Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Verilerine ulaşılabilen ülkelere bakıldığında, Covid - 19 hastalığı, dünyada erkekler ve kadınlar arasında neredeyse eşit oranda görülüyor. Çok sayıda ulusal veri, erkeklerin hasta olma olasılığının kadınlardan daha yüksek olmadığını gösteriyor. Yeditepe Üniversitesi İhtisas Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, 18 Nisan 2020'ye kadar Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) bildirilen 700 binden fazla doğrulanmış COVID-19 vakası arasında, erkeklerde ve kadınlardaki vaka sayısının neredeyse eşit olduğuna dikkat çekiyor. (E: K vakaların cinsiyet oranı = 1.03: 1). Vaka sayısında eşitlik olmakla beraber, cinsiyet oranı yaşa göre değişiklik gösteriyor. Hem daha genç (20-29 yaş) hem de daha yaşlı (80 yaş ve üstü) yaş gruplarında, kadınlarda erkeklerden daha fazla vaka görüldüğü bildirilirken, diğer yaş grupları için (0-9 yaş, 60-69 yaş ve 70-79 yaş) erkeklerde kadınlardan daha fazla vaka olduğu belirtiliyor. Ancak genel olarak vakaların erkek ve kadınlar arasında eşit çıktığına dikkat çekiliyor.

KADINLA ERKEK ARASINDA ÖLÜM ORANINDAKİ FARKIN NEDENİ

Amerika Birleşik Devletleri’nde yayınlanan bir çalışmada (Gender Differences in Patients With COVID-19: Focus on Severity and Mortality: Front. Public Health, 29 April 2020) ölen hastalarda erkek sayısının kadınların 2.4 katı olması bir farklılığa dikkat çekiyor. Bu sonuç, erkekler ve kadınlar hastalığa karşı aynı duyarlılığa sahipken, erkeklerde ölüm oranının daha fazla olduğu anlamına geliyor. İtalya'da 50'li yaşlarındaki erkeklerde ölüm oranının aynı yaş grubu kadınlardan 4 kat fazla olduğu görülüyor. Küresel olarak bakıldığında ise Covid-19’dan ölen erkek sayısının kadınlardan iki kat fazla olduğu belirtiliyor. Erken göstergeler ve benzer hastalıklarla ilgili geçmiş deneyimler, kadın ve erkekler arasındaki ölüm farkını; Yaş, ırk, etnik köken, sosyal ve diğer demografik faktörler ile cinsiyetin değil büyük olasılıkla komorbiditelerin (eşlik eden hastalıklar) açıklayabileceğini düşündürüyor.

DİĞER ÜLKELERDEKİ DURUM

ABD’de Connecticut ve Massachusetts eyaletlerinde tanısı doğrulanan Covid-19 ölümlerinde cinsiyet farkı görülmezken New York ve Florida'da erkeklerin Covid-19 ölümlerinin yaklaşık yüzde 60'ını oluşturduklarına dikkat çekiliyor. Küresel olarak, erkek-kadın ölüm oranı Hollanda'da şaşırtıcı bir şekilde 2: 1'den İran ve Kanada'da 1: 1'e kadar değişiklik gösteriyor. Bu nedenle cinsiyet farklılığını diğer faktörleri dahil etmeden tek başına açıklamak doğru bulunmuyor.

HASTALIK OLASILIĞI HANGİ CİNSTE DAHA FAZLA?

Covid-19 ölümlerindeki erkek-kadın farklılıklarıyla ilgili temel faktör, erkeklerin genel sağlık durumlarının kadınlardan daha kötü oluşu olarak açıklanıyor. Çin'deki Covid-19 hastaları arasındaki sonuçlarda cinsiyet farklılıklarını inceleyen bir çalışmada, erkeklerin herhangi bir veya iki veya daha fazla hastalığa sahip olma olasılığı kadınlardan daha yüksek bulunuyor. Covid-19 ve kronik tıkayıcı akciğer hastalığı olan kişilerin yüzde 83.3'ünün, şeker ve kalp - damar hastalığı olan kişilerin sırasıyla yüzde 58.9'u ve yüzde 62.1'inin de erkek olduğu belirtiliyor . Birçok analiz, erkeklerin kadınlardan daha yüksek Covid-19 ölüm oranına sahip olduğu yerlerde, erkeklerin kalp hastalığı gibi sigara ile ilişkili hastalıklara çok daha yüksek oranlarda sahip olduğunu gösteriyor.

ERKEKLERDE ÖLÜM ORANI NEDEN DAHA YÜKSEK?

