Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Yaşam HT Pazar Cephede kamerasıyla tek başına

        Seçil TÜRESAY/Habertürk Gazete

        sturesay@htgazete.com.tr

        ABD’li gazeteciler James Foley (40) ve Steven Sotloff (31), iki hafta arayla, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) tarafından kafaları kesilerek infaz edildi. İki gazetecinin öldürüldükleri anların dünya gündemine oturan görüntüleri belki de IŞİD gerçeğini, vahşetini en çarpıcı, en somut şekliyle gözler önüne serdi. Dünyayı sarsan o görüntüler, başka bir gerçeği daha gündeme getirdi: Günümüzdeki savaş muhabirlerinin hatırı sayılır bir bölümünü tıpkı Foley ve Sotloff gibi serbest gazeteciler oluşturuyor. Bu gazeteciler herhangi bir kurumun güvencesi olmadan, haber başına para kazanmak için canlarını tehlikeye atıyor. 2011’den beri iç savaş yaşanan Suriye’de olup biteni dünyaya duyurmak için bu ülkeye giden James Foley’nin resmi olarak bağlı olduğu bir kuruluş yoktu. 2011’de Libya’da da kaçırılıp 44 gün sonra serbest bırakılan Foley, Suriye’de Kasım 2012’de yakalanana kadar haberlerini AFP Ajansı ve ABD’deki haber portalı GlobalPost’a gönderiyordu. 2013 ağustosunda kaçırılan Sotloff da Foley gibi serbest çalışan, gözü pek bir gazeteciydi. Time ve Foreign Policy dergilerine yazıyor, CNN ve Foxnews televizyonlarına canlı haber geçiyordu.

        ÖLENLERİN YARISI FREELANCE

        Foley ve Sotloff son olmayabilir. İstatistikler, meslektaşlarının ABD ve İngiliz basınına anlattıkları, günümüzde savaş muhabirliğinin yükünün büyük ölçüde serbest çalışan gazetecilerin, TV muhabiri ve kameramanlarının omuzlarına bırakıldığına işaret ediyor. Merkezi New York’ta bulunan Gazetecileri Koruma Komitesi’nin (CPJ) geçen ay yayınlanan bir raporuna göre Suriye’de 2011’den beri 69 gazeteci öldürüldü. Patlamalarda ve çatışmanın ortasında kalarak yaşamını yitiren veya terör örgütleri tarafından kaçırılan gazetecilerin 32’si, yani neredeyse yarısı serbest gazeteciydi. Bu oran Suriye dışında da çok farklı değil: 20112013 arasında dünyada öldürülen gazetecilerin ise üçte biri serbest çalışıyordu. Ama Suriye gazeteciler için adeta cehenneme dönmüş durumda. Para sıkıntısı çeken örgütler, çareyi fidye aramakta buluyor ve çoğunlukla yabancıları özellikle de gazetecileri hedef alıyor. Suriye’de kaçırılan 80’i aşkın gazetecinin 20’si hâlâ kayıp ve bunların çoğu serbest muhabir. CPJ Drektörü Courtney Radsch, durumun ciddiyetini şöyle özetliyor: “Suriye, gazeteciler için şu anda dünyanın en tehlikeli ülkesi. Çoğu basın kuruluşu riski göze alıp elemanlarını göndermiyor, gözü kara serbest gazetecilerin çoğu hiçbir güvenceleri ve yeterli paraları olmadan, bazıları deneyime de sahip olmadan cephede çalışıyor. Ayrıca deneyimli ve eğitimli olanların bile IŞİD gibi vahşet saçan bir örgütle karşı karşıya kalınca işi çok zor.”

        YALNIZ VE SAHİPSİZLER

        Binlerce kilometre ötedeki okur ve izleyicilere bulundukları yerlerde neler yaşandığını sözle ve görüntüyle anlatmak için canını ortaya koyan medya mensuplarının çoğu madden-manen güveneceği bir kurumu arkalarına almadan, yalnız ve büyük risk alarak çalışıyor. James Foley’yi yakından tanıyan, birlikte çalışan, kaçırıldığı gün onunla Türkiye sınırında buluşmak için sözleşen serbest foto muhabiri Nicole Tung, “basın kuruluşlarının haberi ve fotoğrafları yakalamak için kendilerinin yaptığı fedakârlıkları anlamadığını” düşünüyor. Kriz bölgesinde olmadığı zamanlarda ABD’nin New York kenti veya İstanbul’da yaşayan Tung, “Masa başında oturan editörlerin bizim neler yaşadığımızı anladığını hiç sanmıyorum. Biz çatışma bölgelerinde gerçekten yalnız ve sahipsiziz” diyor. Deneyimli bir serbest muhabir ve “Küresel Gazeteci Güvenliği” adlı sivil toplum kuruluşunun yöneticisi Frank Smyth ise kriz bölgelerinde serbest gazetecilerin sayısının artmasını anlı şanlı basın kuruluşlarının bile masraftan kaçmasına, risk almamasına bağlıyor.

        SİGORTA PAHALI GELİYOR

        Smyth düşüncelerini şu sözlerle ifade ediyor: “Savaş bölgelerine giden gazetecilerin sigorta ücretleri çok yüksek oluyor. Dolayısıyla çoğu dergi, gazete ve kanal bu masrafı karşılamak istemiyor. Çalışanını göndermek yerine serbest gazetecilerden haber satın alıyor. Hem ucuza kaçıyor hem risk almıyor. Bu nedenle bizler, sağlık ve yaşam sigortalarımızın ücretini kendimiz ödemek zorunda kalıyoruz. Bazılarımız ödeyemiyor. Ayrıca korunmak için almamız gereken kask, zırhlı yelek gibi şeyleri kendimiz alıyoruz. Tuttuğumuz çevirmen ve şoförlere de cepten para ödüyor, konaklama masrafını karşılıyoruz. Tabii kalınacak bir yer varsa!”

        ‘BUNLARA GÖZ YUMMAK SUÇ’

        Frank Smyth, editörlerin, yazı işleri müdürlerinin en azından kendilerine haber gönderen gazetecilerle her gün iletişim kurup sağ olduklarından, sağlıklı olduklarından emin olma konusunda sorumluluk almaları gerektiğinin altını çiziyor. Kadrolu muhabirlere ilkyardım eğitimi verilip serbest çalışanlara verilmemesinin de bir eşitsizlik olduğunu vurgulayan Smyth’e göre bu koşullarda çalışan bir gazeteciden haber satın alıp yayınlamak ancak sigortasını yapmamak, sorumluluk üstlenmemek büyük bir suç.

        ETİK DIŞI DAVRANIŞ

        Bir başka serbest gazeteci Tom A. Peter ise “Ben Afganistan’da 2 yıl çalıştım. Ulaşım, çevirmen, yiyecek ve konaklamaya 30 bin dolar ödedim. Ne kadar para kazanacağımın garantisi yoktu. Kadroluların böyle sıkıntıları yok” diyor. Tüm serbest gazetecilerin haber gönderdikleri kuruluşlardan masraf ödemesi isterken çekindiklerini belirten Peter, “Masraflar için para istersem benimle değil başkasıyla çalışırlar kaygısı taşıyoruz” diyerek onlardan haber satın alan ancak hiçbir sorumluluk ve risk almayan basın kuruluşlarının davranışını etik dışı bulduğunun altını çiziyor. Foley ve Sotloff insanın kanını donduracak şekilde öldürülmeselerdi, büyük olasılıkla, cephedeki gazetecilerin çoğunun “sahipsiz” olduğu gerçeği gündeme gelmeyecekti. Haber yapmak isterken haber olan bu iki isim, kendilerinin ve adı sadece “istatistik” olarak kayda geçen diğerlerinin ne koşullarda çalıştıklarının duyulmasına, tartışılmasına neden oldu. Umalım ki meslek örgütleri haber için canını ortaya koyan serbest gazetecilere belirli güvencelerin verilmesini sağlasın. Foley, Sotloff ve arkadaşlarının yaşadıkları, ABD’yle IŞID arasında düello malzemesi olmaktan çıkıp mesleki anlamda bir çıkarıma dönüşsün.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