Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM / İHA

Medeniyetlerin beşiği Anadolu'nun en kuzeyinde bulunan Sinop, doğasıyla ve M.Ö. 2200'lü yıllara uzanan çeşitli medeniyetlerin bıraktığı izlerle Türkiye'nin turizm kentlerinden biri. Doğa ve denizin buluştuğu Sinop'un günümüze ulaşan tarihi zenginliklerinden biri de Boyabat ilçesinde bulunuyor. Ama ne yazık ki pek bilinmiyor. Türkiye’nin sağlam kaya mezarlarından sadece biri olan ve koruma altındaki Boyabat Kaya Mezarları, yıllardır daha geniş kitlelerce keşfedilmeyi bekliyor.

 

Salar Köyü Kayamezarı, Boyabat Kastamonu karayolunun 15'inci kilometresinde Salar Köyü sınırları içinde. Kaya mezarına  karayolundan ayrılarak köy yolundan gidiliyor. Köyün doğusunda ve yüksekçe bir kalker kayanın üzerinde yer alan Mezar Gökırmak ovasına hakim bir tepede yer alıyor. Mezar çevresinde bulunan kaya işlemeleri, çevre halkınca "şeytan basamakları" adı verilen insan yapımı bir basamaklı tünelin bulunmasının, bu alanın sadece mezar için kullanılmadığını ve çok eski bir yerleşim yeri olduğunu gösterdiği belirtiliyor. Sinop Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün başvurusu üzerine toplanan Kültür ve Turizm Bakanlığı Samsun Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu kararıyla Boyabat'ta yer alan bu tarihi kaya mezarı koruma altına alınmış.

M.Ö. 7. YÜZYILDA YAPILMIŞ
 
Kaya Mezarının Kimerlere, Romalılara atfedilse de en güçlü görüş M.Ö. 7'inci yüzyılda Paflagonyalılar tarafından yapıldığı yönünde. Mezar günümüze ulaşana kadar ne yazık ki yurdun dört bir yanında görüldüğü üzere define arayıcıları tarafından tahrif edilmiş.  Kaya mezarı kalker kaya bloğu oyularak yapılmış. Kaya mezarının dış kısmı dikdörtgen şeklinde ve yaklaşık olarak boyu 10 metre, yüksekliği 5 metre. Cephede üç sütun bulunan mezar, bu sütunlardan dolayı "Direkli Kaya Mezarı" olarak da biliniyor. Sütunlar kare bir ayak üzerinde oturmakta ve sütunlar alttan yukarı doğru daralan silindirik bir yapıya sahip. Ayrıca sütunların alt ve üst kısımlarında iki kuşak bulunuyor. Sütunlar tavana gene kare bir yapı ile bağlanıyor. Mezarın sol kısmında ve solda yer alan üçüncü sütunda kırılmalar meydana gelerek hasar meydana gelmiş.

BAŞKAN ÇAKICI: PAFLAGONYALILAR'IN BİZE EMANETİ, SAHIP ÇIKIYORUZ

Boyabat Belediye Başkanı Şefik Çakıcı, tarihi kaya mezarlarına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Türkiye bir medeniyet müzesi. Sinop ve Boyabat’ta aslında bu medeniyet müzesinin bir parçası. Bugün kral mezarı dediğimiz yer hemen İstanbul yolu üzerinde, yola yaklaşık 300 mesafede bulunuyor. Paflagonyalılar döneminden bize miras kalan bir kralın mezarı. En önemli özelliği ise korunmuş olması. Çoğu kral mezarları korunmamış. Bu bize emanet. Paflagonyalılar medeniyetinin bize emaneti. Bu mezara biz sahip çıkıyoruz, çıkacağız da. Bu zamana kadar eğer korunarak geldiyse bundan sonra da biz sahip çıkarak gelecek nesillere, gelecek yüz yıllara koruyup bırakmamız gerekiyor. Kral mezarı, Bazalt kayası, Boyabat kalesi, mahallesi, çarşısı, türbelerimiz, tepelerimiz, çeşmelerimizi kapsayan güzel bir destinasyon var ilçemizde aslında. Zevkle gezebileceğimiz bir turizm destinasyonuyla beraber aslında Boyabat, bu medeniyet müzesinin bir parçası. O açıdan çok değerli. Bunları şuan koruyoruz. Korumaya da devam edeceğiz."

Boyabat'ın tarihi kaya mezarları dışında görülmesi gereken diğer zenginliklerinden bazıları da şöyle:

3-5 MİLYON YILLIK BAZALT KAYALIKLARI

Son yıllarda keşfedilen Boyabat Bazalt Kayalıkları Boyabat’a 15 km uzaklıkta Kurusaray Köyü civarında Fındıklık mevkiinde. Bir doğa harikası olan bu yer I. Derece Sit Alanı olarak ilan edilmiş. Birbirine yakın 3 vadide yer alan Bazalt Kayalarının özelliği 30-40 metre yüksekliğinde 4-5-6 köşeli sütunlardan oluşuyor. Jeolojik oluşumu ile ilgili Maden Tetkik Araştırma Enstitüsü ve 9 Eylül Üniversitesi tarafından yapılan araştırma ve çalışmalar sonucunda genç döneme ait yaklaşık 3-5 milyon yıllık geçmiş olduğu ortaya çıktı.

GEÇ ROMA'DAN OSMANLI DÖNEMİNE KADAR KULLANILAN TARİHİ KALE

Boyabat ilçesinin bulunduğu Gökırmak Vadisi’nde, karşılıklı sarp iki kayalık tepeden biri üzerinde kurulmuştur. Kale, kayaların doğal yapısına uygun şekilde inşa edilmiştir. Kale bedenleri arasındaki kulelerin bazıları dikdörtgen bazıları yuvarlak olarak yapılmış olup iç kısmında kulelere çıkan merdivenler yer almaktadır. Kaleye giriş güneydoğu köşesinden büyük yuvarlak kulenin yanındaki küçük bir kapıdan sağlanmaktadır. Geç Roma, Erken Bizans dönemine ait buluntuların da sergilendiği yapı, bugünkü haliyle Osmanlı Kalesi özelliği göstermektedir. Bu durum kalenin, Geç Roma döneminden Osmanlı dönemine kadar kullanıldığını göstermektedir. Bugünkü durumu ile sur ve burçları ile yapım malzemesi, Osmanlı Kalesi olduğunu açıkça ortaya koyar. Ancak kalenin temelleri daha önceden atılmıştır. Bu nedenle kaleyi, eski ve yeni kale olarak iki bölümde incelemek mümkündür.

KORUMA ALTINA ALINAN BOYABAT EVLERİ

Boyabat Kalesi çevresindeki tepelerin yamaçlarına ve eteklerine kurulan Boyabat'ta geleneksel konutlar da dikkat çekiyor. Tarihi evlerin cephelerinin biri genellikle manzaraya, diğer cephesi ise bahçeye veya sokağa yönelik olarak tasarlanmış. Konutlar genelde zemin kat üzeri 2 kat olmak üzere toplam 3 katlı. Karma sistemde inşa edilen konutların zemin katlarında, ahşap hatıllı, taş duvarlı, kagir yığma sistem, üst katlarında ahşap taşıyıcılı, kagir dolgulu ya da dolgusuz sistem kullanılmış. Boyabat kent merkezinde bulunan korunması gerekli yapıların tespit ve tescili için Kültür Bakanlığı tarafından 1979 ve 1987 yıllarında iki çalışma yapılmış ve kentsel sit sınırları belirlenmiş. Halen bu sit kararını içeren 1996 tarihli Boyabat koruma amaçlı imar planı yürürlükte.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri