Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
HABERTURK.COM

Aile Hekimleri Dernekleri Federasyonu (AHEF),içinde bulunduğumuz dönemde Aile Sağlık Merkezlerine randevu ile gidilmesi gerektiğini vurguladı. Normalleşme sürecinde ipin ucunun kaçtığına dikkat çeken AHEF, şu anda yeniden büyük bir risk altına girildiğini, Covid-19 riski ortadan kalkmışçasına herkesin kalabalık gruplar halinde sosyalleştiğini ve bunu da maske takmadan yaptığını belirten AHEF, bu nedenle Aile Sağlık Merkezlerinin de şu anda birçok yer gibi büyük risk taşıdığına dikkat çekti.

"LÜTFEN RANDEVULU GELİNİZ"

AHEF, "Çocuk ve 65 yaş üzeri hastalar için daha fazla risk oluşturulmaması ve daha hızlı hizmet alınabilmesi için Aile Sağlık Merkezlerine lütfen randevulu gidiniz" diyerek topluma seslendi.

AHEF Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özlem Sezen, "Ülkemiz son üç ayı aşkın bir süredir Korona virüsünün neden olduğu Covid-19 hastalığı salgını ile mücadele içindedir. Bulaşıcılığı oldukça yüksek, hastalık yapma ve öldürme oranı ise ülke olarak alınan tedbirlere ve halkın bu tedbirlere uyum oranına bağlı olarak değişiklik gösteren bir hastalık ve salgın süreciyle karşı karşıya kaldık. Toplum olarak geldiğimiz aşama itibari ile de Haziran ayının başından itibaren alınan birçok önlem ve uygulamalarda gevşetme kararları bazı tedbirlerin kaldırılması kararı alındı. Böylece tamamen salgın öncesi gibi olmamakla birlikte kontrollü sosyal hayat dönemimiz başlamış oldu. Bu dönemde gevşetilen önlemlerin yanı sıra yeni yeni uygulamalarla karşılaştık. Kuaför ve berberlere nasıl gideceğimizden tutun da alışveriş merkezlerinde kaç metrekarede kaç kişinin bulunması gerektiği, kaç saat içerde kalabileceğimiz, restaurant cafelerde içeri nasıl müşteri alınacağı, plajlarda şezlongların kaç metre aralıklarla konulacağı, otellerde açık büfelerin nasıl düzenleneceği, topluca bulunacağımız, hizmet alacağımız yerler ve işletmelerle ilgili genelgeler yayınlandı. Ancak Aile Sağlık Merkezleri ile ilgili büyük bir boşluk var" dedi.

Sezen, hem koruyucu sağlık hizmetlerini hem de tedavi edici poliklinik hizmeti gibi hizmetleri ve salgın dönemde tanımlanan hizmetleri bir arada aynı binada sunmaya çalışan Aile Sağlık Merkezleri işleyişi ile ilgili bir bakanlık önerisi yapılmadığına dikkat çekti.

"AİLE SAĞLIĞI MERKEZLERİNİN SALGIN ÖNCESİ DÖNEMDEKİ GİBİ KALABALIKLAŞMASINA İZİN VERİLMEMELİ"

AHEF Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Özlem Sezen, "Özellikle kronik hastalığı olan ve bebek, çocuk, gebeler gibi koruyucu hizmet sunduğumuz kişilerin en az riskle Aile Sağlığı Merkezlerinden hizmet alabilmesi çok önemlidir. 65 yaş üzeri ve 18 yaş altı kişilerin dışarı çıkma kısıtlamasının kaldırılmasından sonra Aile Sağlığı Merkezlerinin salgın öncesi dönemdeki gibi kalabalıklaşmasına izin verilmemesi gerekir.

Bebek ve çocuk aşılama ve gebe izlemleri gibi hizmetler verilirken kişilerin verilen randevu tarih ve saatlerine azami şekilde uymaları çok büyük önem arz etmektedir. Özellikle İstanbul gibi bir metropolde ve Ankara, İzmir gibi büyükşehirlerde bulunan Aile Sağlığı Merkezi binalarının yeterli fiziki şartlarda olmayışları da bu dönemde hizmet sunmayı daha da zorlaştırmaktadır. Bundan sonraki "Kontrollü Sosyal Hayat" dönemimizde Aile Sağlığı Merkezlerinde çok daha titizlikle hareket edilmelidir."

Sağlık Bakanlığının da bu kontrollü sosyal hayat döneminde Aile Sağlığı Merkezlerinden hizmet alırken randevu sistemini önerdiğini söyleyen Dr. Özlem Sezen, "Aile Sağlığı Merkezleri randevu sisteminin daha da güçlendirilmesi ve daha fazla kişinin mesai saatleri içinde randevu alabilmesinin sağlanması bu sistemin daha fazla yaygınlaşmasına katkı sunacaktır" diyor.

Önümüzdeki dönemde, salgın kontrolünde elde edilen başarının devam edebilmesi Sağlık Bakanlığı, Bilim Kurulu, doktorlar ve aile hekimlerinin sıkça dikkat çektiği bu öneri ve uygulamalara uymaya bağlı olacak. AHEF de özellikle randevu ile hizmet almanın önemini topluma, Sağlık Bakanlığı'na tekrar hatırlatıyor. Toplumun asgari şekilde buna uyum ve hassasiyet göstermesini bekleyen aile hekimleri de böylelikle sağlıklı bir toplum sağlıklı bir gelecek için daha kaliteli hizmet sunabilecek.