Aradığımız romantik-komedilerden…
"Kocan Kadar Konuş"un DVD'si raflarda! Kerem Akça yazdı…
KEREM AKÇA /HABERTURK.COM
keremakca@haberturk.com
Şebnem Burcuoğlu’nun 30’unda evde kalan bir kızın hayallerini ve aşklarını ele alan kitabı, 2014’ün çok satanları arasına girerken kadınlar için önemli bir rehbere dönüşmüştü. Bu edebi eserin aynı ismi taşıyan sinema versiyonu “Kocan Kadar Konuş”, Mart’ta vizyona girdi ve gişede iki milyon kişiye ulaştı. Türk sinemasının ihtiyacı olan bu kaliteli romantik-komedi örneği, Michel Gondry-Nora Ephron arası reji geleneğiyle de dikkat çekiyor. Kurgusuyla göz kamaştıran bir ‘Türk kızı’ temsili sunuyor. Yılın en başarılı yerli filmlerinden “Kocan Kadar Konuş”un DVD’si raflardaki yerini aldı.
Toplum olarak önyargılarla doluyuzdur. Ama kadınlarımızın ilişkiye bakışı genelde fazlasıyla oyunbazdır. “Romantik Komedi” (2010) bu konuda sahici tespitleriyle yönlendirici olmuştu. Karşı cinsin erkeği elde etmek için yaptığı planlar, kültürel açıdan doyurucu bir mizahla sunulmuştu. Yine ‘romans’ ile ‘komedi’yi bir araya getiren “Aşk Oyunu” (2014) benzer mantıkta bir cinsiyetler çekişmesine açılırken, “Aşk Olsun” (2015) ‘ilişki doktoru’ mesleğine feminist bakışıyla ‘oyun’ kavramının en uç noktasına uzanıyordu. Ancak her ikisi de farklı sebeplerle başarılı olamadı.
KADIN FİLMİ Mİ, ROMANTİK-KOMEDİ Mİ?
“Kocan Kadar Konuş” ise Şebnem Burcuoğlu’nun 2014’te çıkıp çok satan aynı adlı romanını perdeye transfer ediyor. Yeni milenyumda kadınları anlatan eserlerde artan feminist okumalarla bezeli alt metinler açıyor. Efsun’un akıllı gözükürken sakar olabilen kimliği tartışılacaktır. Ama burada % 100 Türk kızına eklenen Türk malı bir aile de var. İki kardeş, teyze, anne ve anneanne, başlı başına beş kişilik bir yıkım ekibi oluşturuyor. “Romantik Komedi”de arkadaşların birlikteliği, burada aile saadeti ile yer değiştiriyor.
Aslında Amerikan sinemasında kadın filmi örnekleri var. Kadınların plan yaptıklarını görebiliyoruz. ‘Sex and the City’ ve ‘Bridget Jones’ tanımları bu konsepte önderlik etti. Sevin veya sevmeyin, “Ateşli Tatlı” (“The Sweetest Thing”, 2002), “Nedimeler” (“Bridesmaids”, 2008), “Yine Mi Sen?” (“You Again”, 2010), “Öteki Kadın” (“The Other Woman”, 2014) gibi star oyuncuların rol aldığı ‘chick flick’ denemeleri izledik. “Kocan Kadar Konuş”, sanki bunlara yakın hissediyor kendini. Ezgi Mola’nın hafif çirkin karakteriyle ‘Deliha’ (Gupse Özay / Deliha) ve ‘Pucca’ (Büşra Pekin / Hadi İnşallah) rakip olması üçlü bir komedi ekibi getiriyor sanki. ‘Kadın komedyenler nasıl?’ sorusu cevap arıyor. Hiçbiri Algı Eke veya Didem Balçın kadar kalıcı değil.
GÖRSEL YARATICILIK DİYALOGLARI GERİ PLANA İTİYOR
Biraz geç olsa da bizim Julia Roberts’larımız canlanıyor. Ama hepsi anti-kahraman modelinde… “Kocan Kadar Konuş”ta, içsesin birincil anlatı arasına çeviren Kıvanç Baruönü, “Patron Mutlu Son İstiyor”un (2013) yaratıcılık dönemi krizine benzer bir üslup oturtmuş. Dramatik açıdan tek fark oradaki ‘macera filmi’ omurgasının devre dışı bırakılması…
Bunun ötesinde parlak renklerin boyutlu hale getirildiği çok açık. Post-prodüksiyonda görüntü yönetmeninin setteki işinin üzerine konulması filmi ayağa kaldırıyor. Özellikle yönetmenin içindeki cevher dar alana sıkışınca açığa çıkıyor. Reklam arka planının getirdikleri taçlandırılıyor. Açılış sekansı başlı başına çizgi romansı bir özen içeriyor. Onun devamında ekran bölme tekniği, ara plan ve çok yakın plan Efsun’un ruh halini yansıtıyor. Monologların, bireysel itirafların üzerini örtüyor.
MICHEL GONDRY ETKİLİ RÜYA SAHNELERİ
Ama her şeyden önemlisi gerçeküstücü kabus/rüya sahneleri… Bunlardan birinde 16mm’yle çekilmiş izlenimi yaratırken parçalara bölünecekmiş gibi de gözüken gri tonlu ve eskitilmiş renk dokusu, sessiz sinema dönemini hatırlatıyor. Bir sahnede ‘Alis Harikalar Diyarında’dan kopup gelmiş bir fincanla yüzleşebilirken, bir diğer sahnede “Sil Baştan”ın (“Eternal Sunshine of the Spotless Mind”, 2004) ‘küçülen Jim Carrey’ yaratımını ‘ben küçüğüm kocam büyük’e transfer eden bir hayal gücüne tanıklık edebiliyoruz. “Aşk Bilmecesi”nin (“The Science of Sleep”, 2006) stop-motion geleneğine yaklaşan ‘not defteri sayfalarından üretilmiş atlı Sinan ile Efsun’ yaratıcılık konusunda sınırları zorluyor. Bir Michel Gondry etkisi canlanıyor.
Bunların tamamı öylesine zekice, detaylıca planlanmış ki es vermiyor. Jean-Paul Seresin’in yönetmenden iç mekanlarda aldığı geri dönüş film için belirleyici oluyor. Zaten ev içinin kırmızı, mavi, turuncu, yeşil gibi renklerle sarılması parlaklığı da anlamlandırıyor. Hayalci kız, aslında feminist bir ‘her kitabı bilirim’ kafa yapısıyla beliriyor. Gözlüklü olsa da o kadar çirkin değil. Aşık olabiliyor. ‘İlk aşk’ filmin ana motivasyonuna dönüşüyor.
KURGU FİLMİN ATARDAMARI
Nevra Serezli, Ebru Cündübeyoğlu yüzde yüz Türk kızının yoluna çıkıyor. Ona ‘evlilik yaşın geldi’ baskısı yapıyor. Bu bölümler ‘gevezelik’le biraz yoruyor. Ama planlar “Romantik Komedi”deki gibi kendini iyi hisset finaliyle sonuçlanıyor, devam filmi için alan açıyor.
“Kocan Kadar Konuş”un düğün sahnesinde kısım kısım hissedilen ‘mizansensizlik’ duygusu, BKM prodüksiyonlarında alıştığımız bir durum. Ama genel anlamda Çağrı Türkkan’ın kurgusu çok iyi. Sinemamızda modern kurgu konusunda yönlendirici olan ismin “Aşk Tesadüfleri Sever”den (2010) bu yana en yaratıcı ve başarılı çalışması… Türkkan, tempoyu iyi ayarlıyor, dar alanda teleobjektifle alınan kareleri birbirine bağlarken es vermiyor. Montaj sekanslar filme işlevsel bir ritim katıyor.
BİÇİMCİ YÖNETMENLİK İŞLİYOR
Baruönü içindeki biçimci Hollywood geleneğini açığa çıkarıyor. Hayatı tozpembe olmayan bir kızın dünyasında Michel Gondry-Nora Ephron arası romantik bir yolculuğa çıkarıyor bizleri. “Romantik Komedi”yle aynı ayardaki film, uzun vadede takipçiler yaratabilir.
Yönetmen “Patron Mutlu Son İstiyor”daki (2014) aceleye getirilmiş planları asgariye indirgemiş burada. En önemlisi de orada oyuncuları başarıyla idare ederken sinematografik açıdan sıkıntılar çekmesini ikinci kez tekrarlamaması. Kurgu da bu hatalarından ders alan reji geleneğine akıcılıkla katkı yapıyor.
Disko sahnesi de dahil olmak üzere kızın öznel ruh halinin üzerine fazla gitmeyen, ama gidince teknik açıdan iz bırakan bir üslup var. Baruönü; Ömer Faruk Sorak, Ozan Açıktan, Ketche gibi reklam arka planlı biçimci sinemacılarla bir arada anılacak. 1.85:1’de iç mekanlarda sırıtmayan, dış mekanlarda ufak sekmeler yaşayan, geniş prodüksiyon gerektiren sahnelere adapte olamayan zihin zamanla yerine oturacaktır. Yönetmende gelecek var. “Kocan Kadar Konuş”, popüler sinemamızın biçimci kanadının övünç kaynaklarından…
FİLMİN NOTU: 5.9
Künye:
Kocan Kadar Konuş
Yönetmen: Kıvanç Baruönü
Oyuncular: Ezgi Mola, Murat Yıldırım, Ebru Cündübeyoğlu, Nevra Serezli, Eda Ece, Muhammet Uzuner
Süre: 108 dk.
Yapım Yılı: 2015