Çiğdem Tunç: Akıllı ol, devamlı ol
Hülya Koçyiğit, 'Film Gibi Hayatlar programının yeni bölümünde, oyuncu Çiğdem Tunç'u ağırladı. Tunç, kariyeri ve özel hayatıyla ilgili açıklamalarda bulundu
Hülya Koçyiğit, her pazar TRT-2 ekranlarında yayınlanan 'Film Gibi Hayatlar programının yeni bölümünde, oyuncu Çiğdem Tunç’u ağırladı.
Çocukluk yıllarına dair duygularını paylaşan Çiğdem Tunç; “Babamı 12 yaşında kaybettim, o gün büyüdüğümü hissettim. 12 yaşımda ‘Bu evin kadını da erkeği de benim’ diyerek, o yaşa hiç yakışmayacak bir büyüklükte söz vermiştim kendime. O günden itibaren her şeyi annemden bekleyemeyeceğimi anlamıştım.” sözleriyle erken yaşta üstlendiği sorumluluğu anlattı.
Oyunculuk yolculuğunun başlangıcında Sait Sökmen’in kendisini fark ettiğini belirten Çiğdem Tunç; “Yarın 7 Kocalı Hürmüz provalarına geliyorsun ve başlıyorsun dedi. Benim için çok büyük bir şeydi. Dönemin usta sanatçılarının olduğu bir kadroda dansçı olarak başladım.” diyerek o dönemi aktardı.
Klasik bale yerine müzikal dansçılığa yönelmesinin nedenini ise boyunun uzun olmasına bağlayan Çiğdem Tunç; “Boyumun uzun olması sebebiyle öyle denk geldi ve daha doğru oldu. Burada klasik balenin normları yoktu, daha serbest stilleri barındırıyordu” ifadelerini kullandı.
Usta sanatçılardan oluşan kadrolarla çalışmanın kendisi için büyük bir okul olduğunu vurgulayan Çiğdem Tunç, o yılları 'Hayatımın en güzel dönemi' olarak tanımladı. Tunç; “Hiç ukalalık etmezdim. O dünyaya adım attığınız an ustalara saygıyı öğrenmiş oluyorsunuz. Öğrenmediğiniz takdirde sıkıntılar yaşarsınız ya da kısa ömürlü olursunuz. Hiçbir zaman ‘oldum’ deme ki kalıcı ol. Herkesten çok şey öğrendim, bugün genç arkadaşlarımdan da öğrenmeye devam ediyorum” dedi.
Kemal Sunal’la başrolünü paylaştığı 'Şabaniye' filmi hakkında konuşan Çiğdem Tunç; “Ne mutlu bana ki 41 yıldır insanların gözünde hiç büyümeyen Nazlı’yım. Bir efsanenin parçası oldum.” sözleriyle duygularını dile getirdi. Kartal Tibet’le yaşadığı bir anıyı da paylaşan Tunç. bu konuda şunları söyledi; “Hâlâ onun o sözünü her provada tekrarlarım, benim için çok büyük bir onurdur. Karışık bir sahne çekiliyordu, direktif veriyordu. Benden o kadar emindi ki ‘komik işini bilir’ dedi. Bu benim için çok büyük bir iltifattı.”
2016'da Çiğdem Tunç Tiyatrosu’nu kurma kararının ardında, gençlere alan açma isteğinin yattığını belirten sanatçı, “Bildiklerimi paylaşmam gerekiyordu. Benimle birlikte bu dünyada yaşayıp yok olmamalıydı. Gençlerin bu alana ihtiyacı vardı.” dedi. Bir diğer sebep, artık tepemin atmasıydı. Kösem Sultan rolü için ‘Ben sizi beklemeyeceğim çünkü ben bu rolü oynarım, öyle de bir oynarım ki… Ben bu rolü kendime veririm’ dedim. Artık beklemekten canım çıktı. ‘Bakın, böyle de oynanıyor bu roller’ diye seyirciye sunacağım bir alternatif oldu ama inşallah ekranda da paylaşırım” dedi.
Programın sonunda, küçük yaşta sahneye çıkan kendisine bugün ne söylemek istediği sorulan Çiğdem Tunç; “Akıllı ol, devamlı ol. Seni üzdüğünü anladığın anda oradan uzaklaşmasını bil, kararlı ol. Bu dünyaya sunacaklarını al ve yürü git. Geriye ne bıraktım diye düşünme, hep önüne bak” sözleriyle yanıt verdi.