Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
HABERTURK.COM

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, koronavirüs nedeniyle karantinada olduğunu hatırlatarak "En kısa sürede Ayasofya'yı ziyarete gideceğim" dedi. Kadın cinayetlerine de değinen Akşener, İstanbul Sözleşmesi konusunda "İstanbul Sözleşmesi’ni feda etmenize izin ermeyeceğiz. Çünkü, İstanbul Sözleşmesi yaşatır” diye konuştu.

Konuşmasına Mersin’de 4 askerin şehit olmasıyla başlayan Akşener, “Haftaya acı bir haberle başladık. Mersin’de meydana gelen trafik kazasında, 5 evladımızı şehit verdik. Şehitlerimize Allah’tan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar, yakınlarına ve milletimize başsağlığı diliyorum. Allah milletimize böyle acılar yaşatmasın. Ruhları şad olsun” dedi. Yıldırım-3 Ağrı Dağı operasyonuna katılan askerlere de başarılar diledi.

14 gün boyunca Ankara’daki evinde karantinada kalan İYİ Parti lideri Akşener, iki hafta sonra grup toplantısında konuştu. Akşener, karantina süreci ve sağlık durumuna ilişkin olarak, “Biliyorsunuz, 14 gün boyunca Ankara’da karantinadaydım. Herhangi bir sorunla karşılaşmadan süreci tamamladık. Kovid-19’a yakalanan koruma polisim de sağlığına kavuştu. Allah’a şükürler olsun. Allah, milletimizi bu salgın belasından korusun, kollasın. Allah, milletimizin her ferdine, sağlık ve sıhhat versin” ifadelerini kullandı.

Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bilim insanlarının karar ve tavsiyelerine uymak, her bir vatandaşımız gibi, bizler için de zorunluluk. Vatandaşımızdan beklediğimiz hassasiyeti, aynı sorumluluk bilinciyle göstermek, bizler için de bir zorunluluk. Bu bilinçle, tek bir vatandaşımızın bile sağlığını riske atmamak için, azami dikkati gösterdim, karantina şartları gereği ben de evde kaldım. Ve o nedenle maalesef bazı programlara katılamadım.

AYASOFYA’NIN AÇILMASI

Ayasofya Camisi’nin ibadete açılmasına değinen Akşener, “Orada olmayı, Ayasofya’da ibadet etmeyi, dualar etmeyi ben de istedim. Ancak maalesef olmadı. İnşallah ilk fırsatta ziyaret edeceğim” dedi.

Akşener, Ayasofya Camisi’nin açılmasının ardından başlayan tartışmalara da değinirken şunları söyledi:

“İlk günden itibaren hep dedik ki, ‘Ayasofya’yı ibadete açın, ama siyasete kapatın.’ Ama iktidar, Allah’ın evine siyaset sokma hastalığından bir türlü kurtulamadı. Ortak değerlerimizi suiistimal etmekten geri kalmadı. Karar sürecinde gösterdikleri riyakarlığı, açılış programındaki sözleriyle bambaşka bir boyuta taşıdılar. Güzel Ayasofya’nın, o güzel gününde, hepimiz şu cümleleri bekledik; ‘Selam olsun Anadolu’nun kapılarını açan Alparslan’a, selam olsun İstanbul’u fetheden Fatih’e, selam olsun, İstanbul’a ve Ayasofya’ya istiklalini yeniden kazandıran Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e…’ Söylenmesi gereken buydu. Ecdadımıza ve tarihimize saygının gereği buydu. Devlet insanlığına, cumhurun başkanlığına yakışan buydu. Ama bu bile efendilere zor geldi. Bırakın saygıyla selamlamayı, saygısızlık etmekte hiçbir beis görmediler. Böylesine güzel bir günde bile düşmanlık etmekten utanmadılar.”

“Ayasofya’da, makamının ve sıfatının gereğini yapıp, gönülleri kazanmak yerine, lanetlerden bahsedenlere sesleniyorum” diyen Akşener sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk tarihine, hakkıyla sahip çıkmak bir şereftir. İstiklal mücadelemizin önderi Gazi Mustafa Kemal’i anmak, bir şereftir. Sizler bu şerefle yaşamamayı tercih edebilirsiniz. Bu sizin sorununuz. Rahmetli Elçibey’in dediği gibi; ‘Allah’ın bahşettiği şerefi istemeyene, biz zorla şeref verecek değiliz.’ Ama unutmayın ki; bağımsızlığı sağlamak için ödenmiş bedeller var. O bedeli tereddütsüz göze alıp, toprağa düşenlere, saygı göstermek zorundasınız. Bu bir lütuf değil hem dinimizin hem de töremizin gereğidir. Allah-Muhammed aşkına, Muhammed-Ali aşkına; Atatürk’le alıp veremediğiniz nedir? Vatanı işgale yeltenen Yunanlılar, Fransızlar, İngilizler, Mustafa Kemal’e düşman olsa anlarım. Ama siz neden düşmansınız? Buradan iktidardakilere sesleniyorum; Diyanet İşleri Başkanlığı bizim için kıymetli bir makamdır. Ama şunu söylemeden de geçemem; siz utanmadan Ayasofya’yı düşmandan kurtaran ecdada saygısızlık ederken, 16 Türk adasında Yunan bayrakları, dalgalanmaya devam ediyor. Onlar şanlı bayrağımızı ateşe vererek milli onurumuza hakaret ediyor, ama siz hala Mustafa Kemal’le uğraşıyorsunuz. Yazıklar olsun.”

