Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
        Haberler Gündem Yargı Zirve Yayınevi’nde 3 sanık yeniden yargılanıyor | Son dakika haberleri
        Sesli Dinle
        0:00 / 0:00

        Zirve Yayınevi'nde 1'i Alman uyruklu 3 kişinin katledilmesini Fetullahçı Silahlı Terör Örgütünün (FETÖ) amacı doğrultusunda kullanma ve yönlendirme amacıyla, kumpas kurmakla suçlanan FETÖ mensubu 4 sanığı "iftira, hürriyeti yoksun kılma ve örgüt adına suç işleme" suçlarından verilen hükümler konusunda Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesinin 18 yıl hapis cezası alan tutuklu sanık İlker Çınar’ın cezasını onaylayıp, diğer 3 sanığın cezasını "mükerrer yargılama" nedeniyle bozması üzerine dava 3 sanık yönünden Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden başladı.

        Ferdi Durdu’nun haberine göre, Malatya’da 18 Nisan 2007’de 1’i Alman 3 kişinin öldürüldüğü ve kamuoyunda Zirve Yayınevi cinayetleri olarak bilinen olaya mensubu oldukları FETÖ'nün nihai amacı ve hedefi doğrultusunda faaliyet yürüterek olayla ilgisi olmayan büyük çoğunluğu jandarma personeli olan 13 kişiyi sahte ihbar mektupları ile katarak yargılanmalarına ve 4 yıl cezaevinde kalmalarına neden olan 5’i firarda olan 10 sanıklı Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki yargılama 7 Ocak 2022 tarihinde sona ermişti.

        REKLAM

        YENİDEN YARGILAMA BAŞLADI

        Malatya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin tutuklu sanık İlker Çınar’a "iftira", "hürriyeti yoksun kılma" ve "örgüt adına suç işleme" suçlarından 18 yıl 4 ay verdiği hapis cezası, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesince onanmıştı.

        Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi, sanıklar Adnan Dinçer, Mehmet Ali Badak ve Özgür Birdal’a ‘iftira’ suçundan verilen 2 yıl 9 ay 10’ar gün, ‘hürriyeti yoksun bırakma’ suçundan verilen ise 6 yıl 8’er ay hapis cezalarını ise sanıkların başka davalarda aynı suçtan yargılanıyor ya da ceza almış olmaları nedeniyle bozmuştu.

        Malatya 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava sanıklar Mehmet Ali Badak, Özgür Birdal ve Adnan Dinçer için yeniden başladı. Duruşmaya sanıklar, avukatları ve mağdurlar ile avukatları hazır bulundu.

        "FETÖ’NÜN ORGANİZASYONUNDA DÜZENLENDİĞİ AÇIKTIR"

