Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Yönetmenliğini Emre Uğantaş'ın, yapımcılığını Ubeyt Deniz’in üstlendiği, Babil Media filmi olan 'Simurg' yurt içi ve Yurt dışı festivallerde ses getirmeye hazırlanıyor.
Simurg'da insanoğlunun bitmeyen arayışını beyaz perdeye aktardığını belirten yönetmen Uğantaş, “Simurg; benim için, insanlığın ilk günden bu yana değişmeyen tek eylemini temsil ediyor” dedi.

Filmin ismini aldığı Pers mitolojisindeki Simurg kuşunun, kendisi için arayışı temsil ettiğini söyleyen Emre Uğantaş, bu uzun arayışın sonunda Kaf Dağı’nın zirvesinde hayal kırıklığı ya da aydınlığa ulaşılabileceğini söylüyor.
Simug filminde eşi intihar eden Ayda’nın, eşinin eski aşkı Farah’la tanışması sonrasında yaşadığı içsel yolculuk anlatılıyor. Ayda’nın Kaf Dağı’nın zirvesine ulaştıran bu arayış yolculuğu, filmde izleyenleri içine çeken, derinlikli hayat hikayesiyle can buluyor.

Ferîdüddin Attâr tarafından yazılan Mantıku’t Tayr kitabının Farah karakterinin yapısını güçlendirmesinde önemli bir kaynak olduğunu söyleyen Uğantaş şöyle devam ediyor: “Mantıku’t Tayr, insanın manevi arayışı için güzel bir rehber ve iyi bir anlatı. Felsefesi de oldukça derin bir eser. Filmden çok fazla detay vermeden bu cümleleri filmin içerisinde şuna bağlayayım. Ayrılık ve ölüm, aynı acı ile yakar. Mutluluğu ve gerçek aşkı bir kez tadıp kaybedersen, bir ömrü bunu tekrar bulmak için harcayabilirsin.”

Bir içsel yolculuğu anlatan Simurg filmi için oyuncuları seçerken aklında tasarladığı yüzleri aradığını belirten Emre Uğantaş, “Aklımdakine en yakınını bulmak için uzun bir arayışa girdim. Oyuncularımı hem aklımdaki yüzlere yakın hem de sinema ve tiyatro dünyasında yer alan isimlerden seçmem gerekiyordu” diye konuştu. İlk projesinin önemini vurgulayan Uğantaş, başrol oyuncuları dışındaki tüm oyuncuları Instagram üzerinden bulduğunu ifade etti.

Gaspar Noe ve Xavier Dolan’ı örnek aldığını söyleyen Uğantaş, filminde görüntü yönetmenliğini de kendisinin yaptığını ve bu alanda da ışık ve renk tarzına yön veren Benoit Debie, Roger Deakins gibi isimleri örnek aldığını söyledi.

Yönetmen Emre Uğantaş, sinemanın sadece parası ve çevresi olanların yapabileceği kadar kısır bir şey olmadığını ve doğru manevi birikim edinildiğinde maddiyatın önemini yitirdiğini ifade ediyor. Yönetmen olmaya küçük yaşlarda karar verdiğini ifade eden Uğantaş, küçükken televizyonlarda gösterilen filmlerden sonra yayımlanan kamera arkası görüntülerini izlemek için geç saatlere dek uyumadığını dile getiriyor.