Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre, Pendik’te trafikte yol verme kavgası nedeniyle hamile kadın ve eşine dehşeti yaşatan Seydioğlu Baklavaları'nın sahibi Hasan Sel ve Hüseyin Sel’in emniyette verdiği ifade ortaya çıktı.

Öte yandan baklavacı maganda kardeşler, hürriyeti kısıtlama ve saldırgan davranışlar nedeniyle çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı.

“KASITLI OLARAK BİZE ÇARPTI”

Yunus Emre Bahçıvan ile 7 aylık hamile eşi Ayfer Bahçıvan’a dehşeti yaşatan şüphelilerden Hasan Sel'in ifadesinde, Kastamonu'da yaşayan annesinin rahatsızlığı nedeniyle 6 Temmuz günü şirket aracıyla yola çıktıklarını söyledi. Aracı kardeşi Hüseyin’in kullandığını anlatan Hasan Sel, “D-100 Karayolu üzerinde seyir halindeydik. Biz güvenlik şeridinde seyretmiyorduk. 34 BC 1149 plakalı aracı sollarken ani bir şekilde bizim aracımızın önüne doğru geldi. Biz ani fren yapıp durduk. Bir hasar oluşmadı. Bizim aracın sol şoför tarafı yan aynası katlandı. Bir şey olmadığını gördük. Elimizde önemli değil tarzı işaret yaparak yolumuza devam ettik. Bu araç peşimizden gelerek sağ tarafımızdan emniyet şeridini de kullanarak bizim yanımıza geldi. Kasıtlı olarak sağ yan aynamıza çarptı" dedi.

“BİZİ DURDURMA ÇABALARI DEVAM ETTİ…”

Sonrasında, Yunus Emre Bahçıvan’ın camını açarak kendilerine küfürlü sözler söylediğini ve dur işareti yaptığını ileri süren Hasan Sel, "Biz yine acelemiz olduğu için durmadık. Ben elimle ‘Ne var? Hayırdır’ işareti yaptım. Hiç bir şekilde bana küfürlerine karşı, küfürle yada kötü sözle karşılık vermedim. Biz yolumuza devam ederken bizi durdurma çabaları devam etti. Sonra bizim arkamıza geçerek trafiğin yavaşladığı bir noktada bize arkadan çarptı. Bu aracımıza üçüncü çarpmasıydı." dedi.

GÖRÜNTÜDEKİ ANLARI ANLATTI

Çarpmanın ardından kendisinin ve kardeşi Hüseyin Sel'in araçlarından indiğini söyleyen Hasan Sel,  “Diğer aracın başına gittik. Görüntüye yansımayan tahrik edici el hareketleri yapmaktaydı. Camı açmasını istedim. Camı açmadı. Bana aynamı kırdın diye yan aynasını gösterdi. Ben de o anın stresi ve psikolojik durumu ile istem dışı aynasını kırdım. Sonra aracını bizim araca çarptığı için, geçiş mesafesi olmadığı için aracın üzerinden geçmek zorunda kaldım. Bu geçiş esnasında kaput üzerine bastım. Sonra aracımıza binerek yolumuza devam ettik” diye konuştu. 

“DAVACI VE ŞİKAYETÇİYİM”

Daha sonra annesini ziyarete gittiklerini ve haklarında şikayet olduğunu öğrendikten sonra da en kısa sürede geldiklerini anlatan Sel, "Böyle bir olayın yaşanmasını istemezdik. Ben kesinlikle bayanın hamile olduğunu bilmiyordum. Hamileyim diye bağırmasını araç camları kapalı olduğu için duymadım. Ağır tahrik altında böyle bir olay yaşandı. Bize küfür etmesinden dolayı ve aracımıza kasten verilen zarardan dolayı araç sürücüsünden davacı ve şikayetçiyim” dedi. Olay sırasında üzerinde bulunan ruhsatlı tabancasını da kendi rızası ile polise teslim ettiğini kaydetti.  

