Sütlüce’de hafriyat çalışması sırasında çöken ve boşaltılan binalarda oturanlar, belediyeye şikâyette bulunduklarını ancak kimsenin kendileriyle ilgilenmediğini iddia etti. İnşaatta çalışanlardan biri, temel için çok derine inilince istinat duvarından çatlama sesleri duyduklarını, müteahhit firmaya ilettiklerini ancak çalışmaların devam ettirildiğini ileri sürdü.

Hürriyet’ten Eyüp Serbest’in haberine göre, Önceki gün Sütlüce’deki istinat duvarı ile hemen ardından 4 katlı binanın çökmesi, ilk belirlemelere göre 7 binayı direkt etkiledi. Bu binalar Beyoğlu Belediyesi tarafından mühürlendi. Ancak kimse evini terk etmek istemediği için evlerinin yakınında nöbete başladılar. Mahallede olası bir hırsızlığın önüne geçmek için polis ekipleri de teyakkuza geçti.

KAZI BAŞLAR BAŞLAMAZ ÇATLAK

Aydın Baykallı 10 gün öncesine kadar inşaatın hemen komşusu olan kırmızı binada oturuyordu. Bina artık oturulamaz duruma gelince taşındı. Baykallı yaklaşık 8 ay önce ilk belirtileri başlayan yıkımı şöyle anlattı:

“Kazı başlar başlamaz çatlaklar oluştu. Evin kapıları kapanmaz hale geldi. Gidip inşaatı yapanlarla konuştuk. ‘Sismik aletlerle kontrol ediyoruz. Bir milimetre bile oynama yok’ dediler. Belediyeye de gittik. ‘İlgileniyoruz’ dediler ama gelen giden olmadı. En son bizim bina diğer binadan 10 santimetre kadar ayrılmıştı. Şimdi ise komşu bina yıkıldı. Evlerimiz mühürlendi. Sadece 2 zabıta bekliyor burada. Başka da kimse yok.”

Boşaltılan evlerden birinde oturan Filiz Taştan ise istinat duvarı çökmeden önce ses duyduklarını belirterek, “Çocuklarımız da vardı evlerde. Kaçın diye bağırdım. Herkes dışarı kaçtı. Önce duvar yıkıldı, sonra da komşunun evi çöktü. Biz geceyi kardeşimde geçirdik. Ziynet eşyalarım bile evde. Alamadım. Benim evim sağlamdı. Kapımızın önünde oturuyorduk. Böyle evi nereden bulacağız. Gece de geldim buraya. Burada nöbet tuttum” dedi.

Evi boşaltılanlardan Ferhat Taştan ise yaşananları şöyle anlattı:

“İki gün önce aşağıdaki yöneticiyle konuştum. Bizim binalarımızın yan yattığını söyledim. Yaklaşık 2-2,5 aydır böyle. Deniz seviyesinin bile altına inmişlerdi. Temelden sürekli su çıkıyordu. Göz göre göre evimiz gitti. Ben 45 senedir burada oturuyorum. İnşaat firmasından bir tane bile yetkili yok. Ne yapacağımızı bilmiyoruz.”

“DEPREMDE DE YIKILIRDI”

İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı da olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. İnşaat mühendisi olan Mustafa Ilıcalı, “Burada çok hata olduğunu söyleyebilirim. Buradaki en önemli donatı istinat duvarı. İstinat duvarı gelen yükü karşılayamamış. Ayrıca yıkılan binanın altında temel yok. O zemindeki hareketliliği meydana getirecek her şey var. Yanda inşaat var. Yer altı su seviyesi var. Muazzam bir yağış olmuş. Bina kaçak. Bu bina 5.5-6 seviyesindeki bir depremde kendi kendine de yıkılabilirdi” dedi.