeni, eğitim ve gelişim sürecini iyi kurgulamamızdan kaynaklanıyor. İspanya'daki Gasol 36 yaşında oynadı. Pek çok yetenekli sporcuları yaşam tarzı ve çevreden dolayı kaybettiğimizi görüyoruz. Sistemin tekrar değerlendirilmesi ve önlemler alınması gerekiyor."

"KULÜPLER ALTYAPILARA YATIRIM YAPMAK ZORUNDA"
Kulüplerin, bir endüstri haline gelen sporda kendilerini sistemin içinde iyi bir şekilde konumlandırmaları gerektiğini dile getiren Bak, "Yani bu sistem çerçevesinde bir gelir-gider dengesi kurmaları lazım. Bu konuda UEFA ve FIFA gibi kurumlar çeşitli kurallar koymuş. Kulüplerimizin ciddi mali yapısal sorunları var. Pek çok kulübümüz yeni açıklanan borçlarla daha geriye düşüyor. Bu, şu anda sürdürülebilir değil. Bazı kulüpler kendi marka değerleriyle belki birkaç yıl daha sürdürebilir ama yeni bir değerlendirmeye ve kendilerini kontrol etmeye ihtiyaçları var." diye konuştu.

 

Bakan Bak, kulüplerin altyapıya yönelmeleri gerektiğini vurgulayarak, "Kulüpler kendi öz kaynaklarına, altyapılarına yatırım yapmak zorundalar. Bu süreç kaçınılmaz. Üretmek zorundalar. Bu konuda Allah rahmet eylesin, İlhan Cavcav iyi bir örnek. Onun yaptığı, altyapıdan oyuncu yetiştirmek ve dışarıdan getirdiği oyuncuları performansları yükseldikten sonra başka kulüplere transfer etmek. Borçsuz olan Gençlerbirliği'nin geliri bu şekildeydi. Bir ürün üreteceksiniz ve kendi takımınızda bunun değerini arttırdıktan sonra daha yüksek fiyatlara dünyadaki spor arenasına göndereceksiniz." ifadelerini kullandı.

Gençlik ve Spor Bakanı Bak, Türkiye'nin ekonomisi büyüdükçe kulüplerin sponsorluk, stat ve yayın gelirlerinin de arttığını anlatarak şunları kaydetti:

"Yönetsel olarak da bir sorunumuz var. Kulüplerimizin bu spor endüstrisi içerisinde kendilerini taşıyabilmeleri için bu sisteme uygun yapılanmalara ihtiyaçları var. Üretmek zorundasınız. Kulüpler Yasası ile ilgili çalışmalar yapılmış. Biz Kulüpler Birliği Vakfı ile önümüzdeki hafta tekrar bir araya geleceğiz. Bazı kulüplerimizin itiraz ve değerlendirmeleri var. Onları konuşuyoruz. Türkiye Futbol Federasyonu ve futbolun paydaşlarıyla beraber çalışıyoruz. Neticede spor, toplumun sosyal yapısında önemli bir yere sahip insanların kullandıkları ortak bir dil. Buradaki başarılar, başarısızlıklar, mali yapılar hepsi bizim ortak değerimiz."

"BORÇLARIMIZI İYİ YÖNETMEMİZ LAZIM"
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, kulüplerin her anlamda düzgün bir sistemle yönetilmesi gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Borçlarımızı iyi yönetmemiz lazım. Borçların nasıl oluştuğunu görmek lazım. Futbol dışındaki branşlara baktığımızda da durum aynı. Bir kulüp olarak başarı elde etmek istiyorsanız, altyapıdaki üretimle katma değer sağlamalısınız. En önemli süreç bu. Bunu yönetebilmek önemli. Bunu yaparken bazen teknik direktörler büyük katkı sağlıyor. Ancak şu var, kulüpleri kişilerle düşünmemelisiniz, sistemle düşünmelisiniz. Orada kim olursa olsun, kim gelirse gelsin bir sistemin işlediğini ve bu sistemin ürettiği yapıyla o kulüpteki başarının devam etmesini arzu ediyoruz. Yani başında kim olursa olsun bir kulüp kurduğu sistemle, yetiştirdiği oyuncularla, yapısıyla örnek olmalı. Bunu yapmazsanız sistemin dışında kalırsınız."

