TBMM Başkanı Kurtulmuş, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşında Kadın Kahramanlar Sergisinde konuştu
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Türk kadınının geldiği yeri yeniden düşünmek, daha büyük hedefleri ortaya koymak, kadın-erkek yan yana ortak milli hedeflerimizle buluşarak, özellikle Cumhuriyet'imizin ikinci yüzyılında, Türkiye Yüzyılı olarak adlandırdığımız bu yüzyılda çok daha güçlü bir Türkiye'yi kurmak için hep beraber mücadele edeceğiz." dedi.
ABONE OLKurtulmuş, Meclis Şeref Holü'nde, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı'nda Kadın Kahramanlar Sergisi'nin açılış programına katılarak davetlilere hitap etti.
Serginin hazırlanmasında emeği geçenlere teşekkür eden Kurtulmuş, serginin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü öncesinde açılmasının da önemine işaret etti.
Serginin konusunun herkese ilham verdiğini ifade eden Kurtulmuş, "Türkiye'nin kuruluşunda büyük emeği geçen, milli bağımsızlık mücadelemizin görünmez kahramanları olan; bütün cephelerde, Kurtuluş Savaşı'mızda, Birinci Dünya Savaşı'mızda en az erkekler kadar güçlü bir şekilde var olan; bağımsızlığımızın kazanılmasında büyük emekleri, katkıları olan Cumhuriyet'in kurucu kadınlarını saygıyla, minnetle, şükranla yad edeceğimiz bir sergiyi açıyoruz." ifadesini kullandı.
Türk kadınının gösterdiği fedakarlıkları ve kahramanlıkları anarken ilham almanın önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, şunları kaydetti:
"Bu sergide ortaya konulan objelerin her birinin dili olsa anlatsa, nice büyük hikayelere sahip olan objelerdir. En zor şartlarda 72 düvelin üzerimize çullandığı, Anadolu topraklarının önemli bir kısmının işgalciler tarafından işgal edildiği günlerde yılmadan, korkmadan, geri adım atmadan, ortak hedeflerinden vazgeçmeden bağımsızlık ruhuyla vatanına, bayrağına, inancına ve toprağına sahip çıkan bir ulusun en görünmez kahramanları da Kurtuluş Savaşı'mızın kadınlarıdır. Her birisi büyük destanlar yazmış, hepimizin bildiği hikayeleri ortaya koymuş, gerçekten kahramanlığın nasıl olabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Eğer onların cesareti olmasaydı, savaş meydanlarında bir asker olarak, cephe gerisinde bir yardımcı personel olarak, yeri geldiği zaman hemşire, yeri geldiği zaman çok otoriter bir şekilde insanları toplayıp yönlendiren komutan olarak onlar bu işin içerisinde olmasaydı belki İstiklal Harbi'mizde bu büyük başarılar ortaya konulamayabilirdi."