Olay, 2017 yılında İstanbul Kağıthane'de yaşandı. İddiaya göre, müzisyen Kamil Emre Güvener, tartışma sırasında tabanca ile önce eşini sonra da baldızını öldürdü. Son olarak da aynı silahla intihara teşebbüs etti.

Habertürk'ten Arzu Kaya'nın haberine göre, ağır yaralanan Güvener, olaydan bir ay sonra taburcu oldu. İfadesinde ise en son eşiyle salondayken su içtiğini söyledi. Sonrasını hatırlamadığını belirtti. Yargılama sonucunda eşini ve baldızını öldürmek suçundan müebbet ve 25 yıl hapse mahkum edildi. Ruhsatsız silah taşıma suçundan ise 2 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

 
SİLAHTA PARMAK, ELİNDE BARUT İZİ YOK

Ancak aylar sonra dava dosyasına öyle bir belge girdi ki herkesin kafası karıştı. Silahta sanığın parmak izi yoktu. Dahası sanığın el svaplarında da atış artığına, yani barut izine de rastlanmadı. Olay sırasında ölen kızların annesi ile erkek kardeşi de evdeydi. Ancak rapora göre, el svapları incelenen anne ve erkek kardeş ellerini yıkamıştı.
Üstelik bu belgeler, soruşturma ve dava dosyasına girmemişti. Bu süreçte İstinaf Mahkemesi cezayı onadı. Anne Züleyha Güvener ise dosyayı Yargıtay'a taşıdı.



ARTIK DELİLLER DAVA DOSYASINDA

Ailenin çabaları doğrultusunda bu 2 önemli delil dava dosyasına girdi. Şimdi ise tek beklentileri bu iki delilin ardından adil bir şekilde yargılanmanın yapılıp, karanlık noktaların aydınlatılması. Ailenin avukatının talebi üzerine adli ve tıbbi konularda bilirkişilik yapan uzmanlar bir rapor hazırladı. Bilirkişi raporuna göre, cinayetler Emre Güvener dışında biri tarafından işlendi. Güvener ailesi şimdi Yargıtay'dan çıkacak kararı bekliyor.



"OĞLUM ÖLDÜRMEYE GİTMEDİ"

Anne Zerrin Güvener Yargıtay'a güvendiğini belirterek, "Cidden 19 aydır çok büyük bir felaket ve acı yaşıyoruz. Emre boşanma davasını kendisi açmıştı. Oğlum oraya boşanmak isteyen eşini öldürmek için falan gitmedi.  Eşinin ailesine ait olan bir miras dava tebligatını götürmek için iyi niyetle gitti. Kriminal raporlar yani maddi, doğrudan delil, fiziksel delil olarak kabul edilen raporlar bir türlü gelmedi. Avukatlarımız duruşmalarda devamlı talep ettiler. Emre'nin dosyası Yargıtay'dayken delilleri bulduk.  Gerçekten ağır hasta oğlum ve kemik beyin enfeksiyonu nedeniyle acil olması gereken beyin ameliyatı olmasını bekliyoruz, istiyoruz. Yargıtay karar vermeden bu deliller ortaya çıktı, açığa çıktı. Yargıtay'a güveniyorum" dedi.

 



"OLAYIN SEYRİ RAPORLARLA DEĞİŞECEK KANISI"

Avukat Yalım Canveren ise, olayın ardından müvekkilinin ağır yaralanması nedeniyle silahı silmesinin delilleri yok etmesinin mümkün olmadığını söyleyerek, "Bu ne demek?  Emre'yi biri vurdu. Diğer maktullerle beraber ve silahı silerek sanki Emre intihar etmiş süsü vererek oradan ayrıldı. Raporlar beklenseydi olayın seyri daha yerel mahkemede değişecekti. Olayın seyrinin bu raporlar ve sunulan bilimsel mütalaalar ışığında değişeceği kanısındayız" diye konuştu.