Kadınlarda doğrulanmış vakaların daha yüksek olduğu ülkeler de dahil olmak üzere verilerine ulaşılan neredeyse her ülkede, ölümlerin çoğu erkeklerde görülüyor. Başka bir deyişle, erkekler enfekte olduklarında ve bir vaka olarak teşhis edildikten sonra, ölüm risklerinin daha yüksek bulunduğuna dikkat çekiliyor. Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Bir kişinin cinsiyeti, yani temelindeki biyolojik yapısı, enfeksiyona yanıt vermede önemli olabilecek hem immünolojik hem de hormonal profilleri belirler. Erkek ve kadınların biyolojik yanıtlarındaki bu farklılıklar, COVID-19'da klinik sonuçların belirlenmesinde önemli olabilir. Örneğin, ACE2 (enzim 2) adlı bir enzimin şiddetli Covid-19 hastalığı geliştirme riskinde önemli olduğu düşünülmektedir. ACE2, hücre zarlarının üzerine oturur ve virüsün hücrelere daha kolay girmesine izin verirse vücudun hayati organlarında yıkıcı süreç başlayabilir. ACE2 seviyeleri genellikle erkeklerde daha yüksektir ( daha fazla hücre virüse karşı savunmasız olabilir) Bu da erkeklerin ciddi Covid-19 sonuçlarına, dolayısıyla da ölüm risklerinin daha yüksek oluşuna yol açabilir”diyor.

BUNLARA DİKKAT!

Bununla birlikte, ölüm farkını sadece biyolojik farkla açıklamak mümkün bulunmuyor ve cinsiyet, aşağıdaki maddelerin belirlenmesinde de önemli rol oynuyor:

*Bir kişinin sağlıksız ortamlara ve ürünlere maruz kalma riski (tütün veya alkol tüketmek veya araba kullanma ile kirliliğe maruz kalmayı içeren meslekler)

*Hastalığa karşı tepki (Sağlık hizmeti kullanma şekli ve zamanlaması)

*Çeşitli düzeylerdeki sağlık ve sosyal bakım çalışanları içinde cinsiyet olasılığının daha yüksek olup olmadığı (Birçok ülkede hemşire ve sosyal bakım personelinin çoğunlukla kadın, ambulans şoförleri, hastane güvenlik personeli ve sağlık görevlilerinin erkek olması gibi)

CİNSİYET KADAR ALTTA YATAN HASTALIK RİSKLERİ DE ÖNEMLİ

Tüm bunlara karşın şu ana kadarki veri ve kanıtlar, cinsiyet kadar altta yatan hastalık risklerinin de önemli olduğunu gösteriyor. Örneğin, önceden kalp hastalığı olan birinin kalp hücrelerinde genellikle daha fazla ACE2 reseptörü bulunuyor. Günümüzde pek çok toplumda; daha çok sigara içen, riskli mesleklerde çalışan ve hava kirliliği riskine maruz kaldıkları için kalp hastalığı ve kronik akciğer hastalığına yakalanma olasılığı daha yüksek olanların erkekler olduğu görülüyor. Erkeklerde tütün ve alkol tüketme oranlarının kadınlardan belirgin olarak daha yüksek olduğuna, bu davranışların, hem COVID-19'daki olumsuz sonuçlarla ilişkili olduğu bulunan, ‘hastalık geliştirme riski’ hem de toplumsal cinsiyet normlarıyla bağlantılı davranışlarla ilişkili olduğuna dikkat çekiliyor. Eşitsizliğin diğer cinsiyet temelli etkenleri arasında, koruyucu sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere, erkeklerin genel olarak sağlık hizmetlerinden daha az yararlanmaları bulunuyor.

HASTALIĞI ŞİDDETLİ GEÇİRENLERİN VERİLERİ NEYE İŞARET EDİYOR?

Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, şiddetli COVID-19 hastalığı olan kişilerin verilerine bakıldığında, yüksek tansiyon, kalp - damar hastalıkları ve kronik tıkayıcı akciğer hastalığı dahil altta yatan hastalıklarla ölüm arasında bağlantı olduğunu söyleyerek devam ediyor; “Bu hastalıklar, küresel olarak erkekler arasında daha yüksek olma eğilimindedir. Türkiye verilerine bakarsak, tanısı onaylanmış vakaların içindeki kadın-erkek oranı yaklaşık olarak aynıdır. Ölüm hızı genel olarak yüzde 2.35 iken en düşük ölüm hızı yüzde 0.03 ile 2-4 ve 15-24 yaş grubunda gerçekleşir. En yüksek ölüm hızı ise yüzde 25.77 ile 80 yaş ve üzeri gruba aittir. Vakaların yaklaşık yarısı 15-49 yaş aralığında olup 50 yaşa kadar kadın-erkek ölüm oranı benzer iken 50 -64 yaş grubunda erkeklerde ölüm, kadınlardan 2.5 kat, 65-79 yaş grubunda 2 kat, 80 sonrası ise 1.5 kat daha fazladır” diyor. Türkiye’de 50 yaşından sonra cinsiyetler arasında ölüm oranında oluşan fark sadece cinsiyet kaynaklı olmayıp daha çok yukarıda açıklandığı gibi kronik solunum yolu hastalığı, yüksek tansiyon, şeker hastalığı ve kalp - damar hastalıklarının 50 yaşından sonra belirgin olarak artması ve erkeklerde bu hastalıkların oranının daha fazla oluşu ile ilişkili görülüyor.

NE YAPILMALI?

