Tahincioğlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Özcan Tahincioğlu'nun Arzu Maliki ile yaptığı söyleşinin satır başları şöyle;

Öncelikle Tahincioğlu ile başlayalım; 2019 yılı sizin için nasıl geçiyor? Satışlar nasıldı?

Tahincioğlu: Aslında 2019'a çok güzel başlamadık sektör olarak yüksek faizin ve volatil kurun çok büyük etkisini gördük. Ama çok daha iyi bitiriyoruz..2017 yılını çok iyi geçirdik, 2018 yılı biraz daha kötüydü, özellikle 2018'in sonunda kurda yaşadığımız volatilite 2019'u çok kötü etkiledi. 2019'da fazilerin yükselmesiyle beraber senenin ilk yarısında sektör çok zorlandı biz de Tahincioğlu olarak zorlandık. Ana işimize odaklanarak Tahincioğlu Holding'te ana işimiz olmayan her sektörden çıkmaya başladık. Son sürat inşaatlarımızı devam etmeye yöneldik ki bu da 2019'un ikinci yarısında özellikle son iki ayda faizlerin düşmesiyle meyvesini vermeye başladı. Son 3 ayda ilk 7 ayında yaptığımız satıştan daha fazla satış yaptık. Bu sektör genelinde de böyle Tahincioğlu özelinde de böyle.
Mevcut yeni projelerimiz var fakat 2020'nin gidişhatına göre ya 2020'de başlamayı düşünüyoruz ya da 2021'de..Satışların hızlanmasıyla yüzümüz biraz daha güler hale geldi..

Önümüzdeki dönem sektör için daha iyi olur diyorsunuz..?

Tahincioğlu: Demirde yaklaşık yüzde 337 maliyet artışı olmuş, hazır betonda yüzde 203, çimentoda da yüzde 180..bu 3 yıllık rakamlar ama gelin görün ki konut fiyatlarına baktığımız zaman son 3 yılda fiyatlar sadece yüzde 10 artmış. Bu sürdürülebilir bir şey değil, tabi satışlar azaldığı noktada geliştiriciler zam yapamıyor ve bu bir yere kadar gidebiliyor. Son 2 senedir de birikmiş bir talep var bunu da görüyoruz ve hareketlenme başlıyor. Bu maliyet artışları 2020 yılında bir şekilde fiyatlara yansıyacaktır o yüzden de alımlarını geciktiren potansiyel müşterilere de geç kalmamalarını tavsiye ediyorum.

Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın yaptığı bir açıklama var; dar gelirli kesime uzun vadeli düşük faizli konut satışı için çalışma yaptıklarını söyledi..Bu karar sektöre nasıl yansır?

Tahincioğlu: Her halikarda zaten olması gereken buydu; özellikle asgari ücretle çalışanların ev sahibi olması sadece TOKİ bünyesinde olabildi. Çok güzel bir haber yapılacak olan bu yeni finansman paketiyle ben bunun sektöre çok büyük bir ivme kazandıracağını da düşünüyorum.
Faizler düştüğü anda tüketici buna hemen tepki veriyor, faizler daha da düşük olursa daha büyük bir hareket olacaktır.

Sektöre yabancı ilgisi nasıl?

Tahincioğlu: Türkiye'nin ucuz olduğunu düşünen fonlar uzun vadeli yatırım yapmak için satın almak üzere ya proje, yarım kalmış proje ya da arsa aramakta..ama yatırımcı bazında yabancı ilgisi var mı var; özellikle faizlerin düşmesiyle ve piyasanın canlanmasıyla malını kolay satacak insan çok olacağını düşünmüyorum o yüzden çok da alım olacağını düşünmüyorum.
Artık döviz veya yabancı para cinsinden gayrimenkul alım satımı veya kiralaması yapılamıyor. Bu çok doğru bir karar fakat burada ikiye ayırmak lazım; Ayşe teyze evini kiralarken dolar veya Euro ile kiralaması kadar saçma birşey olamaz, ama iki tane basiretli tüccar uzun vadeli ve büyük bir proje yapıyor ise ve karşılıklı olarak henüz şu faiz oranlarında dahil uzun vadeli Türk Lirası fon bulunamazken, mecburen dövize yönleniyoruz; orada yani ticari gayrimenkullerde borçlar kanunda bunun ayrı tutulması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü böylece Ülke'ye daha fazla yabancı yatırım gelecektir, yabancı yatırımcı geldiği zaman TL endeksli gittiği zaman çok ciddi iskonto uyguluyor projelere halbuki orada yabancı para cinsine bağladığınız zaman bu iş yapılabilir hale geliyor.
Ticari gayrimenkulleri bu kararname dışında tutmak gerekir diye düşünüyorum.

1881 -
1938