Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'nin 97'nci yılı kutlamalarında konuştu.

CHP'nin acımasız eleştirilere maruz kaldığını vurgulayan CHP lideri, "Siyaset arenasında yer alacak her arkadaşın dikkatle dinlemesi lazım ve biz bunlardan ders çıkarmak zorundayız. Bir başka gerçek var CHP o kadar acımasızca eleştirilmiştir ki anlamakta zorluk çekiyorum. 'CHP’nin dikili ağacı yok' dediler, 'İsmet Paşa asker kaçağı' dediler hem paşa diyorlar hem kaçak diyorlar, sorgulamıyorlar bile. Bu toplantıyı biraz sohbet toplantısı düşüncesiyle yapmak istedim. Atatürk kabul ettiği gazetecilere şu açıklamayı yapar; 'Hayatımı sonuna kadar vatanın hayrına vakfeylemek amacıyla barıştan sonra halkçılık üzerine dayanan siyasi bir fırka kurmak niyetindeyim' diyor. Daha önce Sivas Kongresi CHP’nin omurgasının kurulduğu toplantıdır. 9 Eylül 1923’de de kurulmuştu" dedi.

"DÜNYANIN EN ESKİ VE KÖKLÜ PARTİSİ"

"Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda on binlerce kimsesiz vardı" diyen Kılıçdaroğlu, "1921 yılında Çocuk Esirgeme Kurumu kuruldu çünkü binlerce çocuğun babası cephelerde şehit düşmüştür. Cumhuriyet bunlara sahip çıkmıştı. 10 Eylül 1921 Zonguldak’ta işçiler çalışmakta. Ameli birliği biriktirme sandığının kurulması sağlandı. O kadrolara saygı duyacak mıyız? Saygı duyacağız. Dolayısıyla CHP sıradan bir parti değildir. CHP dünyanın en eski ve en köklü partisidir. Bir demokrasi, insan hakları partisidir. Milli Kurtuluşcu zihniyete sahip bir partidir. CHP’ye böyle bakmak lazım. Devleti kurdular, Meclis’i açtılar. O yıllarda CHP kadrosunda yer alan herkes savaş meydanından gelmişti. Enflasyon nedir, bilmezlerdi. Neler yapılması gerekiyor. Biz ülkeyi nasıl kalkındırırız diye oturup çalıştılar. İş Bankası’nı kurdular. Devlet üretme çiftlikleri kurdular" diye konuştu.

İL İL SIRALADI

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Devlet, çiftçiye örnek oldu. Türkiye Cumhuriyeti olarak ilk kez madeni para basıldı tarih 1924… Bu genç Cumhuriyet topladığı vergilerle Malatya'ya demiryolu götürdü. Dikili ağacı yok diyorlar, insanda biraz vicdan olur. Tarım satış kooperatifleri… Kim kurdu; CHP kurdu. Çimento fabrikaları, şeker fabrikaları bunların bir kısmı şu anda yok, sattılar. Sadece demir yollarını yapmadılar, yabancıların ellerindekini devletleştirdiler. 'Anadolu’yu Demir Ağlarla Ördük' gerçek anlamda bir söylemdir. 1927’de resmi bir sayım yapılır nüfusun yüzde 8’i okuma biliyor. Osmanlı’dan bir miras alınmış nüfusun yüzde 92’si okuma yazma bilmiyor. 'Neden demokrasiye hemen geçilmedi?' diyorlar. Hakkari’de seçim olsa, o sandığın başına okuma yazma bilen biri bulunacak mıydı? Millet mekteplerini kurdular. 2 milyon kişi okuma yazma öğrendi. Kız öğrencilerin sayısı 62 binden 256 bine çıkmıştı. CHP bunları yaptı kötü mü yapmıştır, yanlış mı yapmıştır? 1930 önemli bir yıl bütün vatandaşlar düşünsünler, Osmanlı’nın parasını kim basardı. Türkiye Cumhuriyeti’nin parasını basan Merkez Bankası 1930’da kuruldu. Kendi parasını basmayan bir devlet devlet değildir. Kırıkkalelilere seslenmek istedim o silah fabrikasını CHP kurdu. Dedeleriniz oralarda çalıştı. İnsanda biraz vicdan olur. Isparta’nın gülü meşhurdur, gülyağı fabrikası kuruldu. Şişe cam fabrikalarını, Çubuk Barajı kuruldu, Yozgat’ta termo elektrik santralleri 1937’de FİSKO birlik kuruldu. CHP yaptı bunları. Bunların hepsinde CHP’nin hakkı ve hukuku vardır. Karabük Demir-Çelik Fabrikaları. 1939 yılında. Sivas’ta demiryolu raylarını üretecek fabrika kuruyorsunuz. CHP’deki parçalanma toprak reformu nedeniyle olmuştur. Eğer bugün bize güçlü bir kültür mirası bırakıldıysa Köy Enstitüleri'ne borçluyuz. Türk Hava Kurumu Ankara’da uçak fabrikası kurdu."

"GELMEYİ BİLMEK GİBİ GİTMEYİ DE BİLMELİSİNİZ"

CHP lideri konuşmasında, "1950 seçimlerinde DP iktidar olur İsmet İnönü Çankaya’dan evine yürüyerek evine gider. Gazeteciler sorar 'Paşam yenildiniz', 'Bu yenilgi benim en büyük zaferimdir' der. Çünkü demokrasi kazanmıştır. İktidara gelip, iktidardan gitmemek için her türlü dümeni yaparsanız demokrasiye en büyük darbeyi vurursunuz. Gelmeyi bilmek gibi gitmeyi de bilmelisiniz" dedi.

Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Genç kuşaklar bilmez bir dönem ABD Başkanı Johnson’un İnönü’ye yazdığı bir mektup vardır. Kıbrıs müdahalesinden önce. Meşhur mektup. 5 Haziran’da mektubu alır 13 Haziran’da cevap verir; 'Türkiye bir gün Kıbrıs’a müdahale ıstırabında bırakılırsa uluslararası hukuka göre yapılacaktır.' Siz ne derseniz deyin gerekirse müdahale ederiz der. Sonra Ayşe Tatile Çıktı ve Kıbrıs’a müdahale edildi. Adı barış harekatıydı, Kıbrıs şu anda bir barış adası olarak yerinde duruyor. Bugün egemen güçlerin liderleri mektup yazdığı zaman, utana sıkıla 'Taktim ettim' ne demek taktim! Taktim bir üst makama olur. Hangi koşullarda Türkiye’nin yönetildiğini vatandaşın bilmesini isterim. 'Bizim uçaklarımızı, çıkarma gemimizi kullanamazsınız' dediler. Kaddafi yardım etti. Sonra bu rejim, Kaddafi’nin öldürülmesini alkışladı. Biz o zaman 'Yanlış yapıyorsunuz' dedik. Neden bizim yanımızda duran kimseye sırtımızı dönmeyiz. 'Afyon ekimi yasaklanacak' dediler. Bu illerde bizim oyumuz çok düşük. Ama o dönemin koalisyon hükümeti 'Hayır kardeşim ekilecek' dediler. Yine Kıbrıs Harekatı sonrası silah ambargosu uygulandı. Ecevit şu açıklamayı yapar; 'Ambargo kalkmadığı sürece ABD üstleri kapalı kalacaktır' devlet budur işte. 97 yıl önce temelleri atılan CHP budur. Elbette CHP’nin eleştirilecek yönleri vardır. Her eleştiriye saygı duyarız. Ana eksenimiz hiç değişmemiştir. Uzun süre CHP iktidar olamadı ama bunun kabahati vatandaşta değil, bizde. CHP’lilerde. Köy köy gezmez vatandaşın sofrasına oturmazsanız bu iş olmaz. Gezecek, vatandaşın derdini dinleyecek, çok sert eleştirse bile sabredeceksin. Rüşvet yiyenlerin büyükelçi olarak atanmadığı bir ülke, 'Oğlum paraları sıfırladın mı' sözlerinin söylenmediği bir ülke. Bu ülkeye huzuru getirmeye kararlıyız."