Nükleer füze üssünde ajan, köpeğe yakalandı
ABD'nin İzmir'de nükleer füze rampaları kurmasının ardından "hedef ülke" olan Sovyetler Birliği'nin bölgeyi yakından izlediği, iki beceriksiz casusluk girişimiyle anlaşıldı
SEÇKİN ÜREY
HABERTÜRK’ün duyurduğu, İzmir Çiğli’ye 1961-63 yılları arasında yerleştirilen ve komutası Türk ordusuna verilen İbrahim 2 kod adlı nükleer başlıklı Jüpiter füzeleri, Türkiye’de günün konusu oldu.
Haberi okuyunca gazetemize ulaşan bir okurumuz, “nükleer operasyon”la ilgili bazı detayları anlattı ve 1961 yılında İbrahim 2’lerin Türkiye’ye getirilip yerleştirilmesinde görev alan Amerikalı George L. Smith’in öyküsü ortaya çıktı.
19 YAŞINDAKİ ABD’LİNİN ANILARI
O sıralarda 19 yaşında olan Smith, Türkiye’de geçirdiği bir yıla ait anılarını araştırmacıların hizmetine sunmak için derlemiş.
Smith’in anılarına göre nükleer füzeler, hedefe kilitlendiği Rusya’nın da yakın takibindeymiş. Hatta füzelerin konuşlu olduğu alanda bir Bulgar casusu yakalanmış.
Daha sonra, Çiğli’de alçaktan uçuş yapan bir Rus casus uçağı düşmüş, enkazdan füze üssünün fotoğrafları çıkmış.
Bu ilginç olaylar, Smith’in anılarına da yansıyor:
Her ne kadar köylüler füzelerin ne olduğunu sorduklarında şakayla karışık “minare” oldukları yanıtını alsalar da açığa yerleştirilen füzeler, anlayanların dikkatini çoktan çekmişti. Smith’in dahil olduğu ekip, rampaların yakınında kurulan çadır ve karavanlarda kalıyordu.
Bir mutfakları ve sosyal yaşam çadırları vardı. Mutfak çöpleri nedeniyle kamp, köpeklerin uğrak yeri olmuştu.
Bir süre sonra beğendikleri köpekleri düzenli beslemeye başladılar. Köpekler mutfağın çevresinden ayrılmıyordu.
BULGAR CASUS NASIL YAKALANDI?
Bir gece köpekler mutfağın arkasında çok fazla gürültü yaptı. Bakmaya gidildiğinde köpeklerin çöp tenekelerinin arasına saklanmış bir adama havladığı görüldü.
Nöbetçilere haber verildi ve adam yakalandı.
Adamın sorgusuna katılan Amerikalılar, Smith ve ekibine onun Bulgar ajanı olduğunu anlattılar.
Smith, anılarında bir gün fırlatma rampalarının üzerinde alçak uçuş yapan bir uçaktan da bahsetti. Smith, olayın yaşandığı sırada radyofon ve telsizde görevli olduğu için gelişmeleri oradan dinlediğini aktarıyor anılarında:
‘TELSİZLER HİÇ SUSMUYORDU’
“Telsizler hiç susmuyordu. Uçağın Çiğli üzerinde düştüğünü söylediler. İçinden füzelerin ve rampaların çok iyi resimleri çıkmış. Bulgaristan’dan kalkmış bir Sovyet uçağıymış. İyi resim çekebilmek için gündüz uçak göndermelerinin delilik olduğu söyleniyordu.”
19 yaşında Türkiye’ye geldi
ABD’nin Pennsylvania Eyaleti’nde yaşayan George L. Smith, bir Amerikan subayının oğluydu. 1961 yılında babasının tayini Türkiye’ye çıktığında yeni lise mezunuydu. Babasıyla gelmeye karar verdi. İzmir’deki ilk günlerinde şehri keşfettikten sonra bir gün babasının komutanından füzeleri Türkiye’ye yerleştirme ihalesi alan Chrysler’in Amerikalıları da işe aldığını duydu, başvurdu. Bir teknik bilgisi yoktu ama 10 parmak daktilo bildiği ve yaşı genç olduğu için basit işlerde kullanılabileceği düşünülerek işe alındı. Fotoğrafa meraklıydı. Dia çekebilen bir makine aldı. Fırsat buldukça da füzeleri görüntüledi.
