Tek silindirli yeni bir soluk, Hypermotard 698 mono
Ducati, İtalya'nın motosiklet tutkusunu ateşleyen efsanevi markası, Hypermotard 698 Mono ile sınırları bir kez daha zorluyor. Bu motosiklet, markanın yarış DNA'sını sokaklara taşıyan, hafif, agresif ve hiperaktif bir başyapıt. Dünyanın en güçlü tek silindirli motoru Superquadro Mono ile donatılan Hypermotard 698 Mono, sadece bir motosiklet değil, aynı zamanda bir performans manifestosu. Şehirde kıvrak, pistte vahşi, dağ yollarında ise adeta bir dansçı. Dört farklı sürüş modu, üst düzey elektronik paketi ve minimalist ama çarpıcı tasarımıyla bu motosiklet, hem acemi sürücüler hem de deneyimli pilotlar için safkan bir supermoto deneyimi sunuyor.
ABONE OLDucati Hypermotard 698 Mono, eğlenceyi yeniden tanımlıyor ve seni her Ducati, motosiklet dünyasında yenilikçi tasarımları ve performans odaklı modelleriyle tanınan bir marka olarak dikkat çekiyor. Hypermotard 698 Mono, bu geleneği tek silindirli bir supermoto ile sürdürüyor. Dünyanın en güçlü tek silindirli süpermotosu olarak tanıtılan Superquadro Mono ile donatılan bu motosiklet, hafif yapısı, gelişmiş teknolojisi ve çevik sürüş dinamikleriyle dikkat çekiyor. Şehir içi kullanım, virajlı dağ yolları ve hatta pist deneyimi için tasarlanan Hypermotard 698 Mono, hem yeni başlayanlar hem de deneyimli sürücüler için iddialı bir seçenek. Ancak bu motosiklet, her özelliğiyle kusursuz mu? Bu incelemede, Hypermotard 698 Mono’nun teknik özelliklerini, sürüş deneyimini, artılarını ve eksilerini detaylı bir şekilde ele alıyoruz.
Hypermotard 698 Mono’nun en dikkat çekici özelliği, Superquadro Mono motoru. Panigale 1299’un 1285 cc’lik Superquadro motorundan türetilen bu tek silindirli motor, 77.5 beygir gücü üretiyor ve 10,250 devirde maksimum performansına ulaşıyor. Opsiyonel yarış egzozuyla bu güç 85 beygire kadar çıkabiliyor. Alüminyum silindir liner, titanyum emme valfleri ve magnezyum motor kapakları gibi üst düzey malzemeler, motorun yüksek devirli performansını destekliyor. Bu özellikler, Hypermotard 698 Mono’yu tek silindirli motosikletler arasında bir referans noktası haline getiriyor. Ancak yüksek devir odaklı yapısı, düşük devirlerde biraz sarsıntılı bir sürüş hissi yaratabilir, bu da özellikle şehir içi düşük hızlarda dikkat gerektiriyor.