Mehmet Çalışkan

Zeynep Çamcı...
2009'da 'Recep İvedik 2' ile başladığı sinema kariyerinde oyunculuğunun yanına senaristlik ve yönetmenlik de ekledi.
'Feride...

Üniversite öğrenimini sinema - televizyon üzerine gören Zeynep Çamcı'nın 2011'de yazdığı hikâye, 24 Ocak'ta beyazperdeye yansıyacak.
Bir tasarımcının yaşadıklarını komedi türünde anlatan 'Feride', genç bir kızın 'Yapamazsın', 'Başaramazsın' türündeki engelleme girişimlerine karşı nasıl bir tavır takındığı, var olmak için nasıl bir mücadeleye giriştiğini hikâye ediniyor.

'Feride', 'Yapamazsın', 'Başaramazsın' şeklindeki engelleme girişimleri konusunda Zeynep Çamcı'nın hayatından da kesitler sunuyor.
Zeynep Çamcı, 'Yapamazsın', 'Başaramazsın'ları geride bırakarak önce 2013'te 'Meryem' ile Antalya Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' dalında Altın Portakal kazanmıştı.
Şimdi de bir filmin senaryosunu yazıp, ortak yönetmenliğini üstlendi. Ve başrol oyuncusu olarak kameranın karşısına geçti.

Ersin Korkut...
Mizah üzerine olan yeteneğini BKM Mutfak'ta Yılmaz Erdoğan'ın yanında şekillendirdikten sonra komedi yapımların aranılan ismi oldu.
'Feride'nin ağabeyini canlandırdığı filmde rol almasının en önemli nedeni Zeynep Çamcı'ya olan güveni ve sevgisi.
Zeynep Çamcı'ya güvenen sadece Ersin Korkut değil.
Hatice Aslan, Burcu Biricik, Eda Ece, Uras Kaygılaroğlu, Beyti Engin, Yiğit Kirazcı, Yusuf Akgün, Alper Saldıran ve Seda Güven'de Zeynep Çamcı'ya oyan güvenlerini 'Feride'de konuk oyuncu olarak gösterdi.

Ali Yorgancıoğlu'nun ortak yönetmeni olduğu 'Feride'de Zeynep Çamcı ile Ersin Korkut'a başrollerde Barış Yıldız, Anıl Tetik ve Ali Barkın eşlik etti.
Zeynep Çamcı ile Ersin Korkut, Habertük, HT Stüdyo'da Mehmet Çalışkan'ın konuğu oldu.

'Feride'nin hikâyesi ortaya nasıl çıktı?
Zeynep Çamcı: İstanbul Üniversitesi Sinema ve Televizyon Bölümü mezunuyum. 2004'te bölüme ilk girdiğim zaman içimden 'Ben film çekmek istiyorum' demiştim. Ama göründüğü gibi 'Ben film çekmek istiyorum'un gerçekleşmesi çok uzun sürdü. Bunun için önce kamera arkasında çalıştım. Ondan sonra kısa filmlerde rol aldım. Hocam Oğuzhan Taycan bana, 'Sen oyunculuk yapmalısın' dedi. Sonra ben de dedim ki; 'Evet, olabilir aslında'... Şöyle düşündüm; hocam da böyle dediyse belki oyunculukla başlayıp bir çevre edinirim. Çünkü çok yalnızdım, kimseyi tanımıyordum. Sonrasında oyunculuğa başladım. Bir gün, kendi kendime 'Sen kendine bir söz vermiştin. Nerede o?' dedim. O anda 2011'de düşünüp tasarladığım ve kısa film olarak yazdığım 'Feride' karakteri aklıma geldi.

'Feride' seninle örtüşen bir karakter mi yoksa tamamen hayal ürünü mü?
Zeynep Çamcı: Karakterin vazgeçmemesi ve öz güveninin kalbindeki sevgiden gelmesiyle örtüşüyor. O öz güven parayla, güçle gelmiyor. Sadece kalpten geldiği zaman yapılan işlerde başarılı olunuyor. Ben buna çok inanıyorum. 'Feride' de inanıyor. Ayrıca var olma mücadelemiz de örtüşüyor. 16 yıl boyunca en çok karşılaştığım durum şu; 'kadın yönetmen olmak çok zor kadın senarist olmak çok zor. Zaten kaç tane var ki? Yapamazsın, boşuna uğraşma' denmesi.

‘Yapamazsın' diyen kişiler sektörden kişiler mi yoksa çevrendekiler mi?
Zeynep Çamcı: Genel olarak, bazen kendin bile bir gün aynanın karşısında 'Yapamazsın' diyorsun. Filmde de böyle bir sahne var. Ama dediğim gibi sinemayı çok seviyorum. Ve bu kalpten geldiği için bir şekilde yaptım, hiç vazgeçmedim. O 16 yıl benim için uzun geçti. 'Feride' ile ortak tarafımız o. Özellikle filmin içinde öyle bir sahne var. 'Feride'nin patronu var ve patronu 'Feride'ye 'Yapamazsın' diyor. Bunu dedikten sonra hayatında söylenilen bütün 'Yapamazsın'lardan dolayı öz güvenini kaybediyor. Aslında bir işi başaramama nedenimiz kendimizizdir. Ben buna çok inanıyorum. İşte film de bundan sonra başlıyor. 'Feride'nin başarılı olma mücadelesi oluyor.

