Sulandırılmamış pop yapıyorum!
"Dokun Bana" şarkısıyla belleklerimize kazınan Gülhan, uzun bir aradan sonra yeni single çalışması "Kız Olmak Da Çok Zor" ile yeniden karşımızda...
Özge Mine SARIÇAM / HABERTURK.COM
osaricam@haberturk.com
Onu ilk 2001 yılında yayınladığı “Dokun Bana” şarkısıyla tanıdık. Parçanın o dönem yayınlanan Dokun Bana adlı yarışmada da kullanılması Gülhan’a ilgiyi iyice arttırmıştı. Bu küt sarı saçlı kadın, o güne kadar alışık olmadığımız türde bir pop tarzı benimsemişti. Zaman içinde büyüyüp müzik kültürüm geliştikçe, o yıllarda bana farklı gelen şeyin parçadaki eski tarz disko sound’u olduğunu fark ettim. 2000, 2004 ve 2006 yıllarında “En İyi Rock Kadın Şarkıcı” alanında ödüllere aday gösterilse de Gülhan "pop" yapıyordu. Sadece, Almanya’da büyümüş biri olarak Türkiye’ye göre farklı bir pop sound’u getirmişti. Ardından “Nereye Kadar” parçası ile de sevenleri arasındaki yerini sağlamlaştıran Gülhan oldukça uzun süredir ortalarda yoktu. Tam nerede bu kız demeye başladık ki “Kız Olmak Da Çok Zor” adlı yeni single parçası ile karşımıza çıktı. Sapsarı saçlarını koyu kumrala boyamış, tarzını da biraz değiştirmiş. Gülhan ve dünya tatlısı basın danışmanı Cem Aydınlı ile tavanı renkli şemsiyelerle kaplı şirin Falls in Galata’da buluştuk.
Uzun bir aradan sonra “Kız Olmak Da Çok Zor” parçası ile karşımızdasınız. Hayranların büyük ihtimalle albüm bekliyordu. Hayal kırıklığına uğramışlar mıdır?
Gülhan: Son albümümü 2005 yılında çıkardım, ilki de 1999’da çıkmıştı. 19-25 yaşları arasına 4 tane albüm sığdırdım. Onlarca röportaj, konser derken gerçekten yoruldum. Bir şekilde dengemi sağlayabilmek için uzaklaşmam gerekiyordu o yüzden bilinçli olarak bir mola verdim. 2008 yılında Almanya’da tamamen kendi şarkılarımdan oluşan Alman elektronik punk sound’una yakın bir albüm kaydettim ama bazı nedenlerle o albümden vazgeçtim. Son iki senedir bu şarkı üzerinde uğraşıyoruz. Sözleri ve bestesi Barış Orhun’a ait ama tamamen benim duygularımı yansıtıyor. Neden single olduğuna gelirsek, çok çabuk tüketen bir toplumdayız ve bir single çıkarıp sonra hiç ara vermeden birkaç ayda bir yeni bir single çıkarma taraftarıyım. Bundan sonra da böyle olacak. Artık hiçbir şekilde ara vermeyi düşünmüyorum. Bir yıl kadar sonra da o single’ları bir albümde toplayabilirim.
Peki bu arada neler yaptınız?
Gülhan: Tayland’a gittim, o kadar mükemmel bir yer ki... Toplam 9 ayım Tayland’da geçti. Sonra Almanya’ya dönüp arkadaşlarımla stüdyo çalışmaları yaptım. Arada bistrolarda çaldık, söyledik. Sonra bu şarkıyla geri döndüm.
“Dokun Bana”daki o eski disco sound’u “Kız Olmak Da Çok Zor” parçasında yok. Bu daha yeni dönem şarkılarına benzemiş.
Gülhan: Ben disco ve funk müziğin hastasıyım. Müzik dinlemeye rock müzikle başlamış da olsak, dinlemekten ve yapmaktan en fazla hoşlandığım müzik funk oldu. Ama dediğin gibi çağa da ayak uydurmamız gerekiyor. Ben kendim de eğlenmeye gittiğim zaman daha sert sound’u olan mekanlara gitmeyi tercih ediyorum.
“SULANDIRILMAMIŞ POP YAPIYORUM”
İlk çıktığınız zamanlarda rock şarkıcısı olarak lanse edildiniz ama pop parçalara yöneldiniz. Hangi tarza daha yakınsınız?
Gülhan: Ben kendimi bir tarzla sınırlamayı sevmiyorum. Çok güzel Türk sanat musikisi de okuyabilirim. Bence bir şarkıcı kendini tek bir kalıpla sınırlamamalı. Bütün kesimlere hitap etmeyen, sulandırılmamış pop yapıyorum. Maskülen bir duruşum olduğundan rock’çı sıfatını daha kolay yapıştırdılar ama ben iyi bir pop solisti olduğumu düşünüyorum.