Nükleer füzeyi kurşunlayan asker dayakla nasıl yaptığını anlattı
George L. Smith, önceki günkü haberimizde duyurduğumuz “füze motorunda kurşun izi”nin detaylarını da anılarında anlatıyor:
“Füzelerden birinin yerleştirmesini tamamlamıştık. Füze motorunun bakımından sorumlu teknisyen, her sabah motorun muhafazasını kontrol ederdi. Elini metalin üzerinde gezdirirken, bir tuhaflık fark etti.
Muhafazada kurşun deliğine benzer bir delik oluşmuş ve sigara kâğıdına sarılı sakızla tıkanmaya çalışılmıştı. Herkes şok içindeydi. Kurşunun füze motorunun itiş kuvvetini sağlayan bölümüne kadar ilerlediği anlaşıldı.”
NÖBET DEĞİŞİMİNDE
Smith şöyle devam ediyor: “Hemen soruşturma başlatıldı. Bir Türk subayı nöbet tutan askerlerle geldi. Hepsine kimin silahının ateş aldığını soruyordu. Bir askerin önünde daha fazla kaldı. Cevabını beğenmemişti. Askerin ayağına sertçe bastı. Acıttığını görüyorduk. Asker itiraf etti. Nöbeti devrederken, doldur-boşalt işlemi sırasında silah yanlışlıkla ateş almış. O asker uzaklaştırıldı. Füze söküldü, başkası monte edildi.”
Füze rampasını monte edip geneleve gittiler
George Smith, kurulmasında görev aldığı füze rampasının yakınında, adını hatırlayamadığı bir kasabadaki genelev anısını da hatlarına ekledi:
“İngiliz aşçımız, biz bakir gençlere ilk deneyimlerini yaşatmayı kendine görev edinmişti. Bir akşam Dodge Power modeli bir kamyona doluşup geneleve gittik. Kadınlar çok çirkindi. Ben bir şey yapmadım. ABD’de o zaman böyle yasal genelev bilmiyorduk. Kadınlar sürekli sağlık kontrolünden geçiriliyormuş. O sırada ABD’de bilinen ama Türkiye’de bilinmeyen bazı cinsel suçların bu sayede gerçekleşmediği yorumu yapmıştık.”
‘Nükleer köy’ şaştı kaldı
Mehmet İNMEZ/AHT
Türkiye’nin ilk nükleer başlıklı füzelerinin 2 yıl boyunca İzmir Çiğli’de olduğunun ortaya çıkması bölgede yıllardır yaşayan köylüleri şaşırttı. Hava üssüne yakın olan Sasalı Köyü’nde yaşayanlardan füzeleri hatırlayanlar çıkmadı. 1980’e kadar 3 dönem Sasalı Belediye Başkanlığı yapan 79 yaşındaki Ahmet Karasarı, füzeleri hiç duymadığını söyledi.
‘HİÇ DUYMADIM’
Belediye başkanlığı döneminde hava üssünde bulunan Amerikan ve İngiliz subaylarının sık sık ziyarete geldiğini belirten Karasarı, “Bizim aile 150 yıldır Sasalı’da oturuyor. Ne babam, ne dedelerim hava üssünde füze bulunduğunu söyledi. Tabii ben de başkanlığım döneminde hiçbir yetkiliden ve köylülerden duymadım. İyi ki füzeleri götürmüşler, füzenin adı bile korkutucu” dedi.
‘DUYDUM, İNANMADIM’
Hava üssüne yakın tarlası olduğunu söyleyen 80 yaşındaki Yaşar Erdinç de “Üssün yanında benim tarlam vardı ve her gün tarlaya gidiyordum. Orada çalışan bir akrabam, füze olduğunu söylüyordu, inanmıyordum. Demek ki gerçekmiş” dedi.
KÖYLÜLER NE DEDİ?
İrfan Aydın: 65 yaşımdayım. Hiç füze görmedim.
Ayhan İzmir: Amerikalılar getirmiştir. İyi ki götürmüşler.
Mehmet Emin Gündüz: Dedelerimizden füze saklandığını duymadım. Başka yerde saklanmıştır.