Ersin, 'Feride'nin seni cezbeden özelliği neydi?
Ersin Korkut:
Ben Zeynep'i 'Feride'den önce tanıyordum. Zeynep ile başka işlerde de birlikte çalıştık. Ben bu işi Zeynep'in yazdığını duyduğumda yapımcımız Ali Yorgancıoğlu hikâyeyi anlattı. Ben de Zeynep'i gerçekten çok sevdiğim ve takdir ettiğim için filmde rol almayı kabul ettim. Kadın yazarlara hep destek oluyorum. Çünkü onların da desteğe ihtiyacı var. Kadın olarak bu işi yapmak Zeynep'in dediği gibi çok zor. Aynı zamanda oyuncu olmak da zor.

Niye ki? Erkek meslektaşlarından farklı olarak neler yaşıyorlar?
Zeynep Çamcı: Aslında hiçbir farkı yok. Sadece bize daha çok 'Yapamazsın' diyorlar. Ben bunu kırmak için bir kişi daha olsun istedim. Bu işi yapma amaçlarımdan biri bu. Bu çoğalarak artsın diye düşündüm ve artık o 'Yapamazsın'lar bitsin istedim.
Ersin Korkut: Zeynep'in yönetmenlik yönü de hoşuma gidiyor. Zeynep'in bana 'Şunu şu şekilde yapabilirsin' demesi hoşuma gidiyor. Beni besliyor.

Çok başarılı kadın komedyenlerimiz olsa da kadınların komedi oynaması çok az rastlanan bir durum. Sence kadınların komedyen olması zor mu?
Zeynep Çamcı: Sektörde az rastlanan bir durum olabilir ama ben etrafıma baktığımda 'bir şey yazsa ya da oynasa komik olur' dediğim kadın sayısı, inan ki erkeklerden daha fazla. Bu belki süreç ve dönemle alakalı olabilir. Bana öyle geliyor ki bu bir süre sonra tam tersine dönebilir. Kadınlar çoğalıyor. Bu yıl sektöre yönetmen, senarist ve oyuncu olarak daha fazla kadın filmi giriyor. Daha da çoğalacak.

Kendi yazdığın, yönettiğin senaryoda oyuncu olmak daha mı kolaydı yoksa daha mı sorumluluk gerektirdi?
Zeynep Çamcı: Bu süreçte çok takıntılı bir insan olduğumu fark ettim. 'Kostüm şöyle olsun, böyle olsun' derken ‘Kim yazdı bu senaryoyu' diye şikayet edecek kişi bulamıyorsun. Bazen dizilerde, filmlerde senaristle konuşup sorabiliyorsun, tabii sonuç değişmiyor. Bir de o senaryo bitmiyormuş. Bunu öğrendim. Çekimin kurgularında devam ediyor, gece devam ediyor, gündüz devam ediyor. Hep devam ediyor...

Kadının güzelliğiyle komik karakter arasında bağlantı vardır. Şunu demek istiyorum; güzel bir karakter neden komik olmuyor. Sen de 'Feride'de kendini pek çirkinleştirdin...
Zeynep Çamcı: Bu filmde benim karakterim çirkin değil bunu bana kimse kabul ettiremez. Çünkü çok güzel bir kadın. Ojeleri, tulumları... Bir de zaten bakımlı da bir kadın. Tek kaşlı olması onu çirkin kılmıyor. Ama genel geçer güzellik algısına göre çirkin olabilir. Bana 'Bir kadın bunu kendine nasıl yapar, nasıl böyle çirkinleştirebilir' gibi çok yorumlar geliyor ama bana göre çirkin değil. Bana göre çirkin olan bir karakter yapsam insanlar açıp 'Bu ne ya? Ne kadar güzel' de diyebilir. Feride gerçekten çirkinleştirilmeye çalışılan ya da tek kaşla bir komedi yaratılan bir film değil. Oradaki tek kaş bir duruşla alakalı. Oradaki kadının gücüyle ve yaratılan güzellik algısına belki de insanların 'yapamazsın'ını daha da çoğaltan güzellik algısına bir başkaldırış. Çünkü ben de küçükken tek kaşlıydım. Ne yaşadığımı bir ben bilirim. Küçükken bununla ilgili bayağı travma yaşadım, acayip ağladım. Mesela bir akrabamız var, tek kaşlı ve benim bir röportajımı okuyor. Babasına diyor ki 'Baba üzülüyordum ama şu an bu röportajı okuyunca çok mutlu oldum' diyor. Kız çok mutlu olmuş ben de sevindim. Mesela ben bunun acısını çok çektim. Annem küçükken bana dedi ki 'Frida da tek kaşlıydı.' Ben 'Feride'yi yazmaya başladıktan sonra Türkiye'de Frida ve tek kaş moda olmaya başladı. 'Ben bu acıyı boşuna mı çektim. Neden ben küçükken Frida popüler değildi' diye düşündüm.

Zeynep Çamcı'nın küçüklüğü...

Demek ki 'Feride'nin tek kaşı çirkinleşmesi için değil...
Zeynep Çamcı: Hayır değil. Gerçekten güzel ve filmde ona âşık olan bir adam var.

Zeynep Çamcı, 'Recep İvedik 2', 'Recep İvedik 3 ve 'Deliha'da rol aldı. 

Çekime girmeden önce hikâyeni Şahan Gökbakar ve Gupse Özay'a anlattın mı?
Zeynep Çamcı: Onunla konuştuk ve senaryoyu gönderdim. Önerilerde bulundu. Çünkü benim için fikirleri çok kıymetliydi. Önce karakteri gördü ve çocukların çok seveceğini söyledi. Senaryoyla ilgili konuştuğumuzda da önerilerde bulundu. O gerçekten işini çok iyi bilen bir insan. İsmini sayamadığım birçok insanın önerilerini topladım ve onları değerlendirip senaryo yazım süreçlerinde bunlardan faydalandım. Gupse Özay ile de konuştum. O da çok destek oldu ve 'Yapmalısın' dedi. Yönetmenlik yapmamı çok istiyordu.