Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Biden'ın 'Avrupa çıkarmasından' geriye kalanlar
0:00 / 0:00

Geçtiğimiz hafta Türkiye ve dünya siyasetinde gelecek dönemde etkisini hissettirecek bir dizi görüşme gerçekleşti. Türkiye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Joe Biden’ın ilk görüşmesini merakla bekliyordu.

Dünya ise, ABD Başkanı Biden'ın G7 liderleriyle görüşmesine, NATO Liderler Zirvesi'ne katılışına, AB liderleriyle ve son olarak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmesine kilitlenmişti. ABD Başkanı Biden’ın başkan olarak gerçekleştirdiği ilk yurt dışı ziyaretinin bu kadar kapsamlı olması ABD’nin ileri süreçte izleyeceği dış politikaya ilişkin de mesajlar veriyordu. Biden ve Putin görüşmesi öncesinde ABD tarafı da Rusya tarafı da görüşmeden işe yarar bir sonuç çıkmayacağını bildiklerini dile getirmişlerdi.

PRAGMATİZME DÖNÜŞ

İki liderin görüşmesinin ardından yapılan görüşmelerde 'pragmatizme bir dönüş' vurgusu öne çıktı. Biden, aradaki sorunların çözülemeyeceğini söylese de 'stratejik istikrarın' önemini vurguladı.

Washington-Moskova hattında çalışabilecek alanların olduğunu kırmızı çizgilerin dikkate alınması gerektiğini söyledi. Putin ile çatışmaya girmeyeceklerini, aksine Putin uluslararası normlara uyduğu sürece ülkesinin itibarını parlatabileceğini söyledi. Biden, "Yeni bir Soğuk Savaş döneminde olmamız ne benim ne de sizin çıkarınıza" diye konuştu. Putin de Biden'ı "Skor tutmanın anlamı ne? Birbirimizi korkutmaya çalışmanın anlamı yok" açıklamalarıyla destekledi.

İki lider büyükelçilerin görevlerinin başına geri dönmeleri kararını verdiklerini duyurmuştu. İlk adımı atan Rusya oldu, Rus Ria haber ajansı Washington Büyükelçisi Anatoliy Antonov'un görevine döndüğünü aktardı.

Dünya basınında yer alan haberlerde, zirveden Putin'in kazançlı çıktığı haberleri de yer aldı. Görüşme teklifinin ABD tarafından gelmesi bile Rusya için bir avantajken, görüşme sonrası Putin'in oldukça rahat Biden'ın ise daha gergin olduğu ifade edildi.

"ABD, AVRUPA ADETA ÇIKARMA YAPTI"

Antalya Bilim Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarık Oğuzlu, ABD Başkanı Biden'ın ilk yurt dışı ziyaretine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesine ilişkin Habertürk'e özel açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Oğuzlu, "ABD, Avrupa'ya adeta çıkarma yaptı. Biden, ABD eski Başkanı Donald Trump'ın küstürdüğü müttefikleri kazanmak istiyor, bunu özellikle Çin ve Rusya’nın karşısına onlarla birlikte çıkabilmek için istiyor. G7 Liderler Zirvesi’nde verilen mesajlar oldukça önemliydi. G7'nin 'Daha iyi bir dünyayı yeniden inşa et' stratejisi, Çin'in 'tek yol tek kuşak' projesine alternatif bir kalkınma stratejisi." dedi.

G7'nin bir öneminin de demokrasi ile yönetilen ülkelerin bir araya gelmesi ve demokrasi vurgusu olduğunu belirten Oğuzlu, "NATO’da bu vurgu var. Biden ilişkilerin kurulmasını bu değerler ve normlar üzerinden olmasını önemsiyor ancak bu çok sağlıklı değil. Çünkü, Çin ve Rusya bunu tepki koyacak birçok Avrupalı ülke de bu kadar kutuplaştırıcı söylemi kendi ulusal siyasetleri açısında doğru bulmuyor, çok taraf tutuyor gibi algılanmak istemiyorlar" dedi.

"RUSYA HEP DÜŞMANDI YİNE DÜŞMAN"

NATO Liderler Zirvesi’nin ardından ortak değerler üzerine tekrar diriltilmesi gerektiği vurgusunun yapıldığını belirten Oğuzlu şöyle devam etti:

"Çin ilk kez zikrediliyor, Çin’den yana bir endişe ve stres var. Rusya zaten hep düşmandı yine düşman. Türkiye’nin transatlantik ilişkileri düzeltmek için değerli görülüyor olması ise bir bakımdan iyi."

Öte yandan Oğuzlu, Biden’ın çok tutarlı bir söylem geliştirmediğini de sözlerine ekledi.

TÜRKİYE'NİN S-400 TUTUMU DEĞİŞMEYECEK

Türkiye de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Biden'ın görüşmesine kilitlenmişti. İki lider de görüşme sonrası yaptıkları açıklamada oldukça olumlu mesajlar verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, iki ülke arasında sıkça gerilim yaratan S-400'lere ilişkin Türkiye’nin tutumunun değişmeyeceğini söyledi.

"İLİŞKİLERİ İYİLEŞTİRME NİYETİ VAR"

Bu noktada görüşmenin oldukça önemli olduğunu söyleyen Oğuzlu, "Türkiye-ABD ilişkileri son yıllarda sorunlu, bu biliniyor. Ama buna rağmen ilişkileri iyileştirme niyeti var. ABD'nin hem Avrupa'daki hem Asya'daki geleneksel müttefiklerini yanına çekme bunu özellikte Rusya ve Çin’e karşı yürütmeye çalıştığı açık. Bu anlamda Türkiye’yi kazanmak hatta mümkünse Türkiye ile Rusya arasına uçurum koymak, Türkiye'yi Batı'ya çekme yönünde bir irade görüyorum" ifadelerini kullandı.

"ABD'NİN, TÜRKİYE'NİN HASSAS OLDUĞU NOKTALARDA TAVİZ VERMESİ GEREK"

Türkiye'nin de Batı ile ilişkileri düzeltme motivasyonuna sahip olduğunu belirten Oğuzlu, "Türkiye'nin Rusya ve Çin ile çok fazla stratejik ortaklık geliştirdiği söylenemez, daha çok ekonomik motivasyonlar. Erdoğan-Biden görüşmesinden sonra problemli alanlarda köklü iyileşme yaratacak çözümler çıkmadı. Bu nokta ABD, Türkiye’nin Rusya ile arasına mesafe koymasını istiyorsa, ABD'nin Türkiye’nin hassas olduğu noktalarda taviz vermesi gerekiyor ama bunu da yapmıyor” dedi.

Çok kutuplu bir dünya düzeni içerisinde Türkiye’nin eski alışkanlıklarla Batı’nın bu bölgelerdeki temsilcisi gibi rol oynamasının mümkün olmadığını ifade eden Oğuzlu şöyle devam etti:

"Batı'nın dünyanın değiştiğinin farkına varması lazım. Batı'nın Türkiye'ye hak ettiği saygısı tanıması gerekiyor, bunu tanımadığı sürece ilişkilerde sıkıntılar çıkıyor."

Son olarak, diplomasi adına oldukça yoğun geçen bir haftanın ardından liderler genel olarak olumlu açıklamalarda bulundu. Elbette olumlu açıklamalarının etkilerinin zaman içinde atılacak adımlara bağlı olduğunu da vurguladılar. Önümüzdeki süreçte görüşmelerin somut etkilerini daha iyi görebileceğiz…

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.