"Sen ülkücüye kafatasçı faşist diyeceksin, sonra..."
Bahçeli Sivas mitinginde Başbakan'a "Hadi oradan" dedi
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Sivas Mevlana Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın gizli bir gündemi olduğunu söyledi. Ülkücüleri dikkatli olmaları konusunda uyaran Bahçeli, "Ülkücü potansiyelini kendi emelleri doğrultusunda kullanabileceği aptallığı var. Sen ülkücüye kafatasçı faşistler diyeceksin, sonra gelip 13 Eylül'e kadar ülkücüler kardeşin olacak. Haydi oradan" dedi.
Erhan CEYLAN/SİVAS (AHT)
Yaklaşık 7 bin kişinin katıldığı Sivas mitinginde konuşan Bahçeli, "12 Eylül Pazar günü çok özel bir neden olmadıkça hepiniz, eşiniz, çocuklarınız, yakınlarınız, akrabalarınız, tanıştığınız kim varsa hep beraber sandığa gitmeniz ülkemiz için hayırlı olacaktır. Çünkü ne kadar yüksek bir katılım olursa, referandumda tercihler ne kadar yüksek ifade edilirse, inanıyorum ki 13 Eylül'den itibaren Türkiye'nin geleceği açısından çok daha önemli işaretlerin verilmesine sebep olacaktır. O bakımdan tercihiniz ne olursa olsun bu demokratik hakkı kullanmalı ve mutlaka sandığa gitmeyi başarmalıyız. Geçmişte hep beraber önemli sıkıntılar yaşadığımız, acılar çektiğimiz ara rejim dönemlerinde olduğu gibi tekrar ülkeyi sıkıntıya düşürebilecek hatalar yapılabilir. Darbeci-demokrat ikilemiyle Türkiye'yi bir cepheye, kamplaşmaya sürüklemek yerine Türk toplumuna demokratik kültürü anlatmak, demokrasiyi yaşanabilir hale getirmek ve onun hangi kurumlar aracılığıyla milletimizi temsil etme yeteneğine sahip olduğunu göstermek çok daha iyi bir çalışma olsa gerek. Halk oylamasına katılımı ne kadar yüksek tutarsak, tercihler arasındaki oran ne olursa olsun üzerinde herhangi bir tartışmanın yapılmaması gerektiği bir kez daha anlaşılabilir. Bu sebepten dolayı hepinizi 12 Eylül'de Sivas'ta ne kadar sandık varsa alayınızı orada görmek istiyorum" diye konuştu.
Konuşmasını "Aziz dava arkadaşlarım" diye sürdüren Bahçeli, şunları söyledi: "12 Eylül'de ne için referandum yapılacak, buna sebep olan olaylar nelerdir? Bunları hep beraber düşünmeliyiz. Ülkemizde özelikle cumhuriyet döneminin ilk dönemlerinde 1921 Anayasası arkasından 1924 Anayasası uygulamaya geçmiştir. Ara rejimlerden birisi olan 1961 Anayasası daha sonra Türkiye'nin gündemine gelmiş ve uzun yıllar uygulanmıştır. Fakat uygulama aşamasında uzun süre anayasa tartışması yapılmış ve önemli değişikler gerçekleştirilmiştir. Son olarak 1982 Anayasası uygulamaya geçmiş 1980 ara rejimini tabii sonucu olarak hazırlanmış ve o günden bugüne kadar da ülkemiz 1982 Anayasasıyla yönetilmektedir. Ancak 1982 Anayasasında 12 Eylül'de yapılacak değişiklik dışında 16 defa değişiklik yapılmış. Bunlardan birisi hariç 15 tanesi başarılmış ve bu 15 değişiklik teklifinin yapıldığı süre içerisinde 82 Anayasasının 85 maddesi değişikliğe uğramıştır. Ve bugün de AKP yönetiminin bir alacakaranlıkta TBMM'ye hazırlanarak gönderilmiş 29 maddenin 17. anayasa değişikliği üzerinde ülkemiz tartışmaktadır. Şimdi hep beraber düşünelim ve mümkün olduğu kadar da araştıralım. İnanıyorum ki bütün siyasi partilerimiz 1982 Anayasasının ya bütünüyle kaldırılarak yeniden bir sivil anayasa yazılmasını düşünmekteler veya önemli gördükleri maddeleri değiştirmenin çabası içerisinde olacaklar. Nitekim bu anayasanın 85 maddesi 82'den bu yana değişmiştir. Hangi dönemlerde değişmiştir? Değişik siyasi partilerin iktidar olduğu dönemlerde veya koalisyon şartlarında değişmiştir. Pekala Milliyetçi Hareket Partisi'nin koalisyon şartlarında iktidar olduğu dönem DSP, ANAP ile birlikte anayasa değişikliği yapmış mıdır? Evet yapmıştır. Anayasanın hangi maddeleri değiştirilmiştir? Geçmişten bu yana yapılan değişikliklerin önemli bir bölümünü değiştirmişlerdir. Yani 34 madde değişikliği yapılmıştır. Şimdi bu gerçekler orta da mı? Evet pekala Sayın Başbakan meydanlarda ne diyor? '12 Eylül'le hesaplaşmak için bu anayasa değişikliğini yapıyoruz' diyor. Hangi maddeyle? 29 tane maddeyle, Peki değişen 85 madde hangi anayasasının maddesiydi. Muz Cumhuriyetinin anayasasının 85 maddesi mi değiştirildi bu ülkede? 12 Eylül Anayasasının değişikliği yapılmıştır ve 85 maddesi değiştirilmiştir. Şimdi böyle bir durum karşısında hiç kimse MHP'nin anayasa değişikliğinden yana olmadığını söyleyebilir mi? MHP anayasa değişikliğinin ötesinde 21. yüzyılı daha anlamlı kılabilmek 21. yüzyıla daha fazla bir misyon ve vizyon yükleyebilmek, toplumumuzun beklentilerine toplum dinamiklerine cevap verebilecek bir anayasa değişikliğinden her zaman yana olmuştur. Ve 18 Nisan 99 seçimleri sonrası TBMM'ye 129 milletvekili arkadaşıyla geldiğinde bu düşüncelerini anlatmıştır. Ve siyasi partilerle ve kamuoyuyla paylaşmıştır. Fakat o dönem itibariyle bu başarılamamıştır ancak ara ara yapılan anayasa değişikliklerine de destek vermiştir. Burada uzlaşma yolu aranmamıştır. AKP'nin dayatması, Recep Tayyip Erdoğan'ın anayasasıdır bu anayasa. Bir aldatma, bir kandırma var. Ülkücülüğü sömürme var. Ülkücülüğün şu potansiyelini kendisinin emelleri doğrultusunda kullanabileceği aptallığı var. Bu sebepten dolayı ülkücüler çok daha dikkatli hareket ediyor. Hem bugünü hem yarını düşünüyor. Hem önce ülkem ve milletim, sonra partim diyor.
