Gazete Habertürk'ten Esan Evran'ın yazısına göre, patronların, ürün geliştirenlerin, hizmet sektörünün, herkesin dilinde bir Y kuşağıdır gidiyor. İşveren, onlarla çalışmanın zorluklarından bahsediyor, perakendeci, değişen tüketim alışkanlıklarından dem vuruyor. Herkes bu kuşağı anlamaya çalışıyor. Önce kısa bir hatırlatma, Y kuşağı derken neyi kastediyoruz?

Y nesli, 1980-1999 arası doğanlar. Y neslinin en yaşlısı 37, en genci ise 18 yaşında. Bağımsız olmayı seviyorlar, özgürlüklerine düşkünler. Kuralları sorguluyor, mesai saatleriyle kısıtlı bir iş hayatını kabul etmek istemiyorlar. Aşırı bireyci ve otorite tanımamakla tanınıyorlar. Ülkemizin yüzde 35’ini oluşturdukları söyleniyor, yani 27 milyon kişi. Elimde bir derleme var. Y kuşağının öldürdüğü sektörlere ilişkin.

Derleme yabancı kaynaklardan, ancak söz konusu olan Y kuşağı olunca her veri Türkiye’ye de uyarlanabilir çünkü onlar tüm değerleriyle yerelliği reddedip global düşünen bir nesil. Araştırma diyor ki: “Y kuşağı alışkanlıkları ve yeni hayat tarzları ile peçeteden restoran zincirlerine, bazı işkollarından geçmişte yaygın olan sporlara kadar birçok sanayiinin sonunu getiriyor. Bu kuşağın kendilerinden önceki nesillerden bu denli farklı tercihlerde bulunmasının birçok karmaşık nedeni var. Daha az finansal istikrar, ekonomik durgunluk, büyümenin etkileri, sosyal medya ve internetin hayatımızın içine girişi gibi etkenler onları bugünkü hale getirdi.”

EV SAHİBİ OLMA HAYALLERİ YOK, MISIR GEVREĞİNİ ZAHMETLİ BULUYORLAR

Değerli mücevherler heyecan vermiyor: Sahip olmaktan çok deneyim yaşamayı tercih eden Y kuşağı, pahalı mücevherler almak yerine aynı parayla çok sevdiği bir grubun yurtdışındaki konserine gitmeyi tercih ediyor.

Sağlıklı beslenme: Yeni nesil daha hızlı, eve servis yapan yemekleri tercih ederken, bunların sağlıklı olmasını da önemsiyor. 

Kağıt peçete: Yeni nesil kâğıt peçetedense kâğıt havluyu daha fazla tercih ediyor. Bir araştırma tüketicilerin yalnızca yüzde 56’sının son 6 ayda peçete satın aldığını ortaya çıkarırken, yüzde 86’sı ise peçete yerine kâğıt havlu almayı tercih etti. Kâğıt havlunun tercih edilme nedeni peçeteden daha sağlam ve daha çok alanda kullanılabilmesi yanında yeni neslin yemeklerini daha çok dışarda yemesi.

Mısır gevreği: Geçmişte kahvaltıların en çok tercih edileni olan mısır gevreği de artık popüler değil. Yedikten sonra temizleme gerektirdiği ve hareket halindeyken tüketilemediği için modası geçen mısır gevreğinin yerini, daha az temizlik gerektiren ve yolda ve otomobilde rahatça tüketilebilen mini sandviç ve yoğurt aldı.

Golf: Son dönemde gözden düşenlerden biri de golf. Bir önceki nesil tarafından çok sevilen golf sporu yeni neslin ise favorisi olmaktan uzak. Artık golf yerine tercih edilen butik fitness salonları nedeniyle golf firmaları da yatırımlarını golf sahalarından bu alana çevirdi.

Motosikletler: Kendilerinden önceki nesillerle karşılaştırıldığında motosiklete olan ilgisi oldukça düşük.

Ev sahibi olmak: Artık ev sahibi olmak geçmişte olduğu kadar önemli değil. Hayat tarzındaki değişimler, sıkı kredi politikaları, geç yaşlarda gerçekleşen evlilikler gibi nedenlerden dolayı kimse ev almak istemiyor.

Light yoğurt: Y kuşağının tercihleri özellikle Light yoğurt konusunda firmaları zorda bıraktı. Protein kaynaklı yiyeceklerin yeni nesil tarafından düşük kalori ve düşük yağ oranlı ürünlere göre daha fazla tercih edilmesi ve tüketim söz konusu olduğunda daha bilinçli olmaları bu farkı yarattı.

Kalıp sabun: 2015-2016 arasında kalıp sabun satışları -aynı dönemde duş ve banyo ürünlerinin satışı artarkenyüzde 2.2 düşüş gösterdi. Y kuşağının yüzde 48’i kullanımın ardından kalıp sabunun üzerinde mikrop kaldığını düşünüyor ve tercihini bu üründen yana kullanmıyor.

Çamaşır yumuşatıcısı: Yurtdışında yapılan bir araştırmaya göre 2007- 2015 arası çamaşır yumuşatıcısı satışları yüzde 15 oranında düşüş gösterdi. Düşüşün nedeni yeni neslin ürünün ne işe yaradığını bile bilmemesi.

Bankalar: Dijitalleşen bu nesil artık banka şubelerini daha az ziyaret ediyor.

Departmen store’lar: Çok katlı mağazalar da Y kuşağının tercih etmediği mağaza zincirleri arasında. Bunun yerine modaya hızlıca ayak uydurabilen markalar hayatta kalıyor. Bu değişimin ardında yine yeni neslin yeni restoranlar ve seyahat gibi kendilerine deneyim kazandıracak harcamalara bütçe ayırırken pahalı giyimden uzak durmaları yatıyor.

HERKES BU KUŞAĞI ANLAMAYA ÇALIŞIYOR

Odgers Berndtson’ın 10 yıldır global düzeyde yürüttüğü sosyal sorumluluk programı “CEO for a day – Bir gün CEO” Türkiye’de de başladı. Aralarında Sabancı Holding, Fiba Holding, Kale Grubu, Zorlu Holding, Borusan Holding, Akkök Holding gibi Türkiye’nin 15 kurumunun lider ve CEO’larının bulunduğu “Bir gün CEO” programı, geleceğin lider adaylarını belirlemek ve kuşaklar arasındaki iletişimi kuvvetlendirmek için tasarlandı. Geçtiğimiz hafta programın lansman toplantısı öncesi bir grup CEO ile bir araya geldik. Ve Y kuşağı ile ilgili gözlemlerini dinledik.

Ömer Yüngül (Zorlu Holding): Ben Y kuşağını bir ayağı bağlı azgın boğalara benzetiyorum. Kesemiyoruz o bağı. O bağı kessek belki birkaç boynuz darbesi yeriz ama iyi de olur. Onların alışkanlıklarını iyi analiz edemeyenlerin iş planları da başarısız olacak. Hakan Ateş (Denizbank) Y kuşağı özgürlüğüne düşkün. Cuma günleri serbest kıyafete geçtik, çünkü bu uygulama işe sadakat için önem taşıyor. Ahmet Dördüncü (Akkök) Kurumsal hayata özenmiyorlar. Çoğu kendi işini kurma peşinde. Onlarla bir arada olmak hem onlar hem bizler için deneyim.