Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

'Ramo', yine soluk soluğa izlenecek yeni bölümüyle bugün saat 20'den itibaren ekranlara yansıyacak.
BKM'nin yapımcısı, M. Çağatay Tosun'un yönetmeni, Toprak Karaoğlu, Seda Karaoğlu ve Birol Tezcan'ın senaristi olduğu 'Ramo'da başrolleri Murat Yıldırım, Esra Bilgiç, Olgun Şimşek, İlker Aksum, Yiğit Özşener, İdil Fırat, Devrim Özkan, Mustafa Yıldıran, Pelin Körmükçü, Hakan Gerçek ve Efsane Odağ paylaşıyor.

Türkiyenin ilk tiyatro ve sinema oyuncularından biri olan Hazım Körmükçü, 1944'te vefat ettiğinde cenaze törenine 5 bin kişi katıldı. İstanbul Şehir Tiyatrosu, Körmükçü'nün vefatı sonrası perdelerini iki gün açmayarak yas ilan etti.
Hazım Körmükçü'nün torunu olan Pelin Körmükçü, 'Ramo'da 'Ahsen' karakterini canlandırıyor. Körmükçü, Habertürk'ten Mehmet Çalışkan ile yaptığı röportajda hiç göremediği dedesi Hazım Körmükçü'nün adının verdiği sorumluluğu "Hem işimde hem özelimde her zaman ona yakışır yaşamaya, davranmaya özen gösterdim" sözleriyle açıkladı. Körmükçü, dizinin yapımcısı BKM'nin kendisi için ne ifade ettiğini "Çok kıymetlimdir" diyerek dile getirdi.
Pelin Körmükçü, canlandırdığı 'Ahsen'i şöyle yorumladı; "Çok güçlü, ayağı yere sert basan bir kadın. Güçlü olmasını seviyorum, ben de öyleyimdir." 

Dedeniz, siz doğmadan 26 yıl önce vefat etti ama adının mesleğiniz adına size yüklediği sorumluluklar nelerdir?
Öncelikle tüm Türkiye'nin tanıdığı, Türk tiyatrosunun ilk isimlerinden biri olan dedem Hazım Körmükçü'nün torunu olmaktan büyük gurur duyduğumu belirtmek isterim. Maalesef kendisini tanıma, görme şansım olmadı. Çok genç yaşta vefat etmiş ama bugün hâlâ yıllar sonra bile ismi nerede geçerse geçsin insanlar saygı ile ondan bahsedip "Neydi o Lüküs Hayat" diyorlar... Ve tabii rol aldığı nice eserler için de öyle... Kendisi işini çok iyi yapan saygı ve sevgi duyulan, komik, romantik, her rolün üstesinden gelen ve çooookkk yakışıklı bir aktörmüş. Ben de böyle bir genden geldiğim ve bu soyadın bir marka olduğunu bildiğim için hem işimde hem özelimde her zaman ona yakışır yaşamaya, davranmaya özen gösterdim.

Oyunculuk size ne ifade ediyor, 'Oyuncu olmalıyım' düşüncesi ortaya nasıl bir kıvılcımla çıktı?
Oyunculuk yapmak benim kendimi en mutlu hissettiğim alan çünkü işim bu çok seviyorum. Sanatla, tiyatroyla, müzikle doğdum, büyüdüm, ailemde hemen hemen herkes sanatçı. Az önce de belirttiğim gibi genlerden muhakkak geçiyor. Bir kıvılcımla bir anda oluşmadı, ortaokul ve lisede tiyatroyla başladım. Lise son sınıfta televizyonla tanıştım ve devamı geldi.

