Tekstil tasarımı okuduktan sonra mezu olur olmaz 2 yıl Donna Karan’da tasarımcı olarak çalıştınız. Ardından Türkiye’ye dönerek kendi markanızı yarattınız. Yurtdışında böylesine bir başarıya imza atmışken Türkiye’ye dönmeye nasıl karar verdiniz?

Benim için gerçekten çok büyük bir deneyim oldu Donna Karan. Büyük bir tasarım, üretim ve takip ekibi vardı. Çalışanların büyük kısmı dünyanın farklı yerlerinden, kültürlerindendi. Ortaya bu farklılıkların inanılmaz bir birleşimi çıkıyordu. Kurumsal bir yapıydı, büyük dişliler sistemiydi. İş yapılışı, uluslararası üretim, global tasarım mantığı ve koleksiyon hazırlanmasına dair çok ciddi deneyim sahibi oldum ama bu büyük dişliler sisteminde küçük bir dişli olarak kalmak hiçbir zaman istemedim. Aklımda ve hedefimde her zaman kendi tasarım atölyemi açmak vardı.

2014 ilkbahar-yaz koleksiyonunuzu Fashionist Fuarı’nda sergilediniz. Moda fuarına katılma fikri nasıl oluştu? Bu fuarı tercih etme sebebinizi öğrenebilir miyiz?

Uzun zamandır yurtdışı ve yurtiçi fuarları takip ediyorum, Bu sene mayıs ayında Floransa’da yapılan ve dünyanın en önemli erkek fuarlarından biri olan Pitti Uoma’ya kadın koleksiyonum ve tek parça hazırladığım erkek tasarımım ile katıldım. İTKİB’in tam desteği ve Pitti Fuar idaresinin özel davetlisi olmak bir ayrıcalıktı. Geçtiğimiz ay da Patika fuarcılıktan açılış defilesini yapmam için güzel bir teklif geldi. Fashionist birçok yurtdışı ve yurtiçi satın alıcının da katılacağı bir fuar. Büyük bir keyifle katılmayı istedim. Fuarın genel anlamda tüm katılımcılar için çok iyi ve bol satışlı geçeceğine inanıyorum.

‘MODERN BİR SU PERİSİ YARATTIM’

2014 ilkbahar-yaz koleksiyonunuzdan bahseder misiniz? Yeni sezonda Elif Cığızoğlu kadını nasıl?

Her zamanki gibi kesimlerin şık kumaşlarla birleştiği, tasarımda bizi uçsuz bucaksız bir rüya âlemine götüren bir koleksiyon olduğunu düşünüyorum. Bu sezonda da önce kalite, sonra yenilik ama hepsinden de önemlisi adeta modern bir su perisi yaratmayı hedefledim. Yeni sezonda bir düş yarattım. Amacım soft renklerin birlikteliğiyle, romantik ama içinde gizli bir spor tarz barındıran yeni bir kadın yaratmaktı. Her sezon markam için en büyük hedefim değişim ve yenilenme. Müşterilere, satın alıcılara ve davetlilerime keyifli bir defile ile koleksiyonumu sergilemek istedim. En önemli hedeflerimden birisi ise; ülkemizi yurtdışından gelen 250 kişilik yabancı alıcılara en iyi şekilde tanıtmak.

Mercedes Benz Fashion Week İstanbul’da önümüzdeki sezonlarda sizi görebilecek miyiz? Geçtiğimiz ekim ayında neden yoktunuz? Moda haftasını takip edebildiniz mi?

Elbette katılmak istiyorum, ekim ayında doğum yaptığım için defileye katılamadım.Defileleri uzaktan akip etme şansım oldu.

Tasarımlarınız öncelikle giyilebilir, sofistike aynı zamanda romantik. Elif Cığızoğlu imzası taşıyan parçalar gerçekten farkını belli ediyor. Tasarım sürecinde nelerden ilham alıyorsunuz?

Benim için hayatta en önemli iki şey iyi niyet ve pozitif değişim. Pozitif değişim ve gelişme özel hayatımdaki gibi iş hayatımdaki en önemli amaç ve motivasyonum oluyor. Her 6 ayda bir yeni bir koleksiyon hazırlıyorum, ilham hayatın farklı unsurlarından olabiliyor ama en önemli motivasyonum bu pozitif değişim ve gelişme anlayışım.

Tasarımcı, marka işbirlikleri ülkemiz moda sektörüne de örnek olmaya başladı. Siz de iki sezondur Net work ve Que ondan önce de Fabrika kadın kreatif direktörlüğünü yapıyordunuz. Marka tasarımcı projelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bu tip birlikteliklerin hem firmalar hem de tasarımcılar açısından çok faydalı olduğunu düşünüyorum. Ülkemizin üretme tarafında inanılmaz bir gücü var ve bunu mutlaka tasarımcılar ile biraraya getirip katma değerli tekstil yaratabiliriz.

Sizi önümüzdeki günlerde yurtdışında da görebilecek miyiz?


Hedeflerim arasında yer alıyor ve ciddi çalışmalarım var, inşallah bir gün Türkiye’yi temsil edebilirim.