Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

Tarihçi Prof. İlber Ortaylı, tartışmalara ilişkin, "Caminin bir bölümünde namaz vakitlerinde ezan okunuyor, cuma namazı da kılınıyor. Çocuk oyuncağı değildir, politika aracı yapılmamalıdır, tehlikelidir. Müzeciler ve tarihçiler buna dikkat etmeli. Cumhuriyet yönetiminin 1934 yılındaki kararına itaat etmeliyiz" şeklinde konuştu.

"1934 yılında müzeye çevrilişinde şüphesiz ki beynelmilel tartışmaların etkisi vardır. Bu tartışma bugün de sürüyor. Bazı kendini bilmez Hristiyan çevreler, burayı kilise olarak kullanmak, burada ayin yapmak istiyorlar. Buna ancak gülünür. Böyle kimselere alsa yüz verilemez" şeklinde konuşan Ortaylı, sözlerine şu şekilde devam etti:

"Burası 1934 yılında Cumhuriyet hükümeti kararıyla müzeye çevrilmiştir. Burada birtakım gösterilere, törenlere gerek yoktur. Kaldı ki caminin bir bölümünde de namaz vakitlerinde ezan okunuyor, cuma namazı da kılınıyor."

Ortaylı tartışmalarla ilgili olarak ayrıca, "Çocuk oyuncağı değildir, politika aracı yapılmamalıdır, tehlikelidir. Bunu karşılayacak gücünüzün olması gerekir" ifadelerini kullandı.

HALAÇOĞLU: ÇİFTE STANDART UYGULANIYOR

Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı Prof.Dr. Yusuf Halaçoğlu da, "Türkiye'de o kadar çok kilise var ki, hepsi açık hatta cemaati olmadığı halde açık olan birçok kilise var. Bu kiliselerde çanlar da çalınır. Ancak Avrupa'da hiçbir camide ezan okutulmaz. Aradaki farkı göz önüne alın. Diğer taraftan Lozan'a aykırı olmak üzere bu son dönemlerde birkaç yere de metropolit atandı. Mesela Bursa, Kütahya, Isparta ve İzmir'e ve Trabzon'a atandı. Şimdi biz bunları yaparken örneğin Atina'daki camiyi, cami olarak açmak için hiçbir girişimde bulunmuyor Yunanistan" dedi.

"Almanya'da o kadar camimiz var, hangisinde ezan okunuyor. Bir tanesinde bile okunmuyor. Bu çifte standardı kaldırsınlar o zaman. Madem Ayasofya açılmayacaksa, Avrupa'daki camilerde ezan okutulmasına müsaade etsinler. Tıpkı bizim ettiğimiz gibi. Çünkü biz hoşgörülü bir milletiz" diyen Halaçoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

"Ayasofya'ya gelince. 1935'e kadar hiçbir problem olmamıştı. Hiçbir dünya devleti neden bunu cami olarak devam ettiriyorsunuz demedi. 1934'ten sonra bir şahsın gelip burada düzenlemeler yapması ve Bizans ile ilgili eserleri ortaya
çıkarmasıyla başlayan bir süreçtir bu. O zamana kadar neden hiç kimse karşı çıkmıyordu. Yunanistan dahil olmak üzere. Ayasofya bugün ibadete açık olsa neyi değiştirecek. Bugün cami olarak duruyor. Hiçbir kararnamede camilikten çıkarılmadı. Ayrıca sahte kararnamelerle müze yapılması da, bu imzaların hangi tarihlerde atıldığı her şey belli. "