Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

SHOW TV'nin fenomen dizisi 'Ramo', yine soluk soluğa izlenecek yeni bölümüyle bugün saat 20'den itibaren ekranlara yansıyacak. BKM'nin yapımcısı, M. Çağatay Tosun'un yönetmeni, Toprak Karaoğlu,Seda Karaoğlu ve Birol Tezcan'ın senaristi olduğu 'Ramo'da başrolleri Murat Yıldırım, Esra Bilgiç, Olgun Şimşek, İlker Aksum, Yiğit Özşener, İdil Fırat, Mehmet Yılmaz Ak, Devrim Özkan, Mustafa Yıldıran, Pelin Körmükçü, Hakan Gerçek ve Efsane Odağ paylaşıyor.

Teklifi kabul etmenizde 'Ramo'nun hangi özellikleri etkili oldu?
'Ramo' bildiğim ve takip ettiğim bir işti. Geçen sene ilk audition geldiğinde çok heyecanlanmıştım. Beni en çok etkileyen senaryosu, hikâyesi ve her karakterinin ayrı bir derinliğinin olması. Bu sene tekrardan görüşmeye çağrıldığımda hem işin kaliteli bir iş olduğunu biliyordum hem de yapımcısının BKM olması ayrı bir heyecandı. Ve yönetmenimiz M. Çağatay Tosun ile çalışacak olmak beni heyecanlandırdı.

Fenomen bir dizinin kadrosuna dahil olmak size neler hissettirdi?
Çok mutluyum. 'Ramo'nun dinamiği bambaşka, çok sevilen ve takip edilen bir iş. İzleyicileri büyük bir ilgi ve sevgiyle takip ediyor. İzleyicinin bize inanıyor olması, onlardan gelen tepkiler ve yorumlar işimizi daha da iyi yapmamızı sağlıyor.

'Haşmet'i analiz edebilir misiniz? Canlandırdığınız karakterle en keskin benzer ve zıt yanlarınız nelerdir?
'Haşmet'i oynarken çok eğleniyorum. Çok güzel, eğlenceli ve zor bir karakter. İzleyicinin izlediği iki türlü 'Haşmet' var. Biri ailenin yanında biraz saf, biraz sakin ama yanında olduğu kişi için sonuna kadar gözünü kırpmadan her şeyi yapabilecek bir karakter. Duyguları ile hareket ediyor. Aile içinde de kendine yer bulabildi ve onların bir parçası olmaya devam ediyor ama bunların hepsi tabi ki planın parçası. Aslında ailenin ve 'Ramo'nun gördüğü 'Haşmet' istediğine ulaşmak için kararlı bir şekilde oynadığı oyunu devam ettiren biri. Asıl 'Haşmet' karakterini konuşmak gerekirse net, kararlı, gözü kara, asla korkak değil ve her konuda çok iyi eğitim almış bir asker aslında. Duygusunu neredeyse hiç göstermiyor. İki hali arasında büyük bir kontrast farkı var. 'Serdengeçtiler' ile beraber büyük bir savaşın içinde. Hak ve adalet için gözünü kırpmadan en tehlikeli görevleri üstlenen bir karaktere sahip. Zamanla her iki 'Haşmet'in de hikâyesini iyice göreceğiz.

'Ramo'nun kariyerinizde nasıl bir yer tutmasını umarsınız?
'Ramo' benim için oyunculuk anlamında karakter açısından risk alarak farklı şeyler deneyimlediğim ilk işim oldu. Aldığım risklerin karşılığında gayet iyi sonuçlar vermeye başladı. Oyuncuların birçoğu bu tarz rolleri deneyimlemek ister. 'Ramo' bu anlamda kariyerim için büyük bir şans oldu.

Fenomen olan bir dizide rol almak nasıl bir sorumluluk yüklüyor?
Üzerimde büyük bir sorumluluk var. Dizideki herkes kamera önünde ve arkasında büyük bir özveriyle çalışıyor. Çok büyük bir emek var. Ben de bu noktada üstüme düşeni en iyi şekilde yapmaya çalışıyorum.