“Dokun Bana” ilk çıktığında bu kadar ilgi çekeceğini biliyor muydunuz?
Gülhan: O dönem Sony müzikle çalışıyorduk ve albüm de Sony müzikten çıkmıştı. Aranjelerinin hepsi Almanya’da yapılmıştı. Ben funky, disco sound’unda bir şarkı istediğimi söylediğimde onlar da aynı frekanstaydılar zaten. Ben çok daha fazla ilgi görmesini istiyordum o şarkının. Ama şimdi dönüp baktığımda 14 sene olmuş ve 14 sene öncesine göre gerçekten de çok sağlam bir şarkı çıkarmışım. Ya çok ciddi noktalara gidecekti ya da hiç ilgi görmeyecekti diye bekliyordu herkes.
Peki son 8 yılda hayatınızda neler değişti?
Gülhan: Baktığım her rengin bambaşka bir renge de büründüğünü gördüm. 8 yıl çok uzun bir süre, o sıralar 24 yaşındaydım. Hayata karşı sorumluluklarım ve bilincim arttı. Ve ona göre yaşamaya başladım. Çok hassas bir ruha sahibim ve her şeyden çok kolay alınabiliyorum. O yüzden sekiz senede çok şey değişti ve bu soruya kısa bir cevap veremeyeceğim.
“ESKİDEN ALBÜM ÇIKARMAK BU KADAR ZOR DEĞİLDİ”
Ara verdiğiniz süre boyunca müzik sektöründe nasıl bir değişim olmuş sizce?
Gülhan: Her şey daha zorlaşmış. Eskiden de albüm çıkarmak zordu ama bu kadar değildi.
Ne gibi zorluklar yaşadınız?
Gülhan: Müzik piyasasında insan ilişkilerinin çok iyi olması gerekiyor. Sektörde belli başlı kurumlar ve isimler var. Onlarla dostluğunu güçlü tutman gerekiyor. Bu olmadığında işler senin için çok zorlaşıyor. Ben hiçbir zaman birilerine yalakalık yapmaktan hoşlanmadım. Kimse benim arkamı sıvazlamadı, hep kendi gayretlerimle bir şeyler yaptım. “Kız Olmak da Çok Zor” biteli 8-9 ay oluyor. Daha geçen hafta çıkarabildik. O dostluklar olmayınca her şey çok daha zor oluyor işte. Ama bundan sonra kendimi unutturmayacağım.
Kız olmak neden çok zor?
Gülhan: Sence neden? (Gülüyor…) Tabii biz bu şarkıda kadının toplumda çektiği zorluklara değil de her kadının eşiyle, sevgilisiyle her ay yaşadığı sıkıntılara değindik. Belirli dönemlerde kadınlar gergin olur. Bu “Üstüme gelme, sinirliyim” diyen ve kendine daha geniş bir alan isteyen kadının şarkısı. Sevgilisinden biraz daha geniş bir alan isteyen kadının şarkısı.
Diğer şarkılarının da tarzı bunun gibi mi olacak?
Gülhan: Mutlaka elektronik öğeler olur ama hepsi öyle olmayadabilir. Modernize edilmiş bir sanat müziği albümü de yapmak istiyorum. Ama ondan önce planlarımda akustik bir albüm yapmak var. Kesin olan tek şey funk öğelerle bezenmiş parçalar olacağı.
Bu aralar en çok kimleri dinliyorsun?
Gülhan: Daft Punk’ın son albümüne bayıldım. Sürekli onu dinliyorum. Bir de Latin müziklerine merak saldım.
“TEKLİFLERE AÇIĞIM”
Canlı performanslar nasıl devam ediyor?
Gülhan: İki senedir hiçbir yerde sahne almadım ve en çok özlediğim şey de o oldu. Orkestram hazır, en kısa sürede de başlamak istiyorum. Bütün tekliflere açığım.
Bir de çok güzel yemek yaptığınızı duydum. En güzel yaptığınız yemek?
Gülhan: Pilavlarım, dolmalarım güzeldir. Arkadaşlarıma yemek yapmayı, yedirmeyi severim. Bir gün sana da yaparım.
Bizim bilmediğimiz nasıl huyların vardır?
Gülhan: Buna Cem cevap versin bence.
Burada söze, geçen sene Mercan röportajı vesilesiyle tanıştığım dünya tatlısı basın danışmanı Cem giriyor...
Cem Aydınlı: Gülhan çok nettir. Hiçbir egosu yoktur. Her zaman düşüncelerini çok açık dile getirir ve arkadaşlarını hep yanında ister. Ben çok uzun yıllar sanatçılarla çalıştım ve dostluklarını da bilirim. Gülhan çok başkadır, gerçek bir dosttur. Bu arada çok güzel Türk sanat müziği söyler.
Gülhan: Ben kendime kedi çobanı diyorum. Evde dört tane kedim var. Kendi çocuğum olsa o kadar ilgilenebilirdim.