Konuşması sık sık "Devletin başına Devlet gelecek" sloganlarıyla kesilen Bahçeli, "Bu demokratik açılım nedir bunu niye doğru dürüst anlatmıyorsun, bunun için bu anayasa değişikliğini niçin yapmayı düşünüyorsun. Demokratik açılımla ilgili hangi gizli maddeler hangi tuzaklar var ki onları söylemeden ekonomik sosyal konseyden bahsediyor. Toplu sözleşmeden bahsediyorsun ve pozitif açılım diye hanımefendilerin oylarını çalmaya çalışıyorsun. Niye gizli gündemi söylemiyorsun. İşte ben söylüyorum. Sivaslılar siz de düşünün araştırın ona da karar verin. Gizli gündemlerden bir tanesi PKK açılımının siyasallaştırılma sürecini yasa ve anayasa maddelerindeki değişikliklerle bugünkü anayasa mahkemesinden bir kazaya uğratmamak için anayasa mahkemesini sayısal yönden değiştirilip AKP'leştirme projesidir. İkincisi nedir? Böyle bir anayasanın başlangıç metni ve 4 maddesini dikkate aldığımızda PKK açılımının siyasallaştırma süreci ve buna dayalı bazı yasaların ve anayasa maddelerinin değiştirilmesi bir anayasal suçtur. Öyleyse Anayasa Mahkemesi siyasallaşmıştır ve HSYK da kuşatılarak, yandaşlar haline getirilmişse bunu 2011 yılında daha büyük bir anayasa değişikliğiyle söylüyor Başbakan. 8 yıldan bu yana rüşvet, yolsuzluk ve gemiciklerle hanedanlık, sultanlık ve yandaş zenginler üretmiş bir AKP'nin iktidarında bunların hesabı yüce divanda sorulacaksa onu bugünden önce yapın diyorum" şeklinde konuştu.
Erdoğan'ın, PKK'yı siyasallaştırma için kime nerede ne söz vermişse kiminle işbirliğiyle girmişse o sözün yerine getirmenin gayreti içerisinde olduğunu öne süren Bahçeli, "Öbür taraftan da 8 yıllık iktidarının yanlışları altında ezilip boğulacağı için yüce divandan kendisini kurtarmak açısından yasalar üzerinde oynadığı gibi o yasaları uygulamaya koyacak yargı önünde de üstünde de oynamalar yapıyor. Ve bir taraftan PKK siyasallaşması, öbür taraftan Recep Tayyip Erdoğan'ın kurtuluş yolu bu anayasayla gizli gündem olarak üstü örtülü bir tarzda huzura getiriliyor. Burayı iyi anlamak lazım evetçi geçinip 3 gazetede ve televizyonda boy gösteren eski ülkücü diye nitelendirilen kişilerin de dikkatlerini çekmek lazım. Herkes 12 Eylül'de istediği tercihi kullanabilir. Biz bir şey demiyoruz. Ama ülkücü kimlikle AKP'ye alet olarak bunu yapmayı ülkücülükle bağdaştırmıyoruz. Sen ülkücüye diyeceksin bunlar kafatasçı, bunlar kanla beslenenler, bunlar faşistler diyeceksin. Sonra geleceksin 13 Eylül'e kadar ülkücüler kardeşin olacak. Haydi oradan. O sebepten dolayı bu anayasa değişikliğini çok daha iyi anlamak lazım. Bunun için de her yol deniyor. Tokat'a gitmiş esnaflar aklına gelmiş. Başka yere gitmiş başka şey aklına gelmiş. Gidiyor Aydın'a Adnan Menderes rahmetli aklına geliyor. Hasan Polatkan'ı Eskişehir'de aklına getiriyor. Kurumahmutoğlu şehidimizi Samsun'da aklına getiriyor. Değerli kardeşimiz Muhsin Beyi Sivas'ta aklına getiriyor. Şimdi de kalkmış MHP'yi suçlamaya çalışıyor. Ramazan ayında oruçlu ağzıyla yalan iftirayla MHP'yi karalamaya çalışıyor. Milleti kardeş kavgasına sürükleyecek ihanet çalışmalarını sürdürüyor. 12 Eylül'de bu korku imparatorluğunu sarsın, 2011 genel seçiminde yerle bir edin" diye konuştu.