Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
Ramo'yu oğlu yerine koymuş
0:00 / 0:00
Mehmet Çalışkan

İdil Fırat...
SHOW TV'
nin fenomen dizisi'Ramo'da 'Fidan'ı canlandırıyor. Dizinin yapımcılığınıBKM, yönetmenliğiniM. Çağatay Tosun'un, senaristliğini Toprak Karaoğlu, Seda Karaoğlu veBirol Tezcan üstleniyor. Murat Yıldırım'ın 'Ramo' karakterine hayat verdiği 'Ramo'da Esra Bilgiç, Olgun Şimşek, İlker Aksum, Yiğit Özşener, İdil Fırat, Devrim Özkan, Mustafa Yıldıran, Pelin Körmükçü, Hakan Gerçek, Efsane Odağ gibi oyuncular yer alıyor. Her cuma günü saat 20'de SHOW TV ekranlarına yansıyan 'Ramo'nun bu haftaki bölümünde de gelişen olaylar yine nefesleri kesecek. 

'Ramo'nun en belirgin özelliklerinden birinin farklı karakterlerin yer alması olduğunu söyleyen İdil Fırat, Habertürk'ten Mehmet Çalışkan ile yaptığı röportajda 'Fidan'ı canlandırdığı diziyle ilgili görüşlerini dile getirdi. İzmir, Ankara ve İstanbul olmak üzere üç büyük şehirde tiyatro çalışmaları yaparak bu konuda ayrıcalıklı bir konuma sahip olan Fırat, kariyerinin analizini yaparken "Bugün bildiklerimin ve yaşadıklarımın en azından beşte birini biliyor olmayı isterdim doğrusu" dedi.

'Ramo', kariyeriniz adına ne ifade ediyor, dizinin hangi özellikleri teklifi kabul etmenizde önemli pay sahibi oldu?
Kariyer olarak adlandırmak yerine oyunculuk sürecinde geçen bir yolculuk desem daha doğru olur sanıyorum. 'Ramo' da bir oyuncu olarak çıktığım bu yolculuğun bir durağı benim için. Projenin içinde yer almamda sıklıkla karşıma çıkan karakterlerden farklı bir karakterle karşılaşmam ve dizinin yapımcısının BKM Film oluşunun payının olduğunu söyleyebilirim.

Canlandırdığınız 'Fidan'ı analiz edebilir misiniz?
'Fidan'ın en belirgin özelliği erkek egemen bir toplumda yetişmiş olmaya inat, eşitlikçi bir inançla 'erkek dünyası' diye tabir edilen dünyada kendine aktif bir yer bulmuş olması bence. Ailesi söz konusu olduğunda gözünü kırpmadan kendini ateşe atabilecek cesarete sahip. Hiç evlenmemiş ve dolayısıyla çocuk sahibi olamamış. Yeğenlerini, özellikle 'Ramo'yu oğlu yerine koymuş. Sezgileri kuvvetli, vizyonu geniş, dolayısıyla sözü ve fikri olan, kendini dinletmeyi bilen, her koşulda güçlü olmayı, dik durmayı ilke edinmiş bir kadın 'Fidan'...

Oyunculuk size ne ifade ediyor?
'Ben bu işi yapacağım' dediğim zamanlarda bugün bildiklerimin ve yaşadıklarımın en azından beşte birini biliyor olmayı isterdim doğrusu...

İzmir Devlet Tiyatrosu, Ankara Sanat Tiyatrosu ve İstanbul'da Dormen Tiyatrosu'nda çalıştınız. Üç büyük şehirde üç farklı tiyatroda çalışmanın size kazanımları neler olmuştur?
Dokuz Eylül Üniversitesi GSF Oyunculuk bölümü mezunuyum. İzmir Devlet Tiyatrosu'nda henüz öğrenciyken bir çocuk oyununda yer aldım. Ankara Sanat Tiyatrosu'nun bendeki yeri ayrıdır. Okuldan mezun olduktan sonra gitmeyi kafama koyduğum yerdi Ankara Sanat Tiyatrosu... İlk profesyonel tecrübemi yaşadığım, sahnesinde yer almaktan gururlandığım bir yer olarak kaldı bende. İstanbul'a gidişim biraz da koşulların mecbur bırakmasıyla gerçekleşti. Üç büyük şehirde yaşamama gelecek olursak, taşınmalar ve alışmaya çalışmakla geçen süreçler, en nihayetinde 'şehir' ile uzaktan ilişkide olma ihtiyacı doğurdu bende.

Haldun Dormen'den hayata bakış açısı, mesleğe yaklaşım ve uygulama adına hangi öğretileri edindiniz?
Dormen Tiyatrosu'nda komedi oyunculuğu konusunda tecrübem olmasını istediğim için yer aldım ve elbette ki katkısı oldu. Hayata bakış açısı anlamında değil ama komedi alanında okulda öğrendiklerimin üzerine koymak ve sahnede deneyim sahibi olmak adına bana ufuk açtığını söyleyebilirim.

25 yılda mesleğiniz adına edindiğiniz en önemli öğreti ne olmuştur? 25 yıllık kariyerinizi analiz edecek olursak dönüm noktalarında hangi yapımlar bulunuyor?
Geçen bu süre içinde yaşadıklarımın bana öğrettiği çok şey var, alıp götürdüğü de. İçinde olup ta uzaktan bakabilmeyi öğretti en çok, kameranın önündeyken aslında arkasında durabilmeyi. O zaman insanın olması gerekenle bağları güçleniyor çünkü, çabası artıyor. İnsan olmaya, sadeleşmeye, kendini beslemeye ,farklı alanlarda da öğrenmeye ve kendini geliştirme arzusuna, üretmenin güzelliğine dair. Hayatımın oyunculuk yaparak geçirdiğim sürecinde dönüm noktaları olarak proje adlandırmak istemiyorum. İçinde yer aldığım tüm projeler beni bundan sonraki sürecimi en güzel şekliyle yaşamam adına sebep oldular diyeyim.

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.