Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Türkiye'de kaybolan Afrikalılar

Giriş: 10.09.2015 - 17:22 | Güncelleme:

"Kaptırdığım bin dolar için değil kaybettiğim hayâlim için üzülüyorum"

Felaketi yaşamadığımız sürece ülke olarak pek durup düşündüğümüz söylenemez. Galiba sadece birileri öldüğünde duygusal davranıp, gözümüzün önünde tüm berraklığıyla cereyan edenleri ciddiye alabiliyoruz. Aylan'ın minik, masum bedeninin ayıbımız olarak kıyıya vurduğundaki ya da Ege'de devrilen botta onlarca insanın yok oluşundaki gibi. Oysa henüz Aylan ile aynı kaderi paylaşmasa da, aynı dramatik hayatın içinde savrulan ve çoğumuzun her gün sokakta yanından umarsızca geçip gittiği, yediden yetmişe binlerce mülteci ve göçmen; Avrupa'ya açılan kapı olan Türkiye'de mola verirken veya burada hayat kurmaya çalışırken insanca yaşamak için varolma savaşı veriyor.

İstanbulluların karşısına genelde saat ve türlü aksesuarlar satarken çıkan Afrikalılar da bu savaşın içindeki unsurlardan sadece biri. Ekseriyetle Fatih, Beyoğlu ve Şişli'nin kenar mahallelerinde yaşıyorlar ve 4 yıldır Fatih Belediyesi tarafından desteklenen 25 kişilik bir futbol takımları dahi var.

Afrika Dostluk Spor çatısı altında ter döken bu insanların öyküsünü anlamak için Neslişah Mahallesi'nde bulunan Mimar Sinan Stadı'na doğru yola çıktığımda sürgün yaşayanların sadece misafirlerimiz olmadığı gerçeği daha da berraklaştı.

Zira Neslişah, aynı zamanda tarihi Sulukule semtini oluşturan mahallelerden biri. Yaşıtlarımın ihtişamlı, zengin yıllarını Türk filmlerinden hatırladığı 1000 yıllık Roman yurdu ve içinde yaşattığı hareketli kültürü, tarihin akışına ve suça karşı kıvrak manevralarla yıllarca direnmiş. Velakin şehirlileşmenin dayattığı medeniyet modeline ve konformist anlayışa karşı yenik düşmüşler.

Sulukule'de sıvaları yaz güneşinden çatlamış, ve rengârenk evlerinin yorgun cephelerinden sarkan çamaşırların gölgelediği sokaklardaki klarnetli ve darbukalı cümbüşler, keyifli danslar artık o yamalı ve bozuk asfaltları eskisi gibi şenlendirmiyor. Bazı ünlü sanatçıları bile yetiştirmiş eğlence merkezlerinin 90'larda kapanmasıyla fakirleşen ve sokağa taşan Roman evlerinin coşkusu, yerini güvenlikli ve etrafı tellerle çevrilmiş bir sessizliğe bırakmış. Yoksulluğunu gizlemeyen, kırık dökük semt şimdi gıcır gıcır fakat kişiliğini kaybetmiş. Şu sıralar o evlerin içinde hikâyelerini yeni baştan yazmak isteyen Suriyeli mülteciler oturuyor. Romanlar anayurtlarının 60 kilometre ötesinde TOKİ mültecisi konumunda.

Yitmiş Sulukule'nin hüznünü arka cebe koyup Dostluk Spor antrenmanı için stada gittiğimde idman bitmişti. Yenikapı'daki halı sahalarda bazılarının oynamaya devam ettiği bilgisini aldım ve yola koyulmamın üzerinden çok geçmeden hikâye önümüze düştü.

A. H. (26) Mali'den gelen yarı profesyonel bir futbolcu. İstanbul sokaklarında işporta tezgâh açarak hayatını kazanıyor. Halbuki, yaklaşık 2 sene önce Türkiye'ye gelmesinin sebebi futbol oynama hayâli. 3 gün boyunca görüştüğüm her Afrikalının bakışlarından atamadığı ketumluk, mesafeli duruş onun gözlerinde daha fazla yer kaplıyor. Sohbet ilerledikçe korkusu da ortaya çıkıyor. Hikâyesini anlatıyor ama portre fotoğraflamamızı ve açık ismini kullanmamızı istemediğini söylüyor.

"Kaptırdığım 1000$ için değil kaybettiğim hayâlim için üzülüyorum." A.H.

A.H. anavatanından buraya gelirken kendini menajer olarak tanıtan bir kişiye vize ve diğer masraflar için 1000 $ ödemiş. Arkadaşlarından ve yakınlarından topladığı parayı menajere verip ayrıldıkları an onu son görüşü ve rüyasının kâbusa dönüştüğü an olmuş. Hiçbir sözleşmesi, bağlantısı ve yatacak yeri dahi olmadan orada burada kalarak geçirdiği zamanların 'düşündüğünden de zor' olduğunu belirtti ama umutsuz da değildi. Hiç değilse bir işi olduğunu ve daha kötü durumda Afrikalılar olduğunu söyledi.

Haksız sayılmaz. Zira 2007 Mayıs'ında Tenerife sahillerine, güvertesinde 130 kişiyi taşıyan külüstür bir tekne yanaşmıştı. İçlerinde Real Madrid ya da Marsilya'ya denenmeye gideceğine inandırılmış, hipotermiden titreyen 15 Afrikalı futbolcu da vardı. Bu, aslında Şener Şen ve İlyas Salman'ın baş rollerinde oynadığı Banker Bilo filminin meşhur kamyon sahnesiyle anlattığı dolandırıcılıktan farklı bir durum değil. A.H.'nin başına gelen Afrika ile Avrupa, Asya ve Orta Doğu ülkeleri arasındaki futbol dolandırıcılığının en basit hali, bu işi organize yapanlar var.

