Takipde Kalın!
Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
Gündem Ekonomi Dünya Spor Magazin Kadın Sağlık Yazılar Teknoloji Gastro Video Stil Resmi İlanlar

Uzun yıllar boyunca büyük güçlerin tedarik zincirlerine bağımlı kalarak savunma kabiliyetini dışa bağımlı kaynaklarla sınırlamak zorunda kalan Türkiye, bugün kendi savunma çağını başlatıyor. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın koordinasyonunda yürütülen Altay Ana Muharebe Tankı Projesi, sadece bir teknik veya mühendislik başarısı değil; aynı zamanda sanayi, strateji, diplomasi ve ulusal özgüvenin bir bileşimi, bir bağımsızlık manifestosu olarak görülüyor.

2000’li yılların sonunda atılan ilk adımlar, Türkiye’nin zırhlı platformlar alanında kendi okulunu kurmasının başlangıcıydı. Güney Koreli Hyundai Rotem ile yapılan iş birliği, teknoloji transferi sürecinde önemli bir öğrenme evresiydi; ancak bu dönem, kalıcı bağımlılık yerine yerlileşmenin eşiğini aşmak için bir basamak oldu. 2018 itibarıyla üretim sorumluluğunun BMC Defence’e devredilmesiyle proje tamamen milli bir kimlik kazandı ve yerli güç grubu, zırh teknolojisi, elektronik sistemler, sensör ağı ve komuta mimarisiyle birlikte entegre bir yapıya dönüştü.

Bugün Altay, yalnızca bir savaş aracından ibaret değil; Türk mühendisliğinin kararlılığının, sanayi kapasitesinin olgunluğunun ve devlet stratejisinin vizyoner yönünün bir yansıması. Tankın geliştirilmesinde 600’den fazla yerli şirketin emeği bulunuyor. Her biri; güç aktarım sistemlerinden balistik zırhlara, kompozit malzemelerden yapay zekâ tabanlı komuta sistemlerine kadar farklı alanlarda katkı sağladı.

Şurada Paylaş!
Yazı Boyutua
Yazı Boyutua
GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