Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Sorularla Paris İklim Anlaşması
0:00 / 0:00

Geride bıraktığımız yaz aylarında Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında aşırı yağışların oluşturduğu sellere, aşırı kuraklığın neden olduğu yangınlara şahit olduk. Bugüne kadar iklim değişikliğini en açık ve net şekilde hissettiğimiz bir yazdan geçtik.

İklim değişikliği ile mücadele dünya gündeminde önemli bir yer tutarken ve tutmaya devam edecekken, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Birleşmiş Genel Kurulu’nda yaptığı açıklamada Paris İklim Anlaşması’nın TBMM onayına sunulacağını duyurdu. ABD eski Başkanı Donald Trump da Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmiş, ABD Başkanı Joe Biden göreve geldiği ilk günde anlaşmaya yeniden katılmıştı.

Peki küresel ısınma, iklim değişikliği ile mücadele için büyük önem arz eden Paris İklim Anlaşması nedir?

Paris İklim Anlaşması, iklim krizinin önüne geçmek amacıyla 197 ülkenin ortak hareket etmeleri gerektiğini kabul ettikleri uluslararası bir anlaşma.

Anlaşma iklim krizinin önüne geçmek için küresel ortalama yüzey sıcaklığındaki artışı 2 derece ile sınırlandırmak, mümkünse 1,5 derecenin altında tutmayı amaçlıyor.

2015 yılında Fransa’nın başkenti Paris’te kabul edilen anlaşma, birçok ülke tarafından iklim ve çevre için 'tarihi bir adım' olarak nitelendirildi.

196 ülke anlaşmayı imzaladı, 191'i onayladı. Onaylamayan altı ülke; Eritre, Libya, Irak, İran, Yemen ve Türkiye.

TÜRKİYE NE ZAMAN İMZALADI?

Türkiye, Kyoto Protokolü'nün 2020 yılında sona erecek olması sebebiyle, 2015 yılında Fransa'nın Paris kentinde gerçekleştirilen 21. Taraflar Konferansı'nda (COP21), 2020’den sonra geçerli olacak Paris Anlaşması'nı kabul etti.

Anlaşma, 5 Ekim 2016 itibariyle, küresel sera gazı emisyonlarının %55’ini oluşturan en az 55 tarafın anlaşmayı onaylaması koşulunun karşılanması sonucunda, 4 Kasım 2016 itibariyle yürürlüğe girmiştir. Türkiye, Paris Anlaşması'nı, 22 Nisan 2016 tarihinde, New York’ta düzenlenen Yüksek Düzeyli İmza Töreni'nde 175 ülke temsilcisiyle birlikte imzaladı, henüz Taraf olmadı.

NEDEN 2 DERECENİN ALTINDA TUTMAYI HEDEFLİYOR?

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli’nin (IPCC) ortaya koyduğu veriler 1,5°C’lik bir ısınmanın 2°C'ye göre nispeten daha güvenli olacağını vurguluyor.

IPCC'ye göre ortalama yüzey sıcaklığındaki artış 1,5'yi bulduğunda yüzde 100 artması beklenen sel riski 2°C'lik bir ısınmayla yüzde 170’e ulaşacak. Şiddetli kuraklığa maruz kalan insan sayısı 1,5°C'lik bir artışta 350, 2°C'lik bir artışta 410 milyona çıkabilir.

Aşırı sıcak hava dalgaları dünya nüfusunun yüzde 9’u yerine yüzde 28’ini etkileyebilir. Küresel ortalama sıcaklık artışının 2 dereceyi geçmesi halinde insan hayatını doğrudan etkileyecek yıkıcı sonuçlar ortaya çıkacak.

ÜLKELERİN NE YAPMASI GEREKİYOR?

Anlaşmayla her ülke karbon emisyonlarını azaltma hedeflerini kendisi belirliyor. Niyet edilen ulusal katkı (NDC) olarak adlandırılan bu hedeflerin, beş yılda bir gözden geçirilmesi planlanıyor. Zengin ülkelerin, iklim değişikliğine uyum sağlayabilmeleri ve yenilenebilir enerjiye geçmeleri için yoksul ülkelere yardım etmesi öngörülüyor.

Anlaşma, iklim değişikliğiyle mücadelede gelişmiş/gelişmekte olan ülke sınıflandırmasına ve tüm ülkelerin "ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler" ilkesi tahtında sorumluluk üstlenmesi anlayışına dayandırılmıştır. Gelişmiş/gelişmekte olan ülke sınıflandırmasının yapılabilmesi için bir kıstas belirlenmemiş; herhangi bir farklılaştırmaya da gidilmemiştir.

Avrupa Birliği 2030 yılına kadar emisyonlarını yüzde 55 azaltmayı ve 2050 yılına kadar da karbon nötr olmayı hedefliyor. Çin, 2060 için karbon nötr olma hedefini; Japonya, Güney Kore, Güney Afrika ve Kanada ise sıfır emisyon planlarını açıkladı. 2020 sonu itibariyle 30 ülke karbon nötr olma hedefini ulusal hukuk çerçevesine yerleştirmiş durumda.

ABD, 2050 yılında karbon nötr olmaya, 2035 yılında ise elektrik üretimi sektörünü karbonsuzlaştırmaya yönelik hedeflerini açıkladı.

Dünyayı en çok kirleten ülkelerin başında Çin geliyor. İlk onda Çin, ABD, Hindistan, Rusya, Japonya, Almanya, İran, Güney Kore, Suudi Arabistan ve Endonezya yer alıyor.

SORUNU ÇÖZER Mİ?

Dünyada iklim krizini tek başına durdurabilecek bir ülke yok, bu yüzden de her ülkenin çözüme sorumluluğu oranında katkıda bulunması gerekiyor. Dünya daha önce de ısındı ancak bu zamana kadar insan faaliyetleri sebebiyle hızlı bir şekilde böyle ısınmadı. Kuzey Kutbu'nda altı yıl öncesi ile şimdiki sıcaklık farklılıkları şok edici.

Yetkililer, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için hemen eyleme geçmek gerektiğini vurguluyor.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.