Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Nazenin Tokuşoğlu, HT Cumartesi'de beyaz şehir anlamına gelen Belgrad'ı kaleme aldı. Dağılıp yediye ayrılan Yugoslavya’dan Sırbistan’a kalan en büyük miras, Belgrad. Bu güzel şehir yıllarca Osmanlı himayesinde kalmasından mıdır nedir, bizimkilere acayip benziyor. Ancak savaşlarla geçen yıllar, şehrin kalkınmasına engel olmuş. O yüzden 1970’lerin İstanbul’unu andırıyor; eski model arabalar, tramvaylar... Bunu olumsuzluk gibi algılamayın, caddeleri, tarihi yapıları, insanları özenle seçilmiş gibi. Ama bir itirafta bulunayım; Sırbistan’nın kadınları, Bosna’nınsa erkekleri daha hoş geldi bana. Zevk bu, tartışmayalım.

BİZİM GİBİ AMA FARKLI

Kahveyi bizim gibi içiyorlar. Çorba, nane, kasa, bedava, çay, yatak, yorgan gibi ortak sekiz bin kelime var. Mekan isimleri de öyle; Taşmeydan, Kalemeydanı, Karaburma, Terazi...

Belgrad, onların dilinde ‘beyaz şehir’ demek. Bu kentte gezecek çok yer var. Terazi Meydanı çevresi, yerel ve uluslararası markaların satıldığı lüks mekânların bulunduğu uzun bir cadde. Knez Mihailova, İstiklal Caddesi’ni anımsatan, motorlu araçlara kapalı, günün her saatinde konser, satranç turnuvası gibi etkinliklerin olduğu bir yer. Sanırsınız ki insanlar sokaklarda yaşıyor, kafeler dolup taşıyor. Tabii ilginç detaylar yakalamak mümkün; bebek arabası dolaştıran adamlar, vatman ve berber kadınlar.

SAVA-TUNA NEHİRLERİ

Yugoslavya dağıldıktan sonra Sırbistan’ın denizle bağlantısı kalmadı, ama neyse ki Sava ve Tuna var. Bu iki ırmak üzerine kurulan Belgrad’ın neden tarih boyunca bir kültürden diğerine geçtiğini tahmin etmek zor değil; tarihi eskilere dayanan şehirlerin ortak noktası suya yakın olmaları. Bir bilgi daha: Gece hayatını seviyorsanız, şehrin en eğlenceli mekanları nehir kenarında. Yaz aylarındaysa Ada ve Lido adlı nehir plajları Belgradlılar’ın akınına uğruyor. Bu arada Belgrad’da 65 park ve 40’ın üzerinde suyu içilen çeşme bulunuyor, pet şişeyle yaşamanıza gerek yok.

Gelelim yazının en güzel kısmına, yemeklere. Sırp yemekleri Balkan yemekleri gibi Osmanlı’dan ve Macar-Alman mutfağından izler taşıyor. ‘Cevapçiçi’ denilen kebap, Bosna’daki kadar olmasa da burada da çok seviliyor. Kahvaltıda burek (börek) yiyebilir, öğle yemeğini çorbayla geçirebilirsiniz. Ama akşam yemekleri için midenizde mutlaka yer açmalısınız. Pilavlı sazan, perch ala smederevo (levrek, domates, soğan, kırmızı biber, limon),Sırp salatası (sebze, tuz, yağ, salatalık),sopska salatası (sebze ve peynir),kuru yemişli ve meyveli turta akılda kalacak lezzetler.

ZEMUN’A DA GİDİN

Eskiden ayrı bir şehir olan ama sonunda Belgrad’a bağlanan nehir kıyısındaki Zemun, oldukça popüler bir kasaba. Belgrad’ı gezmeye gelenler için Zemun, Barok mimarisi, dar sokakları ve 18. yüzyıl evleriyle şehrin hem dışında hem yakınında olan harika bir yer. Burada bir restoranda yediğim ‘fisherman entry’yi hayatım boyunca unutamam. Vakti olmayan balıkçıların hızlıca balıkları parçalayıp pişirmesiyle ortaya çıkmış bir yemek bu. Tabii yemek boyunca çalan yerel grubu ve akordeondan çıkan melodiyi de hafızam uygun bir yerinde tutacak gibi.

UZAK-YAKIN TARİH İÇ İÇE

Osmanlılardan kalma Bayraklı Camii bugün ayakta kalan ve Belgrad’daki Müslümanlara hizmet veren tek cami. Yugoslavya’nın ulusal kahramanı Tito’nun mezarı mutlaka görülmeli. Şehrin ortasında NATO’nun bombaladığı Savunma ve İçişleri Bakanlığı binalarının kalıntısı duruyor. Restorasyonun geciktirilmesinden, “Geçmişi unutturmayacağız” mesajını almak mümkün. Zaten Sırbistan ne AB’ye ne de NATO’ya girmek istiyor.

GİTMEK İÇİN 5 NEDEN

1. Damak zevki, kültürü bizimkine çok benzeyen Belgrad’da yaşamak İstanbul’a göre çok daha ucuz. Aylık gelir ortalama 200 euro.

2. Taş devrinde tanrıların toprağa hediyesi olarak görülen Sava ve Tuna nehirleri, şehrin her zaman canlı kalmasını sağlıyor.

3. Orta ve Batı Avrupa’yı Ön Asya ülkelerine bağlayan ana yollar Belgrad’dan geçiyor. Bu nedenle kent, önemli bir yerleşim merkezi.

4. Belgrad, Avrupa’da kendini göstermiş bütün mimari akımlardan örnekler içeriyor. Klasik, neoklasik, barok binalar görmek mümkün.

5. Kalemeydanı, Taşmeydan gibi mekanlarda zevkle dolaşabilir; kalede uzun uzun gezinebilir ve Damat Ali Paşa’nın türbesini görebilirsiniz.