Bakan Bak, ülkenin menfaatine olan bir yapının oluşması gerektiğini ifade ederek, "Bazı kulüpler aşağı düştüklerinde isim değiştirerek yukarıya geliyor. Alt lige borçlarla giden kulüpler var, sonra başka bir isimle yükseliyorlar. Bu da doğru bir yol değil. O yüzden hem finansman hem altyapı hem de yönetim anlamında oluşturulacak kurumsallaşmayla beraber, düzgün yapılara ihtiyacımız var. Bu noktada epey bir mesafe almamız gerekiyor. Bu süreç hepimizin süreci. Bu başarıyı elde edebilmek için hep beraber çalışmamız lazım." değerlendirmesinde bulundu.

2024 AVRUPA ŞAMPİYONASI EV SAHİPLİĞİ
Türkiye'nin 2024 Avrupa Futbol Şampiyonası'na ev sahipliği yapmak için adaylık sürecini değerlendiren Bak, bu konuda rakiplerinin Almanya olduğunu hatırlatarak, "Statlarımızın yaş ortalaması 7-8, genç statlara sahibiz. UEFA ve uluslararası standartlarda eksiğimiz yok. Almanya ile çekişiyoruz. Almanya'da statların yaşları bizden daha fazla. Türkiye, son yıllarda yaptığı tesislerle pek çok başarılı organizasyon gerçekleştirdi. Dünya Basketbol Şampiyonası, Güreş Şampiyonası, 2005 UEFA Kupası, 2009 İşitme Engelliler Olimpiyatı, Erzurum'daki kış oyunları, Trabzon'da oyunlarımız, pek çok uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yaptık. Türkiye bu kapasiteye sahip, yapacak güçte." dedi.

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası için adaylık dosyasının hazırlandığını vurgulayan Bakan Bak, "Yanılmıyorsam dosya 20 Nisan'da teslim edilecek. 10 gün önce Avrupa'dan gazeteciler geldi. Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileriyle, UEFA'da görev yapan Servet Yardımcı bey ile hem statları gezdiler hem müsabakalara katıldılar. Çeşitli değerlendirmede bulundular." diye konuştu.

Türkiye'nin büyük organizasyonlar başaracak güçte olduğunu anlatan Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Adaylık süreci 2018'de belli olacak. FIFA başkanı Infantino Türkiye'ye geldi. Bazı ülkelerin federasyon başkanlarıyla geldi. Bölgesel toplantılar yapıyor. FIFA ve UEFA yönetimsel olarak bir türbülanstan geçti. Uluslararası federasyonlarda bazen görebiliyoruz. İnanıyoruz ki Türkiye'nin fiziksel altyapısı, statlar, Bursa'da yapılan yeni stat, Konya'da yapılan yeni stat, 32 tane var 13 tanesini tamamladık. Trabzon, Eskişehir'de... Ankara'da da yeni stat yapıyoruz. İnşallah 2018'in ilk çeyreğinde temelini atmış olacağız. O da şampiyonaya hizmet edecek. Şu anda fiziksel olarak altyapımız iyi."

2019 Süper Kupa'ya da Vodafone Park'ın ev sahipliği yapacağına dikkati çeken Bakan Bak, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Aynı zamanda 2020 Şampiyonlar Ligi finaline adayız. Bunların hepsini yapabilmeniz için tesis altyapısına ve özellikle organizasyon yeteneğine sahip olmanız gerekiyor. Yaptığımız organizasyonlarla Türkiye, New York kadar, Londra kadar, Paris kadar güvenli. Dışarıda bize karşı özellikle bazı algılar üretilmeye çalışılıyor ama tüm sürece baktığımız zaman başarı grafiğine baktığınızda ortaya konan gerçek, ülkemizin onlar kadar güvenli olduğu. Özellikle spor aktivitelerinin teröre karşı duruş göstermede önemli işaret olduğunun da farkındayız, bilincindeyiz. O yüzden bu organizasyonları önemsiyoruz." ifadelerini kullandı.

