İşte Arnavutlar'ın 'Bize verin' dedikleri Tepedelenli'nin kellesi GALERİ
Murat Bardakçı yazdı
ABONE OLArnavutlar, millî kahramanları olan Tepedelenli Ali Paşa'nın İstanbul'da, Silivrikapı Mezarlığı'nda bulunan kesik başını istiyorlar. Ankara talebi yerine getirmeyecek ama, talep kabul edilse bile kellenin bulunması imkânsız; zira Tepedelenli ailesine ait mezarlara bundan seneler önce yeni definler yapıldığı ve mezartaşları başka yere nakledildiği için kesik kelle artık kayıp.
HABER, bu hafta gazetelerde çıktı: Arnavutluk Başbakanı Sali Herişa, "milli kahraman" kabul ettikleri ve Yanya Golü'nün üzerindeki Pandeleimon Manastırı'nda 1822de idam edilen Tepedelenli Ali Paşa'nın İstanbul'a getirilip Silivrikapı'ya defnedilen kesik kellesi ile Galatasaray Kulübü'nün kurucusu Ali Sami Yen'in babası büyük âlim Şemseddin Sami'nin mezarlarının Arnavutluk'a naklini istedi.
SEÇİM ÖNCESİ ÇALIŞMA
Arnavutluk'ta hemen her iktidarın seçimler öncesinde gündeme bir mezar konusunu getirdiğini, hayattan seneler önce ayrılan ülkenin son kralı ile kraliçesi için nasıl yeniden tantanalı cenaze törenleri yaptıklarını ve "Komünist dönemde bağımızın koptuğu tarihimizi yeniden birleştiriyoruz" diyerek hanedanın diğer mensuplarını da aynı şekilde defnettiklerini gecen gün yazmıştım...
Arnavutluk Hükümeti, yeni bir seçim öncesinde bu defa tarihteki diğer meşhur Arnavutlar'ın başka memleketlerindeki mezarlarını toparlamaya çalışıyor ve Tepedelenli Ali Paşa'nın kellesi ile Şemseddin Sami'nin mezarının naklini de bu yüzden istiyor...
Ama ortada bir tuhaflık var, zira sadece kellesi İstanbul'da gömülü olan Tepedelenli Ali Paşa'nın Arnavut olup olmadığı hâlâ tartışılıyor ve asıl mezarı, yani bedeni ise Yunanistan'da, Yanya'daki Fethiye Camii'nin naziresinde bulunuyor...
'ANADOLULU ALİ' DENİRDİ
Avrupa'da 19. asır ortalarında yayınlanan tarih kitaplarında "Yanya Sultanı" ve "Müslüman Bonapart'ı" diye bahsedilen Ali Paşa, Kütahya Mevlevihanesi'nin dervişlerinden olan Nazif adında bir Mevlevi'nin soyundan geliyordu. Paşa'nın büyük dedelerinden olan Nazif, 1600'lü yılların ortalarında Kütahya'dan Balkanlar'a geçmiş ve birçok yer dolaştıktan sonra Arnavutluk'ta. Voiussa Nehri'nin üzerindeki kayalık ve yüksek bir yarımadada kurulu olan Tepedelen Köyü'ne yerleşmişti.
Arnavutluk ile bir kan bağı bulunmayan Ali Paşa'nın sonraki senelerde "Tepedelenli" diye tanınıp Arnavut asili olduğuna inanılmasının tek sebebi, büyük dedesinin Tepedelen "e yerleşmiş olmasından ibaret idi... Osmanlı idaresi ile arasının iyi olduğu günlerde İstanbul'dan gönderilen paşalık beratında Ali Paşa'dan "Arnavut" yahut "Rumelili" şeklinde değil. "Anadolulu Ali" diye bahsedilmesi de Paşa'nın aile köklerinin Anadolu'ya dayandığını göstermekte idi...