Mesleğinize dair ne tür yatırımlarda bulundunuz / bulunuyorsunuz? O yatırımların dönüşü ne şekilde oluyor?
İlk olarak kendime iyi bir şekilde bakmaya çalışıyorum. Sporumu aksatmıyorum. Özellikle bu dönemde sağlığımın yerinde olması lazım. Zor bir dönemden geçiyoruz ve işimizin de aksamaması için elimden geleni yapıyorum. Set ve ev arasında gidip geliyorum. Oyunculuğa başladığım ilk yıldan beri mesleğime yarayacak ne varsa öğrenmeye çalışıyorum. Çokça gözlemliyorum, okuyorum, izliyorum vb... Oyunculuğa farklı bir açıdan bakabilmek için yönetmenlik üzerine yüksek lisans yaptım. Ayrıca müzik anlamında da kendimi iyice geliştirmeye çalışıyorum. İki enstrüman çalıyorum ve bu sayıyı daha da arttırmak istiyorum. Saydığım her şey bir bütünü oluşturuyor ve ben elimden geldiğince bütünlüğü sağlamaya çalışıyorum. Dönüşü şu şekilde oluyor; 2020'nin başlarında 'ÜBÜ HEP ÜBÜ' adlı oyunda hem oyuncu olarak yer aldım hem de oyunun müzik direktörlüğünü yaptım. Bu benim için çok öğretici bir deneyim oldu.

Mesleğiniz adına bugüne kadar edindiğiniz en önemli öğreti nedir?
Başlık olarak şunları söyleyebilirim; sabır, çalışma disiplini, yaptığım işe ve kendime inanmak ve işimin arkasında durmak ve vazgeçmemek. Şöyle açıklayayım; çalışmadığım uzun bir dönem oldu ve o dönemde her şeyi sorgulamaya başladım. Kendimi, işimi, mesleğimi ve bunlarla bağlantılı bir şekilde arkadaş çevremi vs... Ama bu süreçten yukarıda saydığım maddelerle sıyrıldım. Eğer oyunculuk yapmak istiyorsanız büyük bir sabra ihtiyacınız var. Çalıştığımız rolleri benimsemek, içselleştirmek ve istediğimiz şekilde anlatabilmek için sağlam bir şekilde zaman harcamamız ve yılmamamız gerekiyor. Çünkü oynamak istediğimiz karakteri anlayıp karşıya iyi şekilde yansıtmak için deneme yanılma yöntemi ile birçok farklı yol deniyoruz. Olmadığında her seferinde bir daha baştan deniyoruz ve böylelikle istediğimiz sonuca ulaşabiliyoruz. Bunun için belli bir çalışma disiplinine ihtiyacımız var tabii ki. Bir kere olmadı mı vazgeçmeyip üstüne her seferinde daha da yüklenmemiz lazım. Bunların hepsini bir bütün olarak yaptığımızda ise ortaya çıkan sonuç emin olun ki manevi açıdan çok rahatlatıyor. En azından benim için böyle oluyor. Ve bu durum hayat açısından da işim açısından da kendime, işime inanmamı sağlıyor. Ama daha öğreneceğim çok çok fazla şey var. Bunlar pastanın çok küçük bir dilimi. Daha da öğrenmem lazım.

Oyunculuk kariyeriniz adına hedeflerinize ne ölçüde ulaştığınızı söyleyebilirsiniz?
Yolun çok başındayım. Belki de dörtte biri. Az önce de söylediğim gibi daha çok işim var. Tabii ki bulunduğum her proje bir sonrası için bir referans ve yol gösterici oluyor.

Her mesleğin olduğu gibi oyunculuğun da pek zor yanları vardır. O zorluklarla ne ölçüde karşılaştınız? Zorlukları nasıl bertaraf ediyorsunuz?
İyi bir oyuncu olmak için eğitim şart ama bu yıllar boyu süren bir süreç. Ben eğitimimi aldım ve çok iyi bir oyuncuyum diyemeyiz. Hayat boyu kendimizi geliştirmek zorundayız. Yeni şeyler öğrenmeye açık olmalıyız. Oyunculuğun eğitiminin hayat boyu devam ettiğini düşünüyorum ve her zaman daha iyisini ortaya koymaya çalışmak bence bu işin zor yanı. Ve bu benim için zorlayıcı bir etken. Kendimi sürekli geliştirmeye çalışarak bu etkeni ortadan kaldırmaya çalışıyorum. Zor sahneler, her seferinde kabusum olur. Uykum kaçar, takılırım, aklımdan çıkmaz. Kısacası hayatımı kısa süreli zindana çevirir. Bu noktada beni rahatlatıp yönlendiren yönetmenim ve rol arkadaşlarım oluyor. Ve o çektiğimiz sahneyi izledikten sonra da oh çekiyorum.