“LİNÇ KAMPANYASI TEHLİKELİ BOYUTA ULAŞTI”

Aracı kullanan kardeşi Hüseyin Sel ise ağabeyinin aksine bazı noktalarda emniyet şeridini kullandığını söyleyerek, karşı tarafı suçladı. Yunus Emre Bahçıvan’ın kendisinin kullandığı araca çarptığını söyledi. Bahçıvan’ın kendilerine küfrettiğini de ileri süren Sel, “Biz zaten annemizin rahatsızlanması üzerine acil bir şekilde yola çıkmıştık. Ettiği küfür bulunduğumuz ruh haliyle bizde ağır tahrik oluşturdu. Ben bu şahsı “yanında ailen var, bayan var, terbiyesizlik yapma” diye uyardım. Acelemiz olduğu için durmadık. Küfürlerine küfürle karşılık vermedim. Yolumuza devam ederken bizi durdurma çalışmaları devam etti. Arkamıza geçerek trafiğin yavaşladığı bir noktada bize arkadan çarptı. Çarpmasıyla ben durdum. Bel fıtığından ameliyatlıyım, platin takılı. Çarpma anında belim incindi. Ağrılarım devam etmektedir. Araçtan indiğimde maksadım olayı yatıştırıp onlarla konuşmaktı. Hiçbir şekilde sözlü ve fiili, tahrik edici hareketim olmadı. Olayı yatıştırmak niyetindeydim. Zaten görüntülerde duruşum ortadadır. Araç içindeki bayanın hamile olduğunu bilmiyordum. Sosyal medyaya yansıyan görüntülerden öğrendim. Olay anında araç camları kapalı olduğu için, D-100 karayolu sesli olduğundan bayanın söylediklerini duymadım. Böyle bir olay yaşandığı için üzgünüm. Şikayete konu eyleme iştirakim olmadı. Şahsıma yapılan linç kampanyası tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır” dedi. Ağabeyi gibi kendisi de Yunus Emre Bahçıvan’dan şikayetçi olduğunu söyledi.  

ARAÇTAN İNİP SALDIRMIŞTI

Görüntülere de yansıyan olay sırasında aracından inen Hüseyin Sel arkadaki sürücünün kapısını açmaya çalıştı. Y.B.'nin araçta hamile kadın olduğunu söyleyerek otomobilinin kapılarını kilitledi. Bunun üzerine Hüseyin Sel önce aracın yan dikiz aynasını tekme ile kırdı. Ardından da otomobilin üzerine çıkıp zıplamaya başladı.

Zanlı Hüseyin Sel'in il dışında olduğu ve telefon ile yapılan ilk mülakatında, “Annem şeker komasına girmişti. Ona yetişmek için acelem vardı. Ama o araç sürücüsü beni engelledi. İl dışındayım yarın gelip teslim olup ifademi vereceğim” dediği öğrenilmişti. Bugün saat 10 sularında DHA'nın aktardığına göre, hamile kadının içinde bulunduğu araca saldıran Hasan Sel, ifade vermek için polis merkesine geldi.

EHLİYETİNE EL KONULARAK BİN 110 TL PARA CEZASI KESİLDİ

Konuyla ilgili olarak Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne bağlı Sivil Trafik Ekipler Amirliği görevlileri, aracın sürücüsü şüpheli Hasan Sel'e “Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücülerin; trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışında emniyet şeritlerini ve banketleri kullanmaları” maddesi ve “Araçlarını zorunlu bir neden olmadıkça, diğer araçların ilerleyişine engel olacak şekilde veya işaretle belirtilen hız sınırının altında sürmek, başkalarını rahatsız edecek veya tehlikeye sokacak şekilde gereksiz ani yavaşlamak” maddesinden 108 lira olmak üzere toplamda bin 110 lira idari para cezası uyguladı.

Ayrıca şahsın sürücü belgesi, Karayolları Trafik Kanununun 45 ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 90. maddesine istinaden Sürücü Adayları ve Sürücülerde Aranacak Sağlık Şartları ile Muayenelerine Dair Yönetmelik hükümleri doğrultusunda sağlık şartları gereğince geçici olarak geri alındı.

POLİS MEMURU AÇAĞI ALINDI

Bu arada trafik magandasıyla karakola gelişi sırasında el sıkışan Şehit Adil Gözalıcı Karakol Amiri de tepki çeken görüntünün ardından görevden alındı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada; "Pendik Fevzi Çakmak Mahallesi D-100 Karayolu üzerinde meydana gelen olayın şüphelilerin polis merkezi amirliğine girişi anında basına yansıyan görüntülerle ile ilgili olarak, Pendik Şehit Adil Gözalıcı Polis Merkezi Amiri görevinden alınarak hakkında idari soruşturma başlatılmıştır" denildi. 

ADLİYEYE SEVK EDİLDİLER

Polis merkezinde işlemleri tamamlanan sürücü, “Kara, Deniz Hava veya demir yolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat, sağlık veya mal varlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır” maddesinden de adli işlem yapılarak adliyeye sevk edildi.

TUTUKLAMA TALEBİ

Pendik'te hamile kadın ve eşine trafikte dehşet yaşatan 2 şühpeli, cebir tehdit ve hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, kara ulaşım araçlarını alıkoymak ve mala zarar vermek suçlamalarıyla tutuklama istemiyle mahkemeye sevk edildi.

TUTUKLANDILAR

Tuklama talebiyle mahkemeye sevk edilen Hasan Sel ve Hüseyin Sel, tutuklanarak cezaevine gönderildi.

SALDIRIYA UĞRAYAN ÇİFT HASTANEYE GELDİ

Saldırganlardan şikayetçi olan sürücü, hamile eşi ile birlikte Nişantaşı'nda bulunan özel bir hastaneye geldi.

Bebeğin durumunun iyi olduğunu söyleyen baba Yunus Emre Bahçıvan, "Geldiğimde ben iyiydim. Ama biraz stresle eşimin de kontrolde olması nedeniyle çocukta sıkıntılı olması ihtimaline karşı kendimi kötü hissettim. Ben de zor zamanlar geçirdim, sıkıntı yaşadım. İkimiz de tedavi altına alındık. Kontrol devam edecek. Eşimin kontrolleri devam edecek. Takip altında. Panik atak ve strese dayalı bu yaşadığımız olaylardan dolayı sıkıntı yaşadığımızı söyledi doktorlar. Gereken ilaçları takviyeyi alacağız. Kendimizi toplamaya çalışıyoruz. Umarız adalet yerini bulur. En güzel şekilde cezalandırılması yapılır. Devlet büyüklerimizden destek istiyoruz. Şu an için bebek hareket halinde. Herkesten dualarını eksik etmemelerini istiyoruz. Takipte de bir sıkıntı olmazsa iyi gideceğini ümit ediyoruz. Tüm beklentimiz bu yönde" dedi. Yapılan kontrollerin ardından sürücü ve 7 aylık hamile eşi Ayfer Bahçıvan hastaneden ayrıldı.

O ANLARI ANLATTILAR

DHA'nın haberine göre, saldırı anında otomobilde olan hamile A.B. yaşadığı dehşeti anlattı. A.B., "Korktum açıkçası. Ne yapacağımızı bilemedim. Polisi arayacağımızı söyledim. Zaten polisi de aradık. Allah korudu. Allahtan eşim inmedi aşağıya. İnseydi başımıza ne gelirdi bilemiyoruz. Silahları varmış. O yüzden iyi ki inmemiş aşağıya diyoruz. Bir daha yaşanmaz inşallah. Böyle bir şey kimsenin başına gelmesin. Bunun bir yaptırımı olmalı. Cezalarını bulsunlar" dedi.

"EŞİM O ANDA PANİK OLDU, AĞLAMAYA BAŞLADI"

Araç sürücüsü Y.E.B. yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Cumartesi saat 19.30 sıralarındaydı. Eşimle yemek yemeye dışarı çıktık. D-100 Kaynarca yolunda Tuzla istikametine doğru giderken en sağ şeritte hareket ettiğimiz sırada emniyet şeridinden siyah bir araç ani bir şekilde önümüze girmeye çalıştı. Emniyet şeridinden polis çevirmesini görerek sağ şeritte ilerleyen bizim aracımızın önüne kırmak istedi. Ben eşimin hamile olması sebebiyle trafiği sıkıntıya sokmamak adına ani fren yapmamak için devam ettim ve yol vermedim. Dolayısıyla emniyet şeridinden bizim tarafımıza giriş yapamadılar. Polis kontrol noktası geçildikten sonra, bahsettiğim araç, orta şeritten yanımıza yaklaşarak camını açıp bize sinirli ve sert bir şekilde 'Ne yapıyorsun lan sen' diyerek bağırarak yaklaştı. Yolcu tarafındaki arkadaş yumruğunu cama doğru uzattı, vurmaya çalıştı. Eşim o anda panik oldu, ağlamaya başladı. Ben de herhangi bir münakaşaya girmek istemedim. Eşimin hamile olması sebebiyle, 7 aylık hamile eşim. Daha önce de birkaç kez kaybımız olmuştu. Bizim için çok değerli. Dolayısıyla hiçbir münakaşaya girmeden uzaklaşmaya çalıştım. Devam ettim yoluma. Eşimi telkin etmeye çalıştım."

"ARABADAN İNSEYDİK, BELKİ BİZİM CANIMIZA MAL OLABİLİRDİ"

Y.E.B. şöyle devam etti:

"Camlarımı kapattım. Kapılarımı kilitledim. Daha sonra fark ettim ki arkadan hızlı bir şekilde geliyorlar. Telefonumu kayda almaya başladım. Bir sıkıntı olacağı belliydi. Sağ şeritten katılım yolundan önüme kırdılar. Ve ani bir şekilde daha araba durmadan kapıları açarak arabadan inmeye çalıştılar. O an tam duramadım zaten, arabalar birbirine dokunmuş oldu. Daha sonra hızlı bir şekilde indiler, yolcu tarafındaki şahıs, eşimin olduğu taraftan dolanıp buraya kadar geldi. Cam tamamen kapalıydı o esnada. Benim olduğum taraftaki cama yumruklar vurmaya başladı. Ben içeriden bağırmaya başladım, 'Bu kadın hamile' diye defalarca. Ben de panik oldum çünkü. Eşim polisi arayacağımızı söyledi. Aramaya başladı. Hatta duysunlar diye de çok az camı açtım. Yine aynı şeyi söyledim 'bu kadın hamile' diye ama dikkate almadılar. Sinirli bir şekilde vurmaya çalıştılar. Allahtan kırılmadı. Aynaya tekme attılar, yumruklar attılar ve aynamızı kırdılar. Yine aynı şahıs sonra arabanın üstüne çıkarak zıpladı ve aracımıza zarar verdi. Daha sonra hiçbir şey olmamış gibi araçlarına bindiler ve devam ettiler. Şikâyetçi olduk, aynı gün aynı anda ekip arabasıyla sağ olsunlar çok hızlı bir şekilde gelip bize destek oldular. Hatta 112 acil servisi aradılar eşim için. Çok teşekkür ederiz onlara da. Karakola ulaştık. Orada gereken ifademizi verdik. Şikayetimizi belirttik. Daha sonra karakolda incelediğimiz videoda kaputun üstüne çıkan şahısın belinde tabanca olduğunu gördük. Onun farkında değildik o esnada ama belki de o güvenle o hareketleri yaptılar bilmiyoruz. Sormak lazım nasıl bir mantıksa bu. Allah korumuş, arabadan inip te başımıza bir şey gelmedi. Arabadan inseydik, belki bizim canımıza mal olabilirdi. Bu hem çocuğumuzu tehlikeye sokardı. Eşimi de zihinsel olarak zor durumda bırakan bir konu. Hem de bizim için aynı şekilde sinir stres verici bir şey. Başkasının başına gelmesini istemiyoruz. En adil şekilde cezalandırılmalarını istiyoruz."

"SEYİDOĞLU BAKLAVALARI"NDAN AÇIKLAMA

Seyidoğlu Baklavaları'ndan yapılan açıklamada, firma isminin farklı olduğuna dikkat çekilerek, "Pendik’te faaliyet gösteren SEYDİ OĞLU ünvanlı bir baklava dükkanının sahipleridir. Söz konusu şahısların SEYİDOĞLU markası ve markanın sahibi olan SEYİDOĞLU ailesiyle isim benzerliği dışında hiçbir bağlantısı ne geçmişte ne de bugün olmamıştır" denildi.

Seyidoğlu Baklavaları'ndan yapılan açıklama şöyle:

"Bugün sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde yer alan 'Hamile Kadını Darp Eden Trafik Magandaları Seyidoğlu’nun sahibi çıktı' başlıklı haberlerin ve paylaşımların markamızla ve kurumumuzla hiçbir bağlantısı yoktur. Haberlerde ve sosyal medya paylaşımlarında adı geçen Hasan Sel ve Ağabeyi Hüseyin Sel isimli şahıslar bizim şirketimizde ne çalışmış ne de herhangi bir görevde yer almıştır. Söz konusu şahıslar Pendik’te faaliyet gösteren SEYDİ OĞLU ünvanlı bir baklava dükkanının sahipleridir. Söz konusu şahısların SEYİDOĞLU markası ve markanın sahibi olan SEYİDOĞLU ailesiyle isim benzerliği dışında hiçbir bağlantısı ne geçmişte ne de bugün olmamıştır. Bu hususta daha önce ilgili işletmeye ve ilgili işletmenin sahibi olup olaya karışan şahıslara karşı açılmış olan marka hakkına ilişkin davalarımız İstanbul Anadolu Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2019/75 E. ve Bakırköy 1. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2018/92 E. sayılı dosyaları kapsamında devam etmektedir.

Müvekkilimiz ticari ve insani her türlü etik değerlere riayet eden son derece saygın bir firmadır. Bu isim benzerliği nedeniyle sosyal medyada ve bazı haber sitelerinde markamızın saygınlığını karalayan ve ticari itibarını zedeleyen haber siteleri ve kişiler hakkında yasal süreçler başlatılmış olup hamile bir kadını darp edecek hiçbir şahsın kurumumuzda çalışamayacağını kamuoyunun bilgisine sunarız.

Yaşanan bilgi kirliliği ve isim benzerliği neticesinde böyle vahim bir vakada markamızın adının bilinçsizce ve bilgisizce anılmasından büyük üzüntü duyduk.

Gaziantepli Habeş Seyidoğlu Baklavaları ve Ulusl. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti. & Seyidoğlu Tatlıcılık Dış Tic. Ltd. Şti."

SEYDİOĞLU BAKLAVALARINDAN AÇIKLAMA

Pendik'te trafik terörü estiren, hamile kadının da içinde olduğu araca şiddet uygulayan Seydioğlu Baklavaları'nın sahibi Hüseyin Sel yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Hüseyin Sel imzasıyla yayımlanan şirketin açıklaması şöyle:

"6 Temmuz 2019 günü İstanbul Pendik D100 karayolunda yaşanan üzücü hadise yazılı ve görsel basında yer almış olup, Seydioğlu Baklava A.Ş. ve sahibi Hüseyin SEL haksız bir şekilde toplumsal lince maruz bırakılmıştır. Olaya ilişkin kamuoyuna yansıyan görüntülerden anlaşılacağı üzere Seydioğlu Baklava A.Ş. sahibi Hüseyin SEL'in bu üzücü hadisede araç içindeki şahıslara yönelik hiçbir şekilde fiili ve sözlü müdahalede bulunmayıp, aksine olayların yatışması için çaba sarf ettiği görülmüştür. Buna rağmen firmamız ve sahibi hakkında sosyal medyada ağır hakaret içeren paylaşımlar yapılmaktadır. Olayın her ne kadar da basına yansıyan görüntülerinde yer almasa da, diğer araç sürücüsünün olayın başlangıcında el kol hareketleri, yol vermeme gibi tahrik unsuru içeren davranışlarda bulunmuştur. Şirketimizin sahibi Hüseyin SEL ve araçta bulunan Hasan SEL ani rahatsızlık geçiren annelerinin yanına bir an evvel yetişme gayesiyle trafikte hareket halinde iken, diğer araç sürücüsünün yukarıda bahsettiğimiz gibi olumsuz davranışları bir adım öteye giderek Firmamız sahibi Hüseyin SEL ve araçta bulunan Hasan SEL'in içinde bulundukları aracın dikiz aynasına ve arka tarafta sürüş halinde kendi aracı ile kasten vurmak suretiyle trafikte güvenliği tehlikeye sokmakla devam etmiştir. Bu durum sonrasında görüntülerde yaşanan olayların olmasında Seydioğlu Baklava A.Ş. sahibi ve sahibi hakkında yapılan bu haksız ve olumsuz haber paylaşımlara karşı bu açıklamayı yapma zarureti hasıl olmuştur. Yaşanan bu olumsuz olaylardan üzüntü duyulduğu tüm kamuoyuna saygı ile duyururuz."