Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Bülent Aydemir

Türkiye son dönemde Doğu Akdeniz'de, Libya'da, Güney Kafkasya'da, Suriye'de geriletilmeye; doğudan, batıdan, güneyden çevrelenmeye çalışılırken, bölgedeki dengeleri değiştirecek, en basit sonucuyla caydırıcı bir güç gösterisi ve stratejik bir mesaj anlamını taşıyacak bir adım attı: S-400'lerin deneme atışları yapılıyor.

Bu kritik mesele Türkiye aleyhine kullanılabileceği gibi Türkiye'ye askeri-ekonomik-politik yaptırımları hala masada tutan ABD açısından da kışkırtıcı sonuçlar doğurabilir. O yüzden meselenin hassasiyetini kayda geçirerek bazı detaylar vereceğim:

Devletin ilgili kurumlarının üst seviyede mutabakatı sonucu; S-400’lerin Türkiye'ye teslim edilen ikinci bataryasının, testleri Sinop Atış Alanı’nda başladı. 10 adet BANSHEE Hedef Uçak, İHA'lar ve yerli tatbikat füzeleri kullanılarak gerçekleştirecek atış testleri sonucunda; büyük ihtimalle Ege hava sahasında yeni bir sıklet merkezi ve güç alanı oluşacak. Diğer S-400 bataryasının aktive edilip edilmediği ile ilgili bir tartışmaya girmeyeceğim. Bu konuda herhangi bir tereddüdümüz yok.

Sinop'taki test sahasıyla ilgili yayımlanan NOTAM'da; 6-12 Ekim tarihlerinde yapılan S-400 sistemlerinin intikal faaliyetinin ardından, 3 günlük kurulum ve 15-16 Ekim tarihlerini kapsayacak şekilde atış testleri yapılacak. Kurulumdan sonraki süreç ise İHA/drone testleri ve ardından füze atışları şeklinde ilerliyor. Ayrıca atış test sahasına ilişkin Karadeniz'de bir NAVTEX de yayımlandı. Bu NOTAM ve NAVTEX S-400'e ait Atış Kontrol Radarı (92N6E Grave Stone) ile Alçak İrtifa Arama Radarı (96L6E Cheese Board)'nın faaliyette olduğu bölgeleri kapsıyor. Ayrıca füze test atışları nedeniyle herhangi bir kaza riskine karşı de bölgede seyredecek gemileri uyarı amacı taşıyor. S-400'lerle birlikte iki alay seviyesindeki radarların da bölgeye sevk edildikleri öğrenildi. Bu testler; radarların hedefleri aynı şekilde görüp görmediğini kontrol; aynı zamanda sistemler arasında kalibrasyon farkı varsa giderilmesi amacını taşıyor.

Bundan sonra S-400'ler aktif edilecek mi, yoksa başka bir ülkeye mi gönderilecek, sırlarını ABD elde edebilecek mi? gibi tartışmaların hiçbir anlamı yok. Sistem zaten faal haldeydi ve artık harbe hazırlık eğitimleri ve kalibrasyon testleri de bitirildikten sonra kullanıma hazır hale gelecekler. Nereye yerleştirileceklerine tabi ki ihtiyaca ve risk durumuna göre yetkililer karar verecek.

HAYALET SİSTEM İDDİALARI

Şimdi çok kritik birkaç meselenin altını çizmek istiyorum:

- Yunanistan, kısa süre önce Deniz Kuvvetleri'ne ait denizaltıların "hayalet" olduğunu, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından tespit edilemediğini ancak görünmez olan bu sistemlerin Doğu Akdeniz'deki tüm faaliyetleri tespit edip izlediği yönünde bir propaganda başlattı. Daha bu yazıların mürekkebi kurumadan TSK, Yunan denizaltılarının Türk radar ve izleme sistemleri tarafından çekilmiş görüntülerini tüm detayıyla ortaya koydu. Yunanistan'ın yaratmaya çalıştığı bu algı boş çıktı. Özetle; Ege Türkiye açısından BBG evi gibi izleniyor ve Yunan denizaltıları da kesintisiz gece-gündüz görüntüleniyor.

