Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Geçtiğimiz sezon Fenerbahçe'yi çalıştıran İsmail Kartal, NTV Spor'a özel açıklamalarda bulundu.

Kartal, Kadıköy'deki Beşiktaş derbisinde yaşanan Emenike olayının perde arkasını anlattı...

Önce Gökhan Gönül'ün sakatlanması ve sonra maç içinde Emenike'nin gösterdiği tepki ile çok zor anlar yaşadıklarını söyleyen İsmail Kartal, "Maça çıkacağız, Gökhan Gönül yere yığıldı. 'Hocam ben yürüyemiyorum' edi. İğne yaptık, daha kötü oldu, ayağı kitlendi. Yürüyemiyor, basamıyor. Daha kötü oldu. Oyuncu da alamıyorsunuz yerine, kaldık 17 kişi. Isınmadan forma verdik Mehmet Topuz'a. Maç başladı, bir pozisyon oldu, Emenike golü kaçırdı ve ortalık karıştı. Yuhalamalar, ıslıklar... Saha kenarındayım. Formayı çıkarıp oyunu terk etmek istedi. Yerine kimi sokacağız? Devrenin bitmesine de 20 dakika var. Bilic geldi o arada, orada başka şeyler de var. Emenike'ye sarıldım ve dedim ki 'Kendin, arkadaşların ve taraftar için çık, devreye kadar oyna, beni kırma. Devrede alacağım. 'Tamam' dedi. İkinci devre oldu, baktım oynayacak durumda değil. Taraftar da bitirmiş kafasında, ayağına gelmesin top diye kaçak oynuyordu ama ben istedim ki Emenike bir gol atsın o ara ve coşkuyu yakalayıp maçı kopartalım, hem onu kurtarma adına hem de bütünlük sağlamak adına ama olmadı. Devre arasında değişiklik yaptık. Kafası öndeydi, moral olarak bitmişti" dedi.



Nijeryalı oyuncu ile takım arkadaşı olsa tepkisinin farklı olabileceğinin de altını çizen Kartal, "Emenike takım arkadaşınız olduğunda aynı şeyi yapsaydı? "Futbolculuk ayrı. Tepkimi yapardım. Oynaması için tepkimi koyardım. Ne yapıyorsun derdim. Orada gereken yapılırdı, uyarır, teselli ederdik. Ben teknik adam olarak camiayı da temsil ediyorum, en ufak hareket tüm camiayı ilgilendiriyor, soğuk kanlı olmak gerekiyor. Belki hiçbir teknik adamın hayatında meydana gelmeyecek olaylar yaşandı. Emre ile Topal'ı çağırdım, Diego'yu oyuna alacağım, merkezi tutabilir misiniz dedim. Tamam dediler, aldım Diego'yu oyuna. Kuyt ve Raul sakatlandı. Beşiktaş ikinci devre üzerimize gelip pozisyonlar buldu. Son dakikada bir orta ile Sow'un golüyle kazanmayı da bildik. Öyle spontane olaylar oldu ki, antrenör olarak çaresiz gibi durumlar yaşadık. Çok büyük krizin, Allah'ın da yardımıyla üstesinden geldik" şeklinde konuştu.

"SKORU BELLİ OLMAYAN MAÇLAR..."
Derbilerin kolay kolay unutulacak maçlar olmadığını belirten Kartal, "Seyirciler gibi, antrenörler ve futbolcular açısından da böyle. Nefesler tutulur, gerilim yüksek olur ama skoru belli olmayan maçlar olur. Türkiye'de Fenerbahçe'nin bu sezon çok önemli bir kadrosu var, Beşiktaş da keza öyle. Beşiktaş'ın geçen sezondan temposu da var. Bunu devam ettirmeye çalışıyorlar. Ligde en önemli iki takımın maçı olacak bu akşam" yorumunu yaptı.

"KENDİ KENDİLERİNİ MOTİVE EDERLER"
Futbolcuların derbilere kendi kendilerini hazırladıklarını söyleyen Kartal, "Futbolcu derbi maçın ne olduğunu biliyor, yeni gelenlere de anlatırlar. Bu derbiler dünya medyasında da yer alır. Kendi kendilerini motive etmek zorunda oyuncular, zaten onlar moda girmiş, konsantrasyon olmuşlardır. Kampta dinlenirken bile şu anda maçı oynuyorlar kafalarında. Antrenörler de oynuyor. Şu an herkes maçı yaşıyor, doktorlar bile yaşıyor" ifadelerini kullandı.

"DERBİLERİN TEMPOSU ÇOK FARKLI OLUYOR"
Büyük takımların, Anadolu takımlarıyla oynadıkları maçların farklı şekilde geçtiğini belirten Kartal, "Bizim hatalarımızı, boşlukları değerlendirerek oynamaya çalışıyorlar. Bunu biliyoruz ve bunu nasıl açabiliriz, pozisyon yaratabiliriz, diye plan yapıyoruz ama derbiler böyle değil. Her iki takım da oynayacak, derbilerin temposu çok farklı oluyor. Anadolu'dan takım geliyor, topun karşısına geçiyor, biz golü bulamayınca oyundan kopmalar oluyor, kenardan da müdahale edemiyorsunuz, arkaya ters bir top, gol yediğinizde oyun çığırından çıkıyor. Futbolun daha akıcı olabilmesi için, daha oyunda kalabilmesi için yere yatmaların da önüne geçilmeli, sakatlanan oyuncu kenara gelip hemen tekrar oyuna giriyor. Federasyon olarak bunun düzeltilmesi gerek. 1.5 aydır yurtdışındayım, hiç böyle bir şey yok. Polonya, Slovakya, Çek Ligi'nde de maçlar izledim, inanın yok böyle bir şey" dedi.

"KAZANDIYSANIZ BAŞARILISINIZ"
Türkiye'de her şeyin kazanmak üzerine kurulu olduğundan yakınan İsmail Kartal, "Kazandıysanız başarılısınız. Biz Fenerbahçe'de şampiyonluğu kaybettiğimiz yıllar dahil, öyle şeyler yaşadık ki, belki kaybettik ama öyle olaylar var ki... Kazananlar hep haklı çıktı. Biz durmamız gerektiği gibi durduk. Sayılıyoruz, seviliyoruz ama Türkiye'de her şey kazanmak üzerine, gerisine insanlar bakmıyor. Beni ve Aykut Hocayı, öncesi de sonrası da ilgilendiriyor. Kazanalım ama hakkıyla kazanalım" şeklinde konuştu.

"BUGÜN HERKES HASAN ALİ'Cİ OLDU"
Geçen sezon bir maçta Hasan Ali'yi oyuna almasından dolayı ağır şekilde eleştirildiğini hatırlatan İsmail Kartal, "Ben Hasan Ali'yi oyuna alınca çok konuşulmuştu bu kararım. Bugün herkes bu futbolcuyu konuşuyor. Futbolda o gün ben antrenörüm, bir şeyleri düşünüyorum, rakibi tanıyorum, kafamda kurguluyorum. Sadece oyunu kurtarmak için hücum oyuncusu almanız gerekmez, bazen defans oyuncusuyla da kurtarabilirsiniz ama herkes bugün Hasan Ali'ci oldu. İnsanlar bir şeye nereden bakmak istiyorsa oradan bakıyor. Biraz öngörülüyüz. Hoşgörülü olmalıyız" sözlerini sarf etti.

"BEŞİKTAŞ'IN EN ÖNEMLİSİ TÖRE, SÜRPRİZ SOSA"
Fenerbahçe'nin Gökhan Töre'yi durdurması geretkiğini söyleyen Kartal, "Beşiktaş'ın en önemli, kilit oyuncusu Gökhan Töre. Sürpriz oyuncu ise Sosa olur. Oğuzhan sezona çok iyi başladı. Milli maçta da çok güzel gol attı, sakatlığı da atlatmış, yetenekli bir oyuncu. Topla yağ gibi kayarak seyir zevki veriyor, top ayağına yakışıyor ancak hep bir yerde kalıyor senelerdir. Önü açık bir oyuncu, biraz daha iki yönlü oynaması lazım. Top rakipteyken de katkı sağlamalı, fiziksel yönünü güçlendirmeli" şeklinde görüş belirtti.

"BEKLER DAHA FAZLA ÇIKMALI"
"Beşiktaş beklerini daha fazla öne çıkarmalı" diyen Kartal, "Fenerbahçe'nin bekleri ise açık gibi oynuyor. Beck daha dengeli oynuyor. Tosic, Beşiktaş'a geldikten beri Gençlerbirliği'ndeki ataklarını göremedik. Belki Şenol Hoca böyle bir oyun oynatıyor onlara, belki onlar kontrollü oynuyor. Mario Gomez çok fazla koşan pres yapan oyuncu değil ama ceza alanında son vuruş oyuncusu. Topu kolay kolay kaybetmeyen, koruyabilen oyuncu. Atıcı ve bağlantıcı bir oyuncu" ifadelerini kullandı.

Geçen sezonki oyun felsefelerinde beklerin ileri çıkmasının bulunduğunu belirten teknik adam, "Gelen rakipler zaten bekleyeceği için, oyunu bozmaya yönelik geleceklerini bildiği için çok adamla önde baskı kurmayı hedefliyorduk. Sürekli oyunun yönünü değiştirip, hataya zorlayarak, paslaşarak, kenar oyuncuları içeri sokarak, beklerini de katarak oynuyorduk. Kaleye yakın durup, çok fazla oyuncuları koşturmadan, dönen topları da alarak, bekleri oyunda tutmak istiyorduk. Geçen sene sadece şunu yaptık, sadece bir bek en ileri kadar gidince, diğeri yarım gidiyordu, biri yüzde yüz gidecek, öbürünün de ortada kalmasını sağlıyorduk. Hem dönüşü kolay, hem de ikinci toplara baskısı olabiliyordu kalan oyuncunun" dedi.

"FENERBAHÇE MÜCADELECİ, BEŞİKTAŞ ÜRETKEN"
Muhtemel 11'lere bakıldığında, Beşiktaş'ın orta sahasına göre Fenerbahçe'nin fiziksel üstünlüğünün bulunnduğunu ama sonuç alma açısından Beşiktaş'ın önde olduğunu belirten Kartal, "Beşiktaş daha üretken oyuncularla orta sahayı kurmuş ama topun kendilerine kalmasını, fiziksel mücadeleyi sağlamak isteyen Fenerbahçe. Pereira'nın bence ikinci bölgede bekleyip oyunu kitleyip, topu kazanınca önde Nani ve Markovic gibi hızlı oyuncularla sonuca gitme niyeti var" şeklinde konuştu.