        Zirve Yayınevi cinayetlerinde FETÖ kumpası ile 4 yıl cezaevinde kalan ve beraat eden İnönü Üniversitesi Öğretim Görevlisi Ruhi Abat duruşmada söz alarak, “Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma ilamını kabul etmiyorum. Mahkemeniz kararının eksik olmakla birlikte cezalandırma açısından doğru olduğu kanaatindeyim. Bölge Adliye Mahkemesi kararında somut delil bulunmadığı ve illiyet bağı kurulamayacağı şeklinde anlamsız bir gerekçe ortaya konulmuştur. Nitekim, hem Özgür Birdal hem diğer sanıklar olayı açıkça anlatmıştır. Somut delil olarak ihbar mektupları dosyadadır. İhbar mektuplarına değinmek gerekirse örneğin ilk ihbar mektubundan önce Özgür Birdal'ın beyanına göre üst düzey asker imamı olan Rıdvan Akovalı Malatya iline geliyor. Özgür Birdal kendisini bir kafeye bırakıyor. Bir saat sonra Malatya ilinden ayrılıyor ve cinayettin bir ay sonra Malatya iline gelen bu kişinin ayrılışından sonra aynı tarihli ilk ihbar mektubu düzenleniyor. Akabinde, ikinci ihbar mektubuna bu kez Haydar Yeşil ekleniyor. Bunun sebebi de ihbar mektubu öncesinde Aykut Saka ile ilgili soruşturma da Haydar Yeşil'in muhakkik olarak görevlendirilmesidir. Nitekim bu soruşturmanın hemen akabinde Haydar Yeşil ismi dahil edilerek ikinci ihbar mektubu düzenleniyor. Sonrasında devam eden süreçte örgüt tarafından yayınlanan yayınlarla paralel raporlar istihbarat raporları hazırlanıyor. Bu raporların sadece kollukla düzenlenmesi karşısında bu kez İlker Çınar dahil ediliyor ve hem şahsımız hem de olay örgüt tarafından uydurulan Ergenekon davalarına dahil edilmek isteniyor. Ergenekon kumpasının FETÖ'nün Türkiye’yi çökertme planının bir ürünü olduğu açıkça ortadadır. Nitekim daha davalar olmadan 2001 yılında FETÖ'nün etkili yayın organı Aksiyon dergisinde Ergenekon ile ilgili yazılar yazılmıştır, sonrasında Türkiye'de kaos oluşturan Hrant Dink, Danıştay, Santoro cinayetleri işleniyor. Burada dikkate çekici bir husus bu cinayetler Glock marka tabancayla işlenmiş olup, hakkımızda düzenlenen bir başka ihbar mektubunda Glock tabanca aradığımıza yer verilmesidir. Bu hususlar tamamen ihbar mektuplarının FETÖ örgütü organizasyonunda düzenlendiğini açıkça göstermektedir. Zaten yerel mahkemenin kabulü de bu şekildeydi. Özgür Birdal'ın Adnan Dinçer'den bilgileri aldığı, alınan bilgileri ilettiği, farklı illerden çalıştığı dönemlerde postaya ihbar mektupları bıraktığı yönündeki anlatımı dikkate alındığında ihbar mektuplarıyla sanıklar arasında da illiyet bağının olduğu sanıkların ortaya çıkan sonuç açısından müşterek fail olarak iştirakinin olduğu görülecektir. Bölge Adliye Mahkemesi, ne katılanları ne de sanıkları dinlemiş bu bağlantıyı göz ardı ederek bir karar vermiştir. Bu kararın hukuk tarihine kara bir leke olarak düşeceği kanaatindeyim. Mahkemenizden talebim, önceki kararda olduğu gibi sanıklarla ilgili mahkumiyet kararı verilmesi eğer illiyet bağı hususunda aynı görüş var ise iddianamenin sanık ifadelerinin, ihbar mektuplarının bilirkişiye verilerek bağlantı olup olmadığı yönünden tespit yapılmasıdır” dedi.

        REKLAM

        “İHBAR MEKTUPLARINDAN HABERİM OLMADI”

        Duruşmada FETÖ TSK İmamı sözde teknik işlerden sorumlu yardımcı “Metin” kod isimli Rıdvan Akovalı’nın Zirve Yayınevi cinayetleri sonrasında gizlice Malatya’ya gelip ayrılmasını kendisinin ortaya çıkması için anlattığını belirten Sanık Özgür Birdal ise şu ifadelerde bulundu:

        “Ben öncesinde de belirttiğim gibi Malatya ilinde ve sonrasında Muğla ve İstanbul da örgütsel faaliyetlerde bulundum. Yargılamamın yapıldığı ve hakkımda mahkumiyet kararı verilen İstanbul 29. Ağır Ceza Mahkemesindeki dosyada Jandarma yapılanmasına ilişkin ayrıntılı anlatımlarda bulundum yine İstanbul ilindeyken yapılan faaliyetlere, ihbar mektubu şeklinde postaya mektup atılmasına bana gelen flash belleklerin çözülmesine dair ayrıntılı bir beyanım oldu. Benim Malatya ilindeki faaliyetime ilişkin de Adnan ve Mehmet Ali ile görüştüğümü zaten söylemiştim. Adnan’dan bir kısım bilgiler alıp üstlerime ilettiğimi de söylemiştim. Bu görüştüğümüz kişilerden bir kısım bilgiler alıp iletme neticesinde özellikle katılanlarla ilgili herhangi bir ihbar mektubu düzenleneceği bu kişilerin herhangi bir soruşturmaya dahil edileceği yahut sonunda tutuklanacağı gibi bir durum hiç bir zaman benim aklıma gelmedi böyle bir bilinçle hareket etmedim. Malatya ilinde herhangi bir şekilde bir ihbar mektubu düzenlemedim yahut düzenlenmesine katkı sağlayacak şekilde bir eylemim olmadı. Düzenlenen ihbar mektuplarından benim haberim olmadı. Rıdvan Akovalı olayını belki olay açığa çıkar ve bir sonuca ulaşılabilir diye ben söyledim.”

