Spor yazarları Çaykur Rizespor-Fenerbahçe maçını değerlendirdi
Fenerbahçe, Süper Lig'in 7. haftasında konuk olduğu Çaykur Rizespor'u 3-0 yenerek zirve iddiasını sürdürdü. Sarı-lacivertlilere üç puanı getiren golleri Asensio, İrfan Can Kahveci ve Oğuz Aydın kaydetti. Spor yazarları, Fenerbahçe'nin Rizespor karşısında sergilediği performansı değerlendirdi.
Attila Gökçe (Milliyet): Asensio’nun sakatlıktan kurtulup milli aranın yarattığı fırsatla takıma dönmesi güzel. Fenerbahçe’nin takım kimyası iyiydi. Ama fizikten çaktılar. Koşmadılar, baskı yapmadılar, çalışmadılar. Asensio ile erken golü bulan takım, sonrasında Rizespor’un inatçı ve ısrarlı oyununa yanıt veremedi. Pasif, edilgen bir rakip haline dönüştü.
Sayılara da bakalım. Fenerbahçe 0,09 gol beklentisiyle durgun ve verimsiz konuk portresi çizerken, bu beklenti Rizespor’da 0,89 oldu. Vedat Muriqi 0 şut, 0 orta, 0 kilit pas, 0 dripling ve 0 top çalma ile oynadı. Hayal kırıklığına uğradım. Çünkü o sadece bir golcü değil… Saydığım değerlerle maça emek ve becerisini katan iyi bir oyuncuydu. Üzücü gerçek: O adam dün yoktu.
Takım performanslarına devam edelim: Rizespor rakip ceza alanına 27 kez girdi. Fenerbahçe 19’da kaldı. İkili mücadeleleri 26-19 kaybettiler.
Ömer Üründül (Sabah): Fenerbahçe dün Rize deplasmanında 3 farklı bir galibiyet elde etti ama bu hiç kimseyi aldatmasın. İlk yarıda tesadüfi bir golle skor avantajı yakalandı. Ondan sonra 83. dakikaya kadar sergilenen futbol kesinlikle büyük hedef belirleyen bir takım için geçerli değil. Öncelikle İsmail Kartal'a sormak istiyorum, milli takımlara giden oyuncular dışında eldekiler 15 gün ne yaptılar? Greenwood'un yürüyecek hali yok. Oğuz gibi önemli bir oyucu varken bu kadar kötü oynayan Greenwood 80. dakikaya kadar nasıl oyunda kalır? Guendouzi de hiç çalışmamış. Keza Semedo aynı şekilde. Sadece işi idare etti. Biraz Brown ile Ake vasatı aştılar. Kante de eski gücünde değildi ama deneyimiyle faydalı oldu. Kerem Aktürkoğlu çok hırslı ve çalışkandı. Ama üstündeki o baskıyı bir türlü atamıyor.
Güntekin Onay (Hürriyet): Fenerbahçe, 2-0’a kadar sezonun en kötü oyunlarından birini oynadı. Atılan gol dahil hücumda olmayan üretkenlik ve atak devamlılığı sağlayamama, top rakip yarı alanda tutamamak gibi sorunlar sarı lacivertli takımı çok zorladı. Kötü oynanan bölümlerde kaleci Ederson ve stoper Nathan Ake’nin iyi oyunları Fenerbahçe’nin skoru korumasını sağladı. N’Golo Kante de dün orta sahanın en enerjik oyuncuydu. 3-0 kazanan bir takım eleştirilir mi? Bence eleştirilmesi gerekir ve bu maçtan İsmail Kartal’ın dersler çıkarması lazım. Gününde olmayan Vedat Muriqi’nin yerine Romelu Lukaku oyuna geç girmedi mi? Sürekli top kaybeden Kerem Aktürkoğlu’nun 88 dakika sahada kalması doğru mu? Oğuz Aydın ve İsmail Yüksek daha önce giremezler miydi?
Serkan Akcan (Fanatik): Vedat Muriqi, milli takım arasına 4 gollü Eyüp zaferiyle gitmiş olsa da dönüşü tatsızdı. Vedat maçın içine hiç giremedi, sırtı dönük aldığı topları geri iade etti. Derine kadar inip oyunun kurulumuna katılmadığı gibi Greenwood ve Asensio ile bağlantı sorunu yaşadı. Fenerbahçe’nin santrfor rotasyonunda sert bir rekabet olacağına şüphe yok. Lukaku, fit hale gelip maç eksiğini kapattığında, Vedat’ın rekabette bir canavar ile baş etmek zorunda kalacağını bilmesi gerek. Böyle giderse formayı Lukaku alır.
Mert Aydın (Milliyet): Fenerbahçe’de orta saha, top kaybı konusunda büyük sıkıntı yaşarken Asensio gol dışında oyunun içine giremedi. İspanyol oyuncunun çıkıp İrfan Can’ın maça dahil olmasıyla dengeyi yeniden buldu Fenerbahçe. Zaten onun golü de Fenerbahçe’nin galibiyeti netleştirmesini sağladı.
Fenerbahçe’nin hafta içinde Aston Villa maçı var. Hocanın ve oyuncuların bunu düşünmesini anlayabiliyorum. Ama hiçbir maç gol atıp üstüne yatarak kazanılamıyor. Fenerbahçe, o riski eline alarak oynadı tüm maçı.
3 puan geldi ama gerekli dersleri çıkarması lazım hocanın. Çünkü Şampiyonlar Ligi’nde maçlar bitmiyor. Hepsinin öncesinde sonrasında sıkıntı yaşanacaksa, Fenerbahçe için işler hiç de kolay olmayacak.
Uğur Meleke (Hürriyet): Fenerbahçe’nin Birmingham deplasmanı öncesi bence bir bölgesi netameli. Kerem, dün Rize’de bir kez daha gösterdi ki, karşı koyamadığı bir özgüven kaybı içinde. Eskiden kolaylıkla yapabildiği şeyleri de yapamıyor bazen. Çok çabalıyor, çok iyi niyetli. Ama kaygı altında performans vermesi haliyle zorlaşıyor.
İsmail Kartal belki orta vadede Kerem’i kazanmanın yollarını düşünecektir. Ancak kısa vadede, çarşamba gecesi Birmingham’da bence özgüveni daha yüksek bir sol açığa ihtiyacınız var. Oğuz Aydın geçen sezon Nottingham, bu yıl da Lyon deplasmanlarında gösterdi ki büyük maçların ağırlığı altında ezilmiyor. Hatta büyüyor. Sanki artık bu Birmingham deplasmanı Kerem’e sabır değil, Oğuz Aydın’a fırsat günü.