Kızınızın doğumundan sonra anneliği yeterince yaşamak için oyunculuğa ara vermiştiniz. O dönemlerde BKM yapımı 'Sen Kimsin' de rol aldınız. Şimdi de 'Ramo'da rol alıyorsunuz. 'Ramo'nun hangi özellikleri sizi tekrar oyunculuğa yönlendirdi?
Evet, kızım Selin dünyaya gelince uzun bir süre ekranlarda veya tiyatroda olmak istemedim. Çünkü anneliğimi, kızımı yaşamak, sürekli onun yanında kalmak istedim. İyi ki de öyle yapmışım. Bence dünyanın en güzel mutluluğu. Artık büyüdü ve ben de işimi özledim. Öyle her gelen işi kabul eden biri olmadığım, biraz seçici davrandığım için teklifleri kabul etmemiştim. Bundan birkaç sene evvel BKM'nin yapımını üstlendiği 'Sen Kimsin' ile tekrar işime dönmüştüm. Evet, şimdi yine BKM Ailesi ile 'Ramo' da rol alıyorum. 'Ramo' bence çok başarılı bir proje. Çok sevilen, çok beğenilen, iyi bir oyuncu kadrosuna sahip. Başarılı bir rejisi olan projelerden. Durum böyle olunca bana gelen teklifi hemen kabul edip ekranlara döndüm.

BKM'nin sizin için önemi ve BKM'den edindiğiniz en önemli öğreti nedir?
BKM benim ailem gibi gördüğüm, çok uzun seneler çalıştığım, çok değerli, çok kıymetlimdir. BKM'den gelen bir teklifi hiç tereddütsüz onaylarım. Çünkü ne kadar profesyonel olduklarını biliyorum. Tüm çalışanları sevgi dolu, sıcacıktır. Sevgili Yılmaz Erdoğan ile BKM'nin kurucusu olan sevgili Necati Akpınar bu çatıyı herkese, hepimize güzel enerjisi, gülen yüzü, gönlünün zenginliğiyle aile oluşturmayı başarmış yegane insanlardan biridir. Yine onlarla birlikte olmaktan sonsuz mutluluk duyuyorum.

'Ramo'nun kariyerinizdeki yerini yorumlayabilir misiniz?
Uzun yıllar komedi dizilerinde rol aldım. Biraz da dramatik kurgusu olan, daha ciddi karakter oyunculuğu gerektiren bir projede olmak istiyordum. 'Ramo' bu anlamda tam da istediğim gibi oldu çok mutluyum.

'Ahsen' karakterini analiz edebilir misiniz? Canlandırdığınız karakterin hangi özelliklerinin kendinizde olmasını isteyerek 'Keşke', hangi özelliklerini istemeyerek 'Sakın ha' dersiniz?
'Ahsen' çok güçlü, ayağı yere sert basan, hem ailesinden hem de kocasından yana kuvvetli bir kadın. Eşine, çocuklarına düşkün, tüm aileye ve olaylara da hakim bir kadın. Güçlü olmasını seviyorum, ben de öyleyimdir.

Fenomen olan bir dizide rol almak nasıl bir sorumluluk yüklüyor?
Evet, çok sevilen bir dizi. Büyük bir hayran kitlesine sahip. Tüm oyuncular gibi ben de bana verilen rolü en iyi şekilde ekrandan izleyicilere yansıttığımı düşünüyorum. Bu bir ekip işi ve herkesin işini çok iyi yaptığını düşünüyorum.

Mesleğinize ne tür yatırımlarda bulunmuştunuz. O yatırımların faydalarını ne ölçüde gördünüz?
Birçok anı, birçok değer, birçok insan, birçok gözlem, birçok kahkaha, oyun, oyun, oyun... Hayatın içinde de oynuyoruz zaten.

Mesleğiniz adına bugüne kadar edindiğiniz en önemli öğreti nedir?
Her ne olursan ol mütevazı ol.

Her mesleğin olduğu gibi oyunculuğun da pek zor yanları vardır. O zorluklarla ne ölçüde karşılaştınız? Zorluklar karşısında nasıl bir reflekste bulunup kendinizi nasıl bir metotla motive ediyorsunuz?
Dünyanın en zor mesleklerinin biri bence oyunculuk. Herkesin yapabileceği bir meslek değil. Saati, gündüzü - gecesi belli olmayan, büyük fedakârlık isteyen bir meslek. Bu işi aşkla yapmak gerek o zaman zorluğunu görmüyorsunuz.