        REKLAM

        SAVCI MÜTALAASINI SUNDU

        Duruşma savcısı, esas hakkındaki mütalaasını mahkemeye sundu. Savcı, mütalaasında, “Sanıkların tespit edilen eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu açısından dikkate alınması gereken örgütsel nitelikte eylemler olduğu, UYAP kayıtlarına göre de sanılar hakkında örgüt üyeliği suçundan verilen kararların olduğu, bu nedenle sanıkların üzerlerine atılı bulunan iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarının unsurlarının oluşmadığı belirtilerek bozma kararı verildiği, bu doğrultuda, her ne kadar sanıklar Mehmet Ali Badak, Özgür Birdal, Adnan Dinçer hakkında ihbar mektupları esas alınarak iftira ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kamu davası açılmış ise de, adı geçen sanıkların bölge adliye mahkemesi kararında yer aldığı üzere dosya kapsamında ihbar mektuplarının sanıklar tarafından ya da sanıkların sağladığı bilgiler sonucunda düzenlendiğine ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, katılanlar ile ilgili sanıkların herhangi bir beyanlarının bulunmadığı, katılanların gözaltı ve tutuklanma işlemlerinin uygulanması ile ilgili olarak sanıklara izafe edilen durum ile ortaya çıkan sonuç arasında sorumluluğu aşırı derecede genişletecek şekilde illiyet bağının tesis edilemeyeceği, sanıkların tespit edilen eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçu kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, sanıklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan devam eden yada sonuçlanan yargılamaların bulunduğu bu haliyle kabul edilen eylemlerin mükerrer yargılama konusu olduğu anlaşılmakla, sanıklar hakkında açılan kamu davasının CMK 223/7 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur” ifadelerine yer verdi.

        Mahkeme heyeti dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

        ÖRGÜTÜN SÖZDE JANDARMA SORUMLULARI FİRARDA

        Zirve Yayınevi Cinayetleri kumpas davasında haklarında yakalama kararı bulunan FETÖ’nün sözde TSK imamı ve örgütün yayın organı Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Hamdullah Bayram Öztürk, sözde teknik işlerden sorumlu yardımcısı “Metin” kod isimli Rıdvan Akovalı, sözde Jandarma Genel Komutanlığı sorumlusu “Atilla” kod adlı Suat Yiğit, örgütün Jandarma sorumluları Deniz Civelek ve Nihat Özçelik yurtdışında firarda bulunuyor.

        5 SANIĞA 3’ER KEZ AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET VE 39 YIL 9’AR HAPİS CEZASI VERİLMİŞTİ

        Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Zirve Yayınevi'nde 3 kişinin öldürülmesiyle ilgili yargılamada ise 28 Eylül 2016'da sanıklar Emre Günaydın, Abuzer Yıldırım, Salih Gürler, Cuma Özdemir ve Hamit Çeker, "tasarlayarak adam öldürmek" suçundan 3'er kez ağırlaştırılmış müebbet, "kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak" suçundan 30'ar yıl hapis ve "nitelikli yağmaya teşebbüs" suçundan 9 yıl 9'ar ay hapis cezasına çarptırmıştı. Ceza Yargıtay tarafından onanmıştı.

        ÖNERİLEN VİDEO

        Cani baba, boğarak öldürdüğü 3 yaşındaki Poyraz'ı parçalara ayırdı

        Hatay'da uyuşturucu madde etkisinde olan baba, Kurban Bayramı'nın birinci gününde 3 yaşındaki evladını boğarak öldürdükten sonra parçalara ayırdı. Evladını canice öldüren baba tutuklanırken Poyraz gözyaşları içerisinde defnedildi.

        GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