KADIN CİNAYETLERİ

“Hiçbir suni gündem, ülkemizin, 34 OECD ülkesi arasında, kadına yönelik şiddet olaylarında birinci sırada olduğu gerçeğini örtemeyecek” diyen Akşener, Pınar Gültekin cinayetine de değindi. “Türkiye, bu utançtan kurtulmak zorunda” diyen Akşener, “Türkiye, son 10 yılda 3 bin geçen yıl 474 kadınımızın öldürüldüğü bir ülke olma utancından arınmak zorunda. Geçtiğimiz günlerdeki bir gösteride açılan pankart yüreğimi yaktı. Bir kadın, diğer kadınlara sesleniyor ve diyordu ki; ‘Kız kardeşlerim, bir gün öldürülürsem, davam size emanet.’ Bu sözler, Türk kadınının durumunu özetleyen sözlerdir. Ve aslında bu sözler, ülkeyi yönetenlerin yüzüne atılan bir tokattır. Ey Türk erkekleri; bu sözlere kulak verin. Bu sözlere anneniz, kızınız, eşiniz, sevdikleriniz için kulak verin. Kadınların, erkeklere güvenemediği bir dünya, kıyamet alametidir. Kadınının yanında duracak mertliği göstermemek Türk töresine yakışmaz. Buradan tüm kadınlarımıza ve onlara şiddeti reva gören vicdansızlara sesleniyorum; iyi ve cesur insanların iktidarında, çıkıp diyeceğiz ki; ‘Kadınlarımızı özgür ve güven içinde yaşatamayan bir düzen, düzen değildir.’ Çıkıp diyeceğiz ki; ‘Tek bir kadın gözyaşı döküyorsa, o düzeni yıkar, yenisini kurarız.’ Bunu sağlamak için çok fazla şeye ihtiyaç yok. Yasaları hakkıyla uygulamak, önlemleri hakkıyla almak, yeter. Bu bir zihniyet meselesidir. Nefreti, düşmanlığı bırakıp kadınıyla erkeğiyle milletimizin her bir ferdini sevmek yeter” dedi.

İstanbul Sözleşmesi için uyarıda bulunan İYİ Parti lideri Akşener, “Sayın Erdoğan’ı bir kez daha yaptığı ender iyi işlerden biri olan İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmek yerine, sözleşmenin maddelerini hakkıyla uygulamaya çağırıyorum. Bir avuç ahlaksızın hayallerini gerçekleştirmek uğruna, kadınlarımızı mağdur etmenize izin vermeyeceğiz. Bir avuç özgüvensizin egolarını eylemek uğruna, İstanbul Sözleşmesi’ni feda etmenize izin ermeyeceğiz. Çünkü, İstanbul Sözleşmesi yaşatır” dedi.

TURİZM SEKTÖRÜ İÇİN ÇAĞRI

İYİ Parti lideri Akşener, koronavirüs nedeniyle olumsuz etkilenen turizm sektörü için hükümete çağrı yaparken, “Turizm sektörünün acilen nefes alması gerekiyor. Sektörde 4 bin işletme, 1 milyon yatak kapasitesi var. İhtiyaç duyan turizmciye, yatak başına 5 bin lira, bir yılı faizsiz olmak üzere, 3 yıllık işletme kredisi sağlayın. Kamu ve turizm sektörünün yükü ortaklaşa paylaşacağı bir kampanya başlatın. Salgın süresince büyük özveriyle çalışan, başta sağlık, güvenlik ve eğitim personelinin, turizm tesislerinden haftalık 250 liradan yararlanmasını sağlayın. Dünya Turizm Örgütü’ne göre, 2030 yılında 1,6 milyar turist dünyayı gezecek. Sektörden elde edilen gelir, 2 trilyon doları aşacak. Günden güne büyüyen bu pastadan payımızı alabilmek için, değişen koşullara uygun şekilde bir sektörel dönüşüm gerçekleştirmek zorundayız” dedi.

SİSTEM ELEŞTİRİSİ

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine yönelik eleştirilerini devam ettiren İYİ Parti lideri Akşener, “Yaşadığımız sorunların kaynağı, 2 yıldır Türkiye’nin başına bela olan bu ucube sistemdir. Yatırım da, turist de, sermaye de güvenli liman arar. Kendini güvende hissetmediği bir yere gitmez. O yüzden ısrarla, ‘Bu düzen değişmeli’ diyoruz. Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminin ikinci yılını değerlendirdiği konuşmasında gördük ki; Sayın Erdoğan da artık bu sistemin yürümediğinin farkında… Bakın, son dönemde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri’nin büyük bölümü ne için çıkarılmış biliyor musunuz? Daha önce çıkarılan kararnamelerde değişiklik yapmak için. Yani yanlış kararları düzeltmek için… İşte size ülkemizi çağ atlatacak diye pazarlanan bu ucube sistemin geldiği durum. Devlet deneme-yanılmayla yönetilmez. Yönetmeye kalkarsanız, bugün olduğu gibi, her alanda tökezlersiniz. Türkiye’yi uçurmaz, uçurumun kıyısına sürüklersiniz. Her ne kadar ballandıra ballandıra anlatsa da Sayın Erdoğan’ın sistemi “Değişmez” görmediğini söylemesi, olumlu bir adımdır. İşlerin yürümediğinin farkında olmak, gelecek için olumlu bir işarettir. Bu vesileyle Sayın Erdoğan’a bir çağrıda bulunmak istiyorum: Sorunun farkına varmak çözmenin yarısıdır. Türkiye’nin bu sarmaldan çıkışı, İyileştirilmiş ve Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’dir. İtiraf edemesen de bunu sen de biliyorsun. Gel, muhalefetle el ele ver, ülkemizi içine soktuğunuz bu sistem krizinden birlikte çıkaralım. Milletimizi içine soktuğunuz bu zor durumdan kurtaralım” dedi.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri