Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

İlk kez anne olmuş bir kadının bunları kendi bebeğinde fark etmesi oldukça korkutucu olabilir. Söz gelimi kakasının yeşil veya sarı olması… Aslında yenidoğanların kakası kokmaz, ancak biz onları beslemeye başladıktan sonra dışkıya kokusunu veren bağırsak bakterileri oluşmaya başlar.

Yenidoğanlarla ilgili az bilinen birkaç bilgiyi sizin için bir araya getirdik.

1- Diz kapakları yoktur

Doğum sırasında sert kemikler ciddi sorunlara, yaralanmalara neden olabilir. Annenin ve bebeğin sağlıklı bir doğum süreci geçirmeleri için bebekler diz kapakları gibi sert kemikler olmadan doğarlar. İlk zamanlarda dizlerinde yumuşak bir kıkırdak vardır ve zaman içinde sertleşerek sert kemikli bir yapı kazanır.

2- Bizden daha fazla kemikleri vardır

Bebekler ilk doğduklarında, yetişkinlerden yaklaşık olarak 100 kadar fazla kemikleri olur. İnsanlar 300 kemikle doğarlar ve zamanla bunlar bir araya gelerek yetişkinliğe eriştiklerinde 206 kemiğe düşer. Aslında doğum sırasındaki kemiklerin büyük bölümü kıkırdaktır, kalsiyum aldıkça bu kıkırdaklar birleşmeye ve sert kemiklere dönüşmeye başlar. Kemiklerimiz 25 yaşında tamamlanır ve bundan sonra büyüme olmaz.

3- Çok ağlasalar da hiç gözyaşı dökmezler

Bebekler ağlarlar, hemen her şey için. Ancak gözyaşları olmaz çünkü gözyaşı kanalları doğumdan sonra gelişime devam etmektedir. En erken 2 haftalık, en geç 2 aylıkken kanallar oluşumu tamamlar ve gözlerinden yaş gelmeye başlar. İlk haftalarda bebeklerin günde 2-3 saat ağlamalarının bir nedeni bile olmayabilir, sürekli çözüm arayan anneler için bu iyi bir haber değil ama bu süreçte ağlamanın bir iletişim yolu olduğunu öğrenirler. Bebeğiniz büyüdükçe, ağlamak sizinle iletişim kurma çabasına dönüşecektir.

4- Muhtemelen tuzun tadını alamıyorlar

Yenidoğanlar tatlı ve acı tatlara tepki verseler de tuza aynı şeyi yapmıyorlar. Bunun iki nedeni olabilir, ya tuzun tadını alamıyorlar ya da tadını önemsemiyorlar. 2-6 aylık olana kadar tuz onlar için anlamsız oluyor.

5- Bizden fazla tat tomurcuğuna sahipler

Tat almamızı sağlayan sensörler, yetişkinlerde ve bebeklerde aynı sayıdadır. Ancak yenidoğanlarda tat tomurcukları daha fazladır, dillerinden bademciklerine ve hatta boğazın arkasına kadar tomurcuklar dağılmış olabilir.

6- Anne karnında aldıkları tatları hatırlayabilirler

Anne karnında amniyotik sıvının içinde büyüyen bebekler, bu sıvının bir kısmını günlük olarak yutarlar. Sıvıda annenin tükettiği yiyecek ve içeceklerin tatları vardır. 21. haftada bebek, annesinin yediği ve içtiği şeylerin tadını almaya başlar. Doğumdan sonra bu tanıdık tatları tercih etme ihtimali yüksektir.

7- Anne karnındayken işittikleri sesleri de hatırlarlar

Annenin hamileliği sırasında karnındaki bebeğe müzik dinlettiğinde veya babası konuştuğunda oluşan sesler uterustan duyulabilir. Bebeklere aynı müzik ve sesler dinletildiğinde 4 aya kadar tepki gösterdikleri görülebiliyor.

8- Kız bebeklerde mini regl dönemi olabilir

Kız bebekler 2-3 günlükken regl benzeri kanama yaşayabilirler. Bunda korkulacak bir şey yok. Anne karnındayken maruz kaldıkları hormonların çekilmesinden kaynaklanıyor. Ergenlik çağına kadar bir daha tekrar etmeyecektir.

9- Yenidoğanların minik memeleri olur

Bebekler yeni doğduklarında memeleri biraz şişkin olur. Bunun nedeni anne karnındayken maruz kaldıkları hormonlardır. Annenin göğüslerinin şişmesinin sebebi olan bu hormonlar, yeni doğmuş bebeklerde bir süre minik memelerin görülmesinin de nedenidir.

10- Memelerinden süt gelmesi normaldir

Bebeklerin minik memelerinin nedeni olan hormonlar, bu memelerden süt gelmesini de sağlayabilir. Anne karnında bebek annesinin hormonlarını plasenta yoluyla alırlar. Her ne kadar “cadı sütü” dense de 2 aylık olana kadar anneden gelen hormonlardan kaynaklanan doğal bir durumdur.

11- Döküntü ve sivilceler oluşabilir

Yine aynı hormonların neden olduğu bir durum. Bebeğin cildinde döküntü ve sivilce görürseniz doktora koşmayın, anneden geçen hormonlar yağ bezlerinin filizlenmesine neden oluyordur. Bebek cildi henüz gelişimini tamamlayamadığı için bu yağ bezleri kolayca yüzeye çıkabilir.

12- Bazı bebeklerde kafatası şekilleri garip olabilir

Bebeklerin kafatası kemikleri son derece yumuşaktır, bunun nedeni doğum kanalından geçebilmesini sağlamaktır. Doğumdan sonra bebeğin kafa şeklinin bozuk olması da normaldir. Sırtüstü yattıkça düzelir.

13- Çok fazla hapşırabilirler

Yenidoğanlar yetişkinlerden çok daha fazla hapşırırlar. Bunun nedeni burun kanallarının temizlenmesidir. Burundaki kanallar henüz çok dardır ve çok kolay tıkanabilir. Hapşırmak anne sütü, mukus, duman ve havadaki tozları atmak içindir. Ağızlarından nefes almaları da hapşırmaya sebep olabilir.

14- Şaşı bakmasından korkmayın

Yeni doğmuş bebeklerin gözleri şaşı durabilir, endişe ve korkuyla doktora koşmanıza gerek yok, bebeğiniz büyük ihtimalle şaşı değil. Gözlerinin iç köşelerinde ekstra deri kıvrımları ile doğarlar ve geniş köprülü burunları da şaşı görünmelerine neden olur. Burun büyüdükçe kıvrımlar kaybolacaktır. Bebeklerin gözleri mükemmel hareket edemeyebilir ancak bu durumun 3 yaşına kadar geçmesi gerekir.

15- Gözleri açık uyuyabilirler

Bebeğin uyurken göz kapaklarının kapanmamasından korkmayın. Oldukça yaygın olan bu durum, farkında olmasanız da, sizin için de geçerli. Aradaki fark, bebeklerde yetişkinlere göre daha uzun hızlı gör hareketi (REM) uykusu olmasıdır. Sinir sistemi henüz tam gelişmediği için uyurken aniden gözlerini açabilirler.