Devrim otomobilini ilk kez fotoğraflayan gazeteci o günleri anlattı
Cumhuriyet'in 38'inci yılında 4,5 ay gibi kısa bir sürede üretilen Devrim'in bir başka hikayesini, Eskişehir'de otomobilleri yapım aşamasında ilk kez fotoğraflayan gazeteci Rıdvan Uysal anlattı
'Yav kardeşim ben müdürden izin istedim, vermedi bende geldim' dedim. Fakat o arada başıma gelecekleri bildiğim için, makinedeki filmi çıkartıp çorabımın içine soktum. İkinci boş filmi de makineye taktım. Bir an evvel de oradan gitmek istiyorum ama etrafımı sardılar. Müdüre haber vereceklerdi. 'Ya müdüre haber vermeyin, adamla aramız iyi, kötü olmasın. Tamam, ben çektiğim filmi size teslim edeceğim' dedim. Ne olur olmaz diye filmi makineden çekerek çıkarttım. Zaten boş film, yanmış oldu. Ben geldiğim yerden çıktım ve hiç arkama bile bakmıyorum. Hemen tren garına geldim. O anda da tesadüfen İstanbul'a tren var.
Atladım trene, İstanbul'a geldim Haydarpaşa'da inip karşıya geçtim. Hemen bir taksiye bindim, doğru gazeteye. İç eriye bir girdim. Nasıl bağırışıyorlar biliyor musun? Hemen aldılar filmi ve filmler cillop gibi. Ertesi gün gazetede manşet, 'Kendi otomobilimizi biz yapıyoruz, adı da Devrim.' Ortalık birbirine girdi, bütün gazeteleri atlattım.
Ama o haber çıktı, kıyamet koptu kardeşim. Ankara ayaklandı. 'Kimse duymasın' denildi. Ben korkumdan İstanbul'dan geri gelemedim. 3 gün İstanbul'da kaldım. 4. gün buraya geldim. Baktım ki ses seda yok, ama tabi Cern Atölyesi bana kapandı" şeklinde konuştu.
Devrim, Cumhuriyet'in 38. yılında biri siyah, biri de beyaz olmak üzere 4,5 ay gibi kısa bir sürede Eskişehir Demiryolu Fabrikaları'nda üretildi. Bu iki otomobil, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı törenlerine yetiştirilmesi için 28 Ekim akşamı Eskişehir'den buharlı trenle Ankara'ya doğru yola çıkarıldı. Tren sabaha karşı Ankara'ya ulaştı. İki Devrim otomobili o zamanlar Sıhhiye semtinde bulunan Ankara Demiryolu Fabrikası'na indirildi.
Manevra imkanı sağlamak için depolarına yalnızca birkaç litre benzin kondu. Asıl ikmal sabahleyin Sıhhiye'deki Mobil Benzin İstasyonu'ndan yapılacak, sonra da Meclis'e gidilecekti.
29 Ekim sabahı, Devrimler motosikletli oldukça kalabalık bir trafik ekibinden oluşan eskortun arasında yola çıktı. Çıktı ama, eskorttakiler, benzin alma işinden haberleri olmadığı için, Mobil'e uğramadan yola devam ettiler. Meclis'in önüne gelindiğinde durum anlaşıldı, acele getirilen benzin beyaz arabaya kondu.
Siyah arabaya konacağı sırada ise Cemal Paşa Meclis'in önüne gelmiş ve Anıtkabir'e gitmek üzere siyah Devrim otomobiline binmişti. Yola çıkıldı. Fakat 100 metre kadar sonra motor öksürerek durdu. Cemal Paşa'nın "Ne oluyor ?" sorusuna direksiyondaki Yüksek Mühendis Rıfat Serdaroğlu, "Paşam, benzin bitti" cevabını verdi. Paşa'dan özür dilenerek beyaz Devrim'e geçmesi rica edildi. Buna uyan Cemal Paşa Anıtkabir'e bu otomobil ile gitti.
Ertesi gün bütün gazetelerin söz birliği etmişcesine, "100 metre gidip bozuldu" başlığını attıkları siyah Devrim, aynı gün Hipodrom'daki geçit törenine katılıyor, ne bundan, ne de Cemal Paşa'nın Anıtkabir'e bir başka Devrim otomobili ile gittiğinden söz ediliyor; yalnızca haber, yorum ve fıkralarda harcanan bunca paranın boşa gittiğinden dem vuruluyordu.
Oysa aynı yıl Tarım Bakanlığı bütçesine konmuş bulunan "At neslinin ıslahı" için 25 Milyon TL ödenek ve sonucundan kimse söz etmiyordu. Bunun üzerine ise Türkiye'nin ilk yerli otomobili Devrim'in seri üretimi başlamadan bitmişti.
Öte yandan 1961 yılında 4 adet üretilen Devrim otomobillerinden sadece birisi günümüze ulaştı. Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayi A.Ş. (TÜLOMSAŞ) Eskişehir bahçesinde, özel olarak yapılan camlı garajda muhafaza edilen Devrim otomobili halen çalışır durumda bulunuyor.
Unutulmayan Devrim'i son 7 yılda yaklaşık 253 bin kişi ziyaret ederken, bu yılın ilk 10 ayında ise ziyaretçi sayısı 50 bin kişi olarak kayıtlara geçti. (iha)