- Bir diğer konu Rus basını; Mısır Hava Kuvvetleri için Doğu Akdeniz'de, Türk ve İsrail Hava Kuvvetlerinin faaliyetlerini kontrol eden, büyük bir radar sisteminin faaliyete geçirildiğini duyurdu. Rezonans-NE adı verilen sistemle; Doğu Akdeniz'de Suriye-Lübnan sınırı boyunca dağlık alanların ve tepelerin arkasına gizlenmiş her türlü İsrail F-35 uçağı ile Türkiye hava sahasındaki uçakların Mısır tarafından izlenmesi anlamına geliyor. Rezonans NE, 1200 km azami menzilde, 10 bin metre yüksekteki bir avcı uçağını 350 kilometreden tespit edebiliyor. Sistem aynı anda gizli hedefler dahil 500 hedefi aynı anda takip edebiliyor. Bir hava saldırısı hakkında erken uyarı veriyor ve aynı zamanda savaş halinde havacılık ve uçaksavar sistemlerine hava durumu hakkında veriler iletiyor. Bu sistem S-300 ve S-400 savunma sistemlerine entegre edilerek onlara aktivasyon komutları iletebiliyor. Rusya'nın Libya'da bir üs kurma iradesi biliniyor. Bu sistemlerin Cezayir ve İran'a da yerleştirileceği belirtiliyor. Şu sonucu çıkarmak yanlış olmaz sanırım: Libya'da oluşan durum ve NATO tarafından çerçevelenmeye çalışılan Rusya, bu hava radar sistemiyle hem kendisine yönelik faaliyetleri tespit ve kontrol etmeye hem de Mısır'la birlikte NATO üyesi Türkiye'nin faaliyetlerini kontrol etmeye ve çevrelemeye çalışıyor. AB'nin de Libya'da silah denetim operasyonu olan IRINI'yi de gözden kaçırmamak lazım.

- En önemli konulardan biri de F-35'ler. Bölgede ilk olarak İsrail'e verilen, Yunanistan'la ve bazı körfez ülkeleriyle satış anlaşmaları yapılan F-35 Projesi'nden Türkiye çıkarıldı. Parasını ödediği uçaklar dahi verilmedi. Şimdi çevremizde, hayalet avcı bombardıman ve aynı zamanda istihbarat toplayan uçaklar dolaşırken ve çetin bir izleme-önleme mücadelesi verilirken Türkiye buna seyirci mi kalacak?

S-400'LERİN ÖNEMİ

İşte bu noktada Türkiye'nin S-400 hamlesinin önemi ortaya çıkıyor. ABD, S-400'lerin NATO sistemleri, uçaklar ve füze radarları tarafından tespit edilememe özelliğini kırmak için yoğun bir çaba serf ediyor. Bu konuda spekülasyona girmeden şunu söyleyebiliriz. Rusya, S-400'lerin ABD ve İsrail sistemleri tarafından tespit edilemediğini savunuyor. Çünkü NATO radar sistemlerinden farklı bir şekilde çalışıyor. ABD ise bunları tespit edebileceğini iddia ediyor. Sonuçta; "hayalet uçak/hayalet denizaltı/hayalet füze" iddiaları ve savaşları Türkiye'nin tam da ortasında olduğu bir bölgede, iki süper gücün ya da NATO ile Rusya arasındaki mücadelenin tam arasında bir coğrafyada yaşanıyor. Türkiye de hayalet uçakların ve gemilerin dolaştığı bir bölgede yine hayalet özelliği bulunan füze savunma sistemleriyle denklemdeki yerini almaya çalışıyor. S-400 meselesine bir de bu açıdan bakmakta fayda var...

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri