Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        HÜLYA ÖMÜR UYLAŞ - Türkiye Süt, Et, Gıda Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (SETBİR) Yönetim Kurulu Başkanı Fatma Can Sağlık, ihracat haritasına bakıldığında en büyük pazarın Orta Doğu ve Asya ülkeleri olduğunu belirterek, "İhracatta öne çıkan diğer önemli pazarlarımız ise Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika ülkeleri. Süt ve süt ürünleri sektöründe Türkiye'nin çok daha fazla ihracat potansiyeli var." dedi.

        Sağlık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, sütün, beslenme ve sağlık açısından yüzyıllardır çok önemli yerinin bulunduğunu, içerdiği protein, kalsiyum ve birçok değerli besin öğesiyle sağlıklı beslenmenin önemli parçalarından biri olduğunu söyledi.

        Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ülkede geçen yıl 21 milyon 379 bin 88 ton çiğ süt üretildiğini vurgulayan Sağlık, 20 milyon 202 bin 934 tonla inek sütünün, üretimden yüzde 94,5 pay aldığını, bunu 798 bin 700 tonla koyun, 338 bin 530 tonla keçi, 38 bin 924 tonla da manda sütünün izlediğini bildirdi.

        Sağlık, üretilen toplam süt miktarının yaklaşık yüzde 50-60'ının sanayi kesimi tarafından işlendiğini dile getirerek, bu kesim tarafından toplanan 11 milyon 233 bin ton inek sütünden 1 milyon 640 bin tonunun içme sütü, 1,4 milyon tonunun yoğurt, 1 milyon 50 bin tonunun ayran ve kefir, yaklaşık 838 bin tonunun inek peyniri, 123 bin tonunun süt tozu ve 108 bin tonunun da tereyağı üretiminde kullanıldığını belirtti.

        Türkiye'nin, çiğ süt üretiminde dünyanın önde gelen ülkeleri arasında olduğunu ifade eden Sağlık, "Son 9 yıldır 20 milyon tonun üzerinde süt üretimi ile ülkemizin Almanya ve Fransa'nın ardından Avrupa'da 3'üncü, dünyada da ilk 10 arasında olması hepimiz için gurur verici bir tablo." diye konuştu.

        - "Dış ticarette net ihracatçıyız"

        Sağlık, Türkiye'nin süt üretimindeki gücünün dış ticaret verilerinde de kendini çok net gösterdiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

        "Süt ve süt ürünleri dış ticaretinde net ihracatçı ülkeyiz. Türkiye olarak 2025'te 213 bin 76 ton süt ve süt ürünleri ihracatı gerçekleştirdik ve karşılığında 480 milyon 609 bin 376 dolar gelir elde ettik. Diğer taraftan 89 milyon dolar karşılığında 17,4 bin tonluk ithalat yapıldı. İhracat haritamıza baktığımızda en büyük pazarımızı Orta Doğu ve Asya ülkeleri oluşturuyor. İhracatta öne çıkan diğer önemli pazarlarımız ise Avrupa, Kuzey Amerika ve Afrika ülkeleri. Süt ve süt ürünleri sektöründe Türkiye'nin çok daha fazla ihracat potansiyeli var. Süt ve süt ürünleri ortalama ihracat fiyatı ton başına yaklaşık 2 bin 500 dolarken, ithal ürünlerde bu değer 5 bin dolar olarak dikkat çekiyor. Bu iki katlık fark, katma değerli ürün gamını geliştirerek çok daha fazla ihracat geliri elde edebileceğimizin önemli bir göstergesidir."

        - "AB'de coğrafi işaret tescili alan ürün sayımız her geçen yıl artıyor"

        Coğrafi işaretli ve markalı ürünlerin, gıda sektöründe katma değerli üretim modeline geçişte hayati rolü olduğunu vurgulayan Sağlık, küresel pazarda yalnızca üretmenin yeterli olmadığını söyledi.


        Son yıllarda bu alanda çok önemli bir ivme yakalandığını ve TÜRKPATENT verilerine göre 1840'ı aşan tescilli coğrafi işaretli ürün sayısının yaklaşık 80'inin dondurma dahil süt ürünlerini oluşturduğunu dile getiren Sağlık, "Avrupa Birliği'nde (AB) tescil alan ürün sayımız da her geçen yıl artmaya devam ediyor." dedi.

        Sağlık, sektör olarak şu an birkaç temel alana yoğunlaştıklarını, bu anlamda öncelikle uluslararası tescil süreçlerinin hızlandırılmasının büyük önem taşıdığına işaret ederek, özellikle AB coğrafi işaret sisteminin ürünlere hem çok güçlü bir koruma hem de yüksek katma değer sağladığını söyledi.

        Bunun yanında, sahada üretici örgütleri, kooperatifler ve sanayiciler arasında çok daha güçlü bir işbirliği modeli oluşturulması gerektiğine dikkati çeken Sağlık, "Bizim hedefimiz, Türkiye'nin süt ve et ürünlerini dünyada güvenilir, yüksek kaliteli ve sürdürülebilir ürünler olarak konumlandırmak. Coğrafi işaretli ürünlerin yaygınlaşması kırsal kalkınmaya da doğrudan katkı sağlıyor." dedi.

        - "Dijitalleşme ve yapay zeka uygulamaları verimliliği artırıyor"

        Dijitalleşme ve yapay zeka destekli uygulamaların, süt hayvancılığı sektöründe verimlilikten hayvan refahına, maliyet yönetiminden sürdürülebilir üretime kadar çok geniş bir dönüşümü temsil ettiğinin altını çizen Sağlık, şunları kaydetti:

        "Özellikle yapay zeka destekli sürü yönetim sistemleri sayesinde hayvanların sağlık durumu, yem tüketimi, hareketliliği, süt verimi ve üreme döngüsü anlık olarak takip edilebiliyor. Sensörler, akıllı tasma sistemleri ve otomatik sağım teknolojileri sayesinde hastalık belirtileri daha çok erken aşamada tespit ediliyor. Bu da bir yandan verim kaybını azaltırken diğer yandan hayvan refahını ciddi şekilde güçlendiriyor. Aynı zamanda karbon ayak izinin azaltılması ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da dijital teknolojiler bugün çok önemli bir rol üstleniyor. Önümüzdeki yıllarda tam otomasyonlu çiftlik modelleri, robotik sağım sistemleri, otonom yemleme teknolojileri ve tahmine dayalı üretim yönetimi çok daha yaygın hale gelecek."

        Anadolu Ajansı, DHA ve İHA tarafından geçilen tüm Ankara haberleri, bu bölümde Haberturk.com editörlerinin hiçbir editoryal müdahalesi olmadan otomatik olarak ajans kanallarından geldiği şekliyle yer almaktadır. Ankara Haberleri alanında yer alan haberlerin hepsinin hukuki muhatabı haberi geçen ajanslardır.

        Günün Önemli Manşetleri

        Benzer Haberler