Yangın Kulesi’nde bir gece
"Orada 1 Gece" için bu sefer İstanbul Üniversitesi'nin rektörlük binasında ve Beyazıt Yangın Kulesi'nde kaldık. Başta her şey güzeldi ama rüzgâr başlayınca işin rengi değişti...
ABONE OLDünyada ve ülkede yaşanan terör olayları “Orada 1 Gece” projemizi de baltaladı. Gideceğimiz yerlerin kapıları bir bir kapandı. Toplantı masasında Sema, Emin ve ben kara kara düşünürken aklımıza İstanbul Üniversitesi geldi; Yangın Kulesi! Fotoğraflarımızı çeken Mert dahil hepimiz İstanbul Üniversitesi öğrencisiyiz; hem de gazetecilik bölümü mezunu... Aynı binada birbirimizi bulamadık ama yıllar sonra iş arkadaşı olduk. “Her şeyi başa saralım” dedik ve izin almak için yola koyulduk. Hiç de zor olmadı; Rektörlük Basın Danışmanı Ergun Yolcu ile İstanbul Üniversitesi Basın Departmanı Sorumlusu Mesut Aytekin sağ olsun.
Bir çarşamba akşamı Beyazıt’taydık, her şey kuleye kadar iyiydi... İlk önce 150 yıllık rektörlük binasını didik didik gezdik. Eskiden saraymış, şimdi önemli konferanslar ve doktora dersleri veriliyor. Şaşaalı konferans salonunu boş bulunca o büyük koltuklara oturmadan edemedik. Doktora Odası’nda II. Abdülhamid’in elleriyle yaptığı bir kütüphane var. Kütüphanenin içinde hiç kitap yok. Modeli de bir konak şeklinde olduğundan ıssız, terk edilmiş bir konağa benziyor...