Z Kuşağı Dili ve Edebiyatı'na giriş: Z kuşağının çok sık kullandığı kelimeler
Ne izlediklerini anlıyoruz, ne dinlediklerini... Kimimiz hayranlarıyız ve onlardan çok şey bekliyoruz, kimimiz onları asla ciddiye alamıyoruz... Evet, Z kuşağından bahsediyorum! Z kuşağı ile ilgili ne düşünürsek düşünelim herkesin, kendilerinin bile ortaklaştığı bir şey var: Bu kuşak kendilerine ait bir dil konuşuyor! Peki nedir bu 'Z kuşağı dili ve edebiyatı'?
Akademide, medyada ve sosyolojide son yılların en popüler konusu Z jenerasyonu. Doğum tarihi olarak 1990'lı yılların ortasından 2010'ların başına kadar uzanan 10 küsur yıllık bir yelpazeye sahip olan Z jenerasyonu her masada kendine yer buluyor...
Bu kuşak internetin kucağına doğdu. Elbette farklı olacaklardı, bize benzemeyeceklerdi, belki bizi aşacaklardı... Ama ilk yapacakları şeyin bizim hiç anlamadığımız bir dil icat etmek olacağını beklemiyorduk, kabul edelim.
Z kuşağı bekleneni verdi mi, vermedi mi tartışmasıyla ilgilenmiyoruz. Bu sorularla sosyologlar, araştırmacılar ve psikologlar yeterince ilgileniyor zaten. Bizim bu yazıda bahsetmek istediğimiz şey, Z kuşağının İngilizce ile Türkçe karışımı kelimeleri ve bu kelimelerin ne anlama geldiği...
Boomer: Boomer aslında İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki 20 yıllık süreçte doğan kuşağı temsil etmek için kullanılan bir terim. Baby Boomer'dan geliyor ancak Z kuşağının "OK Boomer" terimi, X kuşağıyla dalga geçmek için, onların yaşlı olduklarını söylemek için kullandıkları bir kelime.
Viral: Sosyal medyada çok hızlı bir şekilde yayılan, çok fazla izlenen video ve fotoğraflar.
Cringe: Utanç verici bir durumu ya da olayı anlatmak için kullanılır. Utanç duymak, başkası adına utanmak manasında...
Akım: Sosyal medyada belli bir konuda çok fazla video çekilmesi bir 'akım' meydana getiriyor. O popüler videonun aynısını çekmek ve kendi hesabında paylaşmak da 'akıma kapılmak.'
Random: Rastgele, plan yapmadan ve düzensiz anlamında...
Slay, slaylemek: Slay kelimesi İngilizce Öldürmek anlamında kullanılıyor ancak Z kuşağının kullandığı anlam bu değil... Bir şeyin 'Slay' olması, çok havalı, çok güzel ve etkileyici olan anlamında kullanılıyor.
Görüldü atmak: Dijital ortamda mesajı okumak, karşı tarafa okundu bilgisini iletmek ancak mesaja cevap vermemek.
Love Bombing: Flört ederken bir tarafın diğer tarafı aşırı derecede ilgiye ve sevgiye boğması. Aşk bombardımanı yani...
Gaslighting: Manipülasyon! Karşınızdakinin haksız olduğu bir konuda sizi baskı altına alarak, kendinizi haksızmış gibi hissettirmesi...
Benching: Yedeklemek. Biriyle flört ederken başka biriyle daha konuşmak ama onunla henüz flört etmemek, flört etmeye bir adım kala mesafede bekletmek.
Stalklamak: Birini sosyal medyadan araştırmak, gizlice paylaşımlarına bakmak.
BAE (before anyone else): İngilizce anlamı "herkesten önce gelen kimse." Z kuşağı, erkek arkadaşından ya da kız arkadaşından daha önemli kişileri tanımlamak için kullanıyor.
Salty: İngilizce anlamı "tuzlu". Ama Z kuşağı bir şeyden rahatsız olduğunu, birine sinir olduğunu söylemek için kullanıyor.
Rizz: Cazibe, çekici ve etkileyici biri olmak anlamında kullanılıyor.
Meme: (Mim) İnternette çok fazla yayılan ve hemen herkesin görünce "aaa biliyorum" diyeceği video, olay ve fotoğraflara deniyor.
GOAT (greatest of all time): Herhangi biri ve herhangi bir şeyi överken "Tüm zamanların en iyisi" demek için kullanılıyor.
Shiplemek: Birbirine yakışacağını düşündükleri iki ismi bir arada düşünmek. Genelde dizi ve film oyuncularına yapılıyor.
Red flag: İngilizce karşılığı 'kırmızı bayrak' ancak Z kuşağının kullandığı anlam bir durumda ya da bir kişide tasvip edilmeyen, tehlikeli bulunan, uzak durulmasına neden olacak şeyleri tanımlamak için kullanılır.
Bullying, bullylemek: Zorbalık yapmak anlamına geliyor.
Ghosting, ghostlamak: Flört esnasında taraflardan birinin hiçbir şey yokken ve her şey yolundayken ortadan kaybolması, telefonlara çıkmaması anlamına geliyor.
Vibe almak: Bir insandan alınan his ya da izlenimi tasvir etmek için kullanılıyor. Eskiden "senden iyi bir enerji almadım" denirdi, artık "senden iyi bi vibe alamadım" diyoruz!
Cancel (Kensıllamak): Hedef gösterme, dışlama.