Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması

Bulimia Nervoza hastalığı gündeme bomba gibi düştü. Sosyal medya fenomeni Duygu Özaslan’ın hastalığı Bulimia Nervoza çıkınca herkes bu hastalığın ne demek olduğunu araştırdı.

BULİMİA NERVOZA HASTALIĞI NEDİR?

Yeme-çıkarma bağımlılığının (uzman dilinde Bulimia nervoza veya Bulimia denir) tipik özelliği, sık sık gelen yeme krizleridir. Bulimia mağduru insanlar, kısa bir zamanda aşırı miktarda kalori alımında bulunurlar. Bu şiddetli açlık krizlerini kontrol edecek ve hangi gıdadan ne kadar yiyeceklerini tayin edecek durumda değildirler. Utandıkları için de bulimikler çoğunlukla yeme krizlerini saklamaya çalışırlar.

Bulimia mağdurları şişmanlamamak için yeme krizlerinden sonra kilo almaya karşı çareler üretirler. Yediklerini kusarak çıkarırlar, müshil (laksatif),idrar arttırıcı madde (diuretika) veya başka ilaçlar alırlar. Kilolarını korumak için spor ve hareket, lavman veya sıkı perhiz seçeneklerini de kullanırlar.

Bulimik insanlar böylece sürekli vücut ağırlıklarıyla meşgul olurlar. Çoğunlukla normal kiloda olsalar bile şişmanlamaktan korkarlar.

BULİMİA NERVOZA HASTALIĞI GÖRÜLME SIKLIĞI

Her 100 kişiden bir ila ikisi bulimia hastalığına yakalanır. Ancak bulimianın ayrı ayrı semptomları (hastalık belirtileri) daha sık görülür ve her 100 kişiden yaklaşık 5'inde bulunur.
Bu hastalık özellikle kadınlarda ve genç kızlarda görülür. Her 100 bulimikten 90'ı genç kız ve kadınlardan oluşur. Ancak son zamanlarda giderek daha çok genç erkek de şişmanlamaktan korktuğunu, yeme davranışını kontrol ettiğini, aşırı açlık krizlerine girdiğini, yediklerini çıkardığını, giderek daha çok spor yaptığını veya kilolarını korumak için müshil ilaçlarına yöneldiğini bildirmektedir.

BULİMİA NERVOZA HASTALIĞI RİSKİ ALTINDAKİLER

Özellikle 18-24 yaş arası genç kadınlarda bulimia hastalığı riskinin yüksek olduğu kabul edilir. Özgüveni az olan, kendilerini çoğunlukla vücut ve kiloları üzerinden tanımlayan, sık sık perhiz yapan ve sosyal çevrelerinden az destek gören kişiler de aynı şekilde yüksek risk altındadır. Kilo ve vücutla ilgili özel şartlar koşan mesleklerde de (örneğin mankenlik, dans, profesyonel spor) giderek daha çok insan bulimia hastası oluyor.

Bir diğer etken unsur ailevi durumdur. Ebeveyn ve kardeşlerin hastanın kilosu ve vücuduyla ilgili eleştirileri, az destek olunan bir aile ortamı ile belirgin bir beklenti ve talep ortamı, bulimia hastalığının oluşumuna yardım eder.

Aynı şekilde genetik faktörlerin de bir rol oynadığı görülüyor: Bulimik hastaların kız kardeşleri, anneleri veya kızlarında hastalanma riski üç ila dört kat daha yüksektir.

BULİMİA NERVOZA HASTALIĞI NASIL ANLAŞILIR?

Bulimia hastalığı hemen bir günde oluşmaz. Mağdurların erkenden yardım aramaları çok önemlidir zira hastalığın sonlandırılması esasen tedaviye çabuk başlanmasına bağlıdır.

Bir yeme bozukluğu başlangıcının belirtileri şunlar olabilir:

Kendi yeme davranışından memnun olmama
Kişinin kilosu ve beslenmesiyle ilgili endişelenmesi
Kişinin vücuduyla ilgili endişelenmesi
Gizli yemek yemek
Kusma veya yeme krizleri
Çoğunlukla ilk olarak aile hekimiyle görüşülür. Mağdurun bir bulimia hastası olup olmadığı ise, ancak bir uzman hekim veya psikoterapistin kapsamlı teşhisiyle ortaya çıkar. Bunun için detaylı bir bedensel muayenenin yanısıra, hastanın yeme davranışı ve buna karşı önlemler hakkında ayrıntılı bir görüşme de yapılır.
Muayene sonucuna göre hangi tedavi şeklinin tavsiye edileceğine karar verilir.

Esas itibariyle, bulimia ne kadar erken teşhis edilirse, başarılı bir tedavi şansının da o kadar yüksek olacağı kabul edilir.

BULİMİA NERVOZA HASTALIĞI TEDAVİSİ

Bilişsel davranış terapisi esasına göre yapılan bir psikoterapinin özellikle etkili olduğu gözlemlenmiştir. Eğer bir davranış terapisi mümkün değilse, psikodinamik yaklaşıma göre bir tedavi de düşünülebilir. Yaklaşık her üç bulimik hastadan biri, psikoterapi ile kalıcı olarak iyileştirilebiliyor. Önemli olan, tedaviyi yapan terapistlerin yeme bozuklukları alanında hususi bilgilerinin ve önemli tecrübelerinin olmasıdır. Yaşı küçük hastalarda çoğunlukla, hastaların da görüşü alınarak hasta yakınları zaman zaman terapiye dahil edilir.

Ayakta psikoterapide mağdurlar genelde psikoterapistle haftalık görüşmeler yapar. Tedaviyi yapan hekimle anlaşarak tedaviyi tamamlaması açısından bazı durumlarda ilaç alınması da anlamlı olabilir.