Futbol dolandırıcılığı nasıl yapılıyor ?

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komisyonu yaklaşık 15 sene önce yayımladığı bir raporda bu türden mağduriyetleri "modern köle ticareti" olarak tanımlamıştı. Aslında bunun insan kaçakçılığından farkı yok ve Uluslararası Spor Güvenliği Merkezi (ICSS) verilerine göre Avrupa'da şu an 15,000 civarında benzer vaka var. İçlerinde futbol oynamak vaadiyle kandırılmış 10-12 yaş grubundan çocuklar dahi mevcut.

Afrika kıtasında bu öyle yaygınlaşıp tatlı bir kazanç kaynağı haline dönüşmüş ki, her köşede futbol okulu adı altında ne doğru dürüst tesise ne de ekipmana ve personele sahip, federasyonlara kayıtlı olmayan yasadışı akademiler peşpeşe açılıyor. Sözde eski futbolculardan oluşan lisanssız antrenörler kıta içerisinde farkedilen yetenekli oyuncuların ailelerine giderek para karşılığında akademilere kaydediyorlar. Yeni bir Eto'o, Yaya Toure olma umudu ve yoksulluktan çıkış vizesi hayâliyle aileler çocuklarını okuldan alıp istenen parayı vererek akademilere gönderiyorlar. İçlerinde bu uğurda evlerini satanlar dahi var. 

Ardından devreye menajerler girerek sivrilenleri sözleşme altına alıyor ve futbol ülkelerine pazarlamaya çalışıyor. Deneme antrenmanları ve maçları için Avrupa ve Asya'ya götürüyorlar. Seyahatlerin bedelini de çocuklar yani aileleri ödüyor. Afrika'dan çıkıp planlanan durağa ulaştıklarında ve işler istendiği gibi gitmediğinde de pasaportlarına el koyarak tüyüyorlar. A.H., bu şekilde bir arkadaşının Avrupa diye Fas'a götürüldüğünü, oradan Paris'e gittiklerindeyse pasaportu da alınarak dımdızlak ortada bırakıldığını söyledi.

Önlemler yetersiz

BBC muhabirleri geçen sene Liberya'dan Laos'a uzanan çok daha sistematik bir umut tacirliğini ortaya çıkarmıştı. Maaş ve konaklama vaadiyle futbol oynamak için 550 $ alınarak Laos'a götürülen 14-15 yaşındaki çocuklara hiçbir şey ödenmeden, penceresiz, kilitli bir odada zorla komün halinde yaşatılıp beton üzerinde uyutulduğu belgelenmişti. İçlerinde tifoya ve sıtmaya yakalananlar dahi vardı. 

Menajerler bu sarmalın içerisinde genç insanların hayâllerini semirmeye devam ederken alınan önlemler yetersiz kalıyor. Save the Children, Culture Foot Solidaire gibi kâr amacı gütmeyen sivil toplum örgütlerini çabası, Afrika'daki istikrarsız ve kötü hükümetler ile ekonomik koşulların yanı sıra konunun birden fazla ülkenin yargılama yetkisi dahilinde olması nedeniyle bu ticareti önlemeyi zorlaştırıyor.

FIFA da, 2001 yılında 18 yaş altı oyuncuların uluslararası transferine, ailesinin futbol dışı sebeplerle transfer olunacak kulübün bulunduğu yere taşınması zorunluluğu bulunmadığı takdirde izin vermeyen bir düzenleme getirmişti.

Bu sebeple transfer yasağı alan ve yeni bir tanesinin kapıda olduğu Barcelona ile 12 yaşında iki Venezuelalı çocuğu akademisine alan Real Madrid başta olmak üzere büyük kulüplerin anlamak istemediği de bu gerçek. Onların hayâlini gerçekleştirmesine izin verdiği birkaç gencin başarı hikâyesi, başta Afrikalılar olmak üzere binlercesinin hayatlarını karartacak kapıyı yasal olarak aralıyor.

A.H. ile işine dönmesi gerektiği için vedalaşıyoruz, fakat tokalaşmak için elimi uzatmama karşın yüzünde beliren garip bir şaşkınlık ifadesi var. Pek sık deneyimlemediği belliydi. Irkçılıkla karşılaşıp karşılaşmadıklarını sorduğumda 'hayır' cevabı aldım ama saygısızlıktan yakındı. Sokaktaki Afrikalıyla stattaki yıldız Afrikalı futbolcuya gösterilen tavır arasında korkunç bir fark olduğu belliydi. Aklıma geçen sene ya Ebolalıysa şüphesiyle Ali Suavi İlköğretim Okulu velileri tarafından istenmediği için okulundan atılan, 5 yaşındaki Kongolu Jeovanie Mbuyu Graciel geldi.

Akşam eve dönüşte Beşiktaş dolmuşunda tesadüfen yanıma oturan ve Senegal'den gelen Mamadou ile konuştuğumdaysa burada işini gücünü kurmuş Afrikalıların dahi bürokratik engeller yüzünden katlanmak zorunda olduğu madalyonun öte tarafını anlattı. Ve o sırada anlattığı engellerden bir tanesinin Afrika Dostluk Spor'da oynayan 25 Afrikalı futbolcunun Türkiyedeki hayâtının ve umutsuzluklarının ana kaynağı olduğundan haberdar değildim.

Devamı için...

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN NE DÜŞÜNÜYORSUN?
Misafir - 6 yıl önce - Cevapla
000
hdp ye oy verın hewal olun bız sıze bakarız