Yağmurun başkenti Londra!
Londra, eğlencenin, sanatın, kendine özgü giyimin, çok kültürlülüğün ve yağmurun başkenti. New York kadar uzak, Paris kadar romantik değil. Ama isterseniz burada hem New York'un kalabalığını ve gece hayatını hem de Paris'in romantizmini yakalayabilirsiniz
YAPMADAN DÖNMEYİN
Heja Bozyel, HT Cumartesi'de Londra'yı kaleme aldı. Hem görevini yerine getiren bir turist hem de Londra’nın yerlisi gibi olmanız için gitmeniz gereken yerler şöyle: Ünlü saat kulesi Big Ben, İngiliz parlamento binası Westminster, dünyanın en büyük dönme dolabı London Eye, önünden kuyrukların eksik olmadığı mumya müzesi Madame Tussaud’s ve inanılmaz çeşitlilikteki diğer müzeler, tiyatro mabedi Shakespeare’s Globe, muhteşem park Kew Gardens, konuşmacılarıyla bilinen Hyde Park, içinde 12 bin hayvan barındıran London Zoo’nun olduğu Regent’s Park, spor ve müzikseverlerin iyi bildiği Wimbledon Stadyumu, iki bin yıllık London Bridge, VIII’inci Henry’nin aşk evi Hampton’s Court, Kraliçe’nin doğduğu ve Prenses Diana’nın yaşadığı Kensington Palace, İngiliz tarihinin en kanlı olaylarına şahitlik etmiş London Dungeon...
- Camden Town’da satılanlar dükkanların kendileri kadar renkli.
Tüm bunlar turistlerin olmazsa olmazları. Şehre tepeden bakan bir sarayın önünde, Alexander Palace’ta, açıkhavada buz pateni yaparak ritüelleri tamamlayın. Sonra gerçek Londra’yı görmek için yola koyulun. Covent Garden’da gezin ya da trene atlayıp Paddington’a gidin. Soho’da gözünüze kestirdiğiniz bir lokantada açık büfe Çin yemeği tadın. Camden Town’da plakçıları dolaşın. Günlerden pazar ise Camden’da genelde etnik eşyalar bulacağınız standlar da yerini almıştır, hiç çekinmeden hepsini kurcalayabilirsiniz..
- Notting Hill’deki Portobello Caddesi bir antika cenneti.
HESAPLI İPUÇLARI
Sadece alışveriş yapmak için üç günlüğüne Londra’ya gidenleri duymuşsunuzdur. Eğer bir kez Londra sokaklarında dolaşmış ve alışveriş yapmışsanız onları yadırgamazsınız. Türkiye’de yüzlerce liraya satılan giysileri, aksesuarları üçte bir fiyatına alınca kârâ geçmiş oluyorsunuz. Buna rağmen, evet maalesef Londra dünyanın en pahalı şehirlerinden biri. Bunu yaratan en büyük faktör, mükemmel işleyen ulaşımın pahalılığı. Yemek konusunda da, nerede yediğinize göre değişen el yakma halini fark edeceksiniz. Yine de lüksten ve önyargılardan vazgeçtiğiniz, turistik olmayan küçük restoranlara, kafelere gittiğiniz takdirde hesaplı ve leziz yemekler yiyebilirsiniz. Ulaşım konusunda tavsiyem, bir adet Oyster Card edinmeniz. Akbil gibi para yüklenerek çalışan Oyster Card’ı her araçta kullanabilir, içinde kalan bakiyeyi sonraki Londra seyahatinize saklayabilirsiniz.
- Londra’nın farklı semtlerindeki renkli evlerin biblolarını satın alabilirsiniz.
AKLINIZDA BULUNSUN
Londra’ya giderken mevsime, meteorolojiye bakmadan yanınızda şemsiye ya da yağmurluk alın. Şehir merkezine otomobille girmek ücrete tabi, eğer otomobil kiralayacaksanız bunu unutmayın. Londra’nın simgelerinden olan karışık metro ağı gözünüzü korkutmasın, hangi istasyonda ineceğinizi biliyorsanız işiniz çok kolay. Görevliler de yardım ediyor. Ancak, iş çıkışı saatlerinde kalabalığa karışmayın. En önemlisi, yola çıkmadan evvel mutlaka gideceğiniz metro veya otobüs durağını internetten kontrol edin. Olası yol çalışmaları, grevler, kazalar gününüzü mahvetmesin. Belediyenin web sitesi sürekli olarak güncelleniyor. Özellikle semt pazarlarında çantanıza, cüzdanınıza çok dikkat edin. Gece çıkacaksanız metro ve otobüsü geç saatlerde bulamayacağınızı bilin. Gece otobüsleri sabaha kadar çalışır, ama bu otobüslerde bolca sarhoş ve evsiz bulunur. Yani yolculuğunuz ya çok rahatsız edici ya da çok eğlenceli geçecektir. Uzağa gitmeyecekseniz iyisi mi bisiklet-taksilere binin, zaten sürücülerinin çoğu Türk. Müzelere girerken kuyruk beklememek ve indirimlerden faydalanmak için internet üzerinden ‘pass card’ alabilirsiniz.
- Londra’nın simgeleri, çift katlı kırmızı otobüsler ve ünlü Big Ben.
GECE IŞIKLARLA HİPNOTİZE OLUN
Londra gündüz de göz kamaştırıcı ama gece olduğu kadar değil. Tek yapmanız gereken, şehir merkezi olan West End’e gitmek. Picadilly Circus, Trafalgar, Soho ışıl ışıl olur güneş gidince; nereye bakacağınızı şaşırırsınız. Thames Nehri’nin kıyısında ünlü London Eye da sade ve şık bir ışık ziyafeti sunar.
- Kensington Sarayı’ndaki Kraliçe Victoria heykeli.
GÖRMEK İÇİN 5 NEDEN
1. Müze ve sergi gezmeyi seviyorsanız Londra bir cennet. Hem yeni sanatçıları keşfetmek hem de ustaların işlerini görmek için ideal.
2. Eğer modaya düşkünseniz, yeni trendlerin kokusunu almak için Oxford, Covent Garden, Soho, Picadilly, Brick Lane civarlarında gezinin.
3. Londra’daki gece kulüplerinin girişinde çok sıkı bir giyim-kuşam kontrolünden geçeceğinizi unutmayın.
4. Londra’ya gezmeye ve alışverişe giden Türkler’in en sevdiği adresler; Oxford’daki Marks & Spencer, Harrod’s ve Alexander Palace.
5. Cats, Phantom of the Opera, Hairspray gibi kült bir müzikal ya da Jude Law’un oynadığı Hamlet gibi popüler bir oyun izlemek için Londra biçilmiş kaftan.