Hükümet olarak organizasyonların yapılması için destek verdiklerini aktaran Bak, "Lobi çalışmaları iyi gidiyor ama neticeyi hep beraber göreceğiz. Türkiye'ye böylesine şampiyonaları organize etmek yakışır. Hem Avrupa Futbol Şampiyonası hem de inşallah ilerideki süreçte böyle organizasyonlar yapmak yakışır." ifadelerini kullandı.

İZMİR'DEKİ STAT PROJELERİ
İzmir'de yapılacak statlarla ilgili bilgi veren Osman Aşkın Bak, buradaki tesisleri de en kısa tamamlamayı istediklerini dile getirdi.

Bakan Bak, İzmir'deki statlar için TOKİ ile çalıştıklarını belirterek, "Statları yaklaşık 2-2,5 yılda tamamlıyoruz. O konuda tecrübeli olduk. Arzumuz 2019'a yetiştirmek. İzmir'de Sayın Başbakanımızla 3 tane stadın temeli atıldı. Yaklaşık 400 milyon TL tutarında. Bunlardan biri Göztepe, biri Alsancak biri de Karşıyaka stadı. Alsancak Stadı ile ilgili biz çalışmalarımızı yürütüyoruz. Yalnız oradaki yerel yönetimle ilgili, ruhsatla alakalı engellemesi var. Özellikle İzmir'deki statlarda böyle bir süreçlerle karşı karşıyayız." değerlendirmesinde bulundu.

Güzel statlar için çaba harcadıklarını vurgulayan Bak, şöyle konuştu:

"Sayın Başbakanımız İzmir'e özel statlar kazandırmak için çaba gösteriyor. Bunların hepsinin temeli atıldı, sözleşmeleri yapıldı. Daha önce de böyle bir süreç yaşandı, engellendi. Engelleyen de oradaki yerel yönetimler. Artık statlara çok rahat ulaşılıyor. Ulaşım sistemiyle, metroyla, diğer yapılarla ulaşılıyor. İzmir'e bu güzel statları kazandırmanın arzusundayız. Göztepe de renk katıyor. Büyük Altay taraftarı, Karşıyaka, Göztepe, bunlar Türk futbolunun renkli kulüpleri, onların da modern statlarda oynamasını arzu ediyoruz. Bu kulüplerimizin, taraftarlarının da desteğini görüyoruz. Orada modern statlarda oynamak sporcu açısından da önemli. Arzumuz bu." değerlendirmesinde bulundu.

TRABZONSPOR DEĞERLENDİRMESİ
Trabzonspor'un başarılarını ve altyapısını değerlendiren Bakan Bak, bu kulüpte yetişen ve A Takımı'nda oynayan Yusuf Yazıcı ve Abdülkadir Ömür'ün daha üst seviyelere gelmesini arzu ettiklerini söyledi. Bak, Trabzon'un bir futbol kenti olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

"Orada spor, herkesin konuştuğu iştir. Spor, futbol özellikle... Güzel anılarımız var. Özel sektörde 7-8 yıl orada çalıştım. Orada çalışırken pek çok maça gittik. Altyapılarını, ikinci ve üçüncü lig takımlarını biliyoruz. Trabzonspor kazandığı zaman herkes çok daha aktif ve verimli. Futbolla yaşayan, sporu çok seven bir şehrimiz. Trabzonspor'un elde ettiği başarılarla ve Türk sporuna yaptığı katkılarla gurur duyuyoruz. Trabzonspor'a başarılar diliyoruz. Bu sporcuların da daha kaliteli, üst düzeye geleceğine inanıyoruz. Fatih Tekkeleri, Gökdenizleri, Yusuf Erdoğanları, yetişmiş sporcuları var. Bu tip sporcuların artmasını arzu ediyoruz. Trabzonspor'un, Karadeniz fırtınasının, başarılı olmasını istiyoruz. Tabii bütün takımlar için aynı duyguları taşıyoruz. Trabzonspor, bir Anadolu devrimi yaparak ilk defa şampiyonluğu İstanbul'dan alıp Anadolu'ya taşıyan takım olarak, elde ettiği başarılarla Türk sporunda ayrı bir yere sahip. Trabzonspor'a başarılar diliyoruz. Şu andaki süreçte de inşallah çok daha iyi noktalara gelirler."

