ATO Başkan Yardımcısı Yılmaz, "Daha çok üretelim derken dünyayı tükettik"
ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Nijerya'daki '1. Nijer Yeşil Ekonomi Zirvesi'nin "Sürdürülebilir Tarım" oturumuna konuşmacı olarak katıldı
ABONE OLAnkara Ticaret Odası (ATO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı aynı zamanda Türkiye Kent Konseyleri Birliği ve Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, 1960’lı yıllarda 1.4 trilyon dolar düzeyinde olan küresel gayrisafi yurt içi hasılanın günümüzde 100 trilyon dolar seviyesine ulaştığını kaydederek, “Bu kazancın bir de kaybı oldu, bu büyük başarıya ulaşırken yaptığımız hatalar sebebiyle iklim krizine yol açtık. Daha çok üretelim derken, dünyayı tükettik” dedi.
ATO Başkan Yardımcısı Halil İbrahim Yılmaz, Nijer Eyaleti Valiliği, Birleşmiş Milletler (BM), Avrupa Birliği (AB) ve Dünya Bankası tarafından 24-25 Ekim tarihleri arasında Nijerya’nın Nijer Eyaleti’nde gerçekleştirilen “1. Nijer Eyaleti Yeşil Ekonomi Zirvesi ”ne katıldı. Zirve’nin “Sürdürülebilir Tarım” başlıklı oturumunda konuşan Yılmaz konuşmasında T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Dünya Bankası desteğiyle hayata geçirdiği Türkiye İklim Dostu ve Rekabetçi Tarımsal Büyüme Projesi’ne (TUCSAP) değinerek, Proje’nin sürdürülebilir ve rekabetçi tarımsal büyüme için kapasiteyi güçlendirmeyi ve Türkiye'nin hedeflenen bölgelerinde iklim dostu tarımın kullanımını teşvik etmeyi amaçladığını belirtti. Yılmaz, “Ankara Ticaret Odası olarak, Nijerya’daki tüm kurumları, Tarım ve Orman Bakanlığımızın iklim krizine uyum konusunda şimdiye kadar edinmiş olduğu deneyim ve uzmanlıktan faydalanmaya davet ediyoruz” dedi.
Yılmaz, iklim krizi ve sürdürülebilirliğin yaşadığımız dünyanın ve insanlığın geleceği açısından en kritik konu olduğunu belirterek, dünyanın dört bir yanında bu nedenlerle yaşanan sorunların sıklaştığını ve tüm insanlığı etkilediğini söyledi. 1960’lı yıllarda 1.4 trilyon dolar düzeyinde olan küresel gayrisafi yurt içi hasılanın günümüzde 100 trilyon dolar seviyesine ulaştığını kaydeden Yılmaz, “Gelecek nesillere, yarınlara daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktan söz ederken, geldiğimiz noktada bugünümüz de risk altında. Güç ve başarı ölçütü olarak daha çok kazanmayı, daha çok kazanmak için ne pahasına olursa olsun daha çok üretmeyi, daha çok üretmek için daha çok kaynak tüketmeyi tercih ettiğimiz 20’nci yüzyıl boyunca inanılmaz derecede üretkendik. Ancak bu kazancın bir de kaybı oldu, bu büyük başarıya ulaşırken yaptığımız hatalar sebebiyle iklim krizine yol açtık. Daha çok üretelim derken, dünyayı tükettik” dedi.