"KEŞKE BÜTÜN ÖĞRENCİLERİMİZE KARŞILIKSIZ BURS VEREBİLSEK"
Kredi ve Yurtlar Kurumunun bütçesinin yüzde 70'ten fazlasının öğrenciler için kullanıldığını belirten Bakan Bak, "Hem kredi hem burs veriyoruz. 758 yurdumuzda yaklaşık 628 bin öğrenci kalıyor. Öğrencilerimize 2002'de 45 lira kredi veriliyordu, 2018 itibarıyla 470 liraya çıktı. Cumhurbaşkanımızın gençlerle diyaloğu, öğrencilere verdiği önem, eğitim ve barınma işinin ehemmiyeti nedeniyle bu rakamlar buralara taşındı." diye konuştu.

Öğrencilerin kredi geri ödemesine mezuniyetten 2 yıl sonra başladıklarına dikkati çeken Bak, "Bir işte çalışmıyorsa dilekçe vererek bunu uzatabiliyor. Hemen tahsil etmiyoruz işe girince tahsil ediyoruz. Toplam, 719 bin öğrencimiz burs ve kredi alıyor. Lisans öğrencilerine 425 lira veriliyor, 2018'den itibaren 470 lira ödenecek. Yüksek lisansta bu rakamın 2, doktora için 3 katı ödeniyor." ifadelerini kullandı.

Öğrencilerin 400 binine karşılıksız burs verildiğini, bu rakamın 2004 yılında 54 bin olduğunu vurgulayan Bak, şunları söyledi:

"Yatak kapasitesini de 628 binden 850 binlere çıkarmayı hedefliyoruz. Bunları da özellikle üniversite kampüslerinde yapmayı planlıyoruz. Öğrenci için zaman, yol parası, güvenlik açısından bu durum önemli. Şu ana kadar 30'un üzerinde üniversiteden yer tahsisleri konusunda talepleri aldık. Keşke bütün öğrencilerimize karşılıksız burs verebilsek. Gençlerimize ne kadar yatırım yapsak azdır. Günlük 11 lira yemek yardımı yapıyoruz. Sabah kahvaltı ve akşam yemeği için bunu devletimiz ödüyor. Yemekte 12-13 çeşit seçenek oluyor. 11 liranın üstünü, 1-2 lira kalıyorsa öğrenci karşılıyor."

"628 BİN GENCİMİZ, BİZİM MİSAFİRİMİZ"
Bakan Bak, bu yıl yurt başvurusu yapan 120 bin öğrencinin yerleştirilebildiğini, bu rakamı 850-900 bine taşıyarak açığı kapatmayı istediklerini söyledi. Yurtların kalitesinin üst standartlarda olduğunu vurgulayan Bakan Bak, "3'lü odalar, kız erkek ayrı, ortak çalışma alanları, kampüs içinde ya da yakınında olan yurtlarımız var." dedi.

Eski yurtların yenilendiğine de dikkati çeken Bakan Bak, şöyle devam etti:

"Kredi ve Yurtlar Kurumu dev bir yapı. Yurt sayımız 758, buna 200-250 daha ekleyeceğiz. Son 3 yılda yapılan yurt sayısı inanılmaz. 2017'de tamamlayacağımız yurtlar var. 2018'de 60-70, 2019 bu rakam 85-90'a çıkacak. FETÖ gibi yapıların öğrencileri taşıdığı yurtlara müsaade etmeyeceğiz. Devletimizin gücü, kudreti burada çok önemli. Kolay değil, biz geceleri rahat uyumuyoruz. Çünkü 628 bin gencimiz, yurtlarımızda bizim misafirimiz. Kaloriferi yanacak, bekçisi, yemeğe çıkacak, takip edeceksiniz, onların sağlığı, güvenliği... Geceler kolay geçmiyor."

Türkiye'nin en büyük kaynağının gençler olduğunu ifade eden Bak, "Petrolümüz yok, enerjimiz yok, dolayısıyla bu gençlerin iyi yetişmesi çok önemli." değerlendirmesinde bulundu.

Gençlik merkezlerinde çok çeşitli faaliyetler yapıldığını, her çeşit talebe imkan sağlandığını dile getiren Bak, "Bu merkezleri 400'e çıkarmayı istiyoruz. Artarak devam edecek." diye konuştu.

Merkezlerde 1,6 milyon gençle bir araya gelindiğini aktaran Bakan Bak, şunları söyledi:

"Futbol sahası, atletizm sahaları, havuzlar... Pek çok tesis yaptık, devam ediyoruz. Okul bahçelerine, uygun yerlere küçük salonlar yapıyoruz. Terörün mağdur ettiği yerlere ciddi tesisler yapıyoruz. Spor Toto bizim en önemli güçlerimizden biri. Teşkilat, hem devlete aktarıyor hem de spor kulüplerine destek oluyor. Amatör spor kulüplerimize 40-50 bin lira nakdi yardım yapıyoruz. 40-50 milyon liralık malzeme tedarik ediyoruz. Terörün yarattığı ortamla mücadele ediyoruz."

UYUŞTURUCUYLA MÜCADELE
Bakan Bak, uyuşturucuyla mücadele konusunda sporun gücüne dikkati çekti. Bağımlılıkla mücadelenin öncelikleri arasında yer aldığını vurgulayan Bak, "Uyuşturucu kullanımı ortamı tüm dünyada kötüye gidiyor. Yaş düşüyor, kolay ulaşılıyor. Bunun en önemli önleyicisi spor. Birey yalnız kaldığı zaman uyuşturucuya yönelir. Burada sporun gücünü kullanmak gerekiyor." şeklinde görüş belirtti.

Bak, sporun daha geniş kitlelere yayılması durumunda sağlık harcamalarında da önemli tasarruf sağlanacağına işaret ederek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Yaptığınız 1 liralık yatırım size 5 lira olarak geri dönüyor. Spor yapan gencimiz öncelikle sağlıklı bir vücuda sahip oluyor. Spora yaptığımız bu yatırımlar, sağlık, güvenlik yatırımlarından düşecektir. Temel şeyi unutmamamız lazım; spor, kitlelere, tabana yayılmadıkça zorlanırız. Çok basit bir şey, her gün 10 bin adım atan toplumun yıllık sağlık harcamalarındaki tasarrufu 5 milyar dolar. En basitinden obezite ile mücadelede harcanan rakamları düşünün."

Uyuşturucuyla mücadelede ailelere düşen görevlere de değinen Bak, "Sevginin sermayesi yok. Konuşmak yok, evde bir odadan diğer odaya mesaj atıyorlar. Gidip çocuğunuza sarılsanız, dertleşseniz, sermayesi olmayan sevginizi verseniz. Bu değerleri yitirmemeniz lazım." ifadelerini kullandı.

Bakan Bak, sporun tabana yayılması için okullarda daha fazla spor yapılmasının büyük önem taşıdığını belirterek, bu konuda Milli Eğitim Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi.

"TESİSLERİN İÇİNİ DOLDURMALIYIZ"
2020 Tokyo Olimpiyatları yolundaki çalışmalar hakkında da bilgi veren Bakan Bak, şunları kaydetti:

"Olimpiyatlarda başarılı olmak için olimpik sporlara yönelik yatırımlarımız var. Federasyonlarımızda çeşitli düzenlenmeler yapacağız. Bazı eksikliklerimiz var. Bir ülkedeki spor başarısı, olimpiyatlarda alınan dereceyle bağlantılıdır. Ayrıca spor kültürün tabana yayılmasıyla bağlantılıdır. Bu iki eksende çalışmamız lazım. Tesisleri yapıyoruz ama bu tesislerin içini doldurmalıyız."

"GENÇLER GELECEĞİMİZ"
Bakan Osman Aşkın Bak, Gençlik ve Spor Bakanlığının gençlik yanının ön plana çıkarılmasının kendileri açısından önemli olduğuna dikkati çekerek, "Bizim geleceğimiz olan gençlere her türlü desteğe hazırız. Bu noktada kapasitemiz var." dedi.

Bakanlık olarak Proje Koordinasyon Genel Müdürlüğü ve Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü ile gençlere yönelik programlara destek olduklarını belirten Bak, "Bu çerçevede değişik projelere destek veriyoruz. Bu zamana kadar yaklaşık bin 900 projeye, yaklaşık 172 milyon liralık destek verdik. Bu tabi daha da artacak. Çünkü onunla ilgili baktığınızda bağımlılıkla ilgili yaklaşık 204 projeye, 17,5 milyon liralık destek vermişiz." değerlendirmesini yaptı.

Doğu ve Güneydoğu'daki projelere de destek verdiklerini hatırlatan Bak, şöyle devam etti:

"Gençlikle ilgili sivil toplum kuruluşlarına destek veriyoruz. Gençlerle buluşuyoruz. Onların sivil toplum kuruluşlarını ziyaret ediyor ve onların projelerine, aktivitelerine destek veriyoruz. Sivil toplum kuruluşlarımızın güçlü olması toplumumuzun da mozaiğini ortaya koyuyor. Bunu milli ve manevi değerlerle örmek gerekiyor. Güçlü bir ülke hayaliyle örmek gerekiyor. Gençlerimize şunu tavsiye ederim. Gençlerimizin bir hayali ve hedefleri olması lazım. Bu hayale ve hedefe ulaşmak için belli bir plan çerçevesinde çalışmamız lazım. Bilişim alanındaki gelişmelerle olsun, biz gençlerimize hedefleri yönünde destek veriyoruz. Onların projelerine açığız. Özellikle gençlerimiz sanal alemde, bizim de o alanda olmamız gerekiyor."

"UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEDE SOKAKLARDA OLMALIYIZ"
Gençlik ve Spor Bakanı Bak, gençlere verecekleri desteklerin artarak devam edeceğini anlatarak, "Uyuşturucuyla mücadelede sokaklarda olmalıyız." dedi. "Basket sahalarıyla, amatör kulüplerle, sivil toplum kuruluşlarıyla aynı şekilde gençlerimizle de teknoloji alanında bir arada olmamız lazım" diyen Bakan Bak, görüşlerini şöyle dile getirdi:

"Dünyada yeni bir süreç var kodlama, gençlerimiz de bunun içinde. Gençlerimizin projelerine sivil toplum kuruluşları çerçevesinde destek veriyoruz. Bunu arttırarak devam ettireceğiz. Bu bizim geleceğimiz. Dediğim gibi sadece spor değil, gençlerimizin ülkenin gelişmesi için özellikle de girişimcilikleri çok önemli. Bir gencimizin okulu bitirdikten sonra hedefi sadece devlete memur olmak veya işe girmek değildir. Özel sektörde iyi yerlere gelebilmek için kendilerini geliştirmeleri gerekir. Bir kere lisan ve yeni teknolojileri öğrenmeleri avantaj. Çevresiyle ilişkilerinin iyi olması bir anlam taşır."

"ERTELEME, ÜŞENME, VAZGEÇME"
Bakan Bak, gençlere, hedefledikleri ve planladıkları işleri zamanında ve anında yapmaları konusunda tavsiyelerde bulundu. Biri işi yaparken ertelemenin çok kötü bir şey olduğunu ifade eden Bak, "Erteleme, üşenme, vazgeçme. Bu 3 temel şeye baktığınızda 'yarın yaparım' dediğiniz zaman o işi unutursunuz gider. Bugünün işini yarına bırakma, üşenme ve erteleme, anında yap. O kadar rahat edersiniz ki. Bir işte planlı olmak ve planlı yapmak işi zamanında yapmak o kadar güzel ki." diyerek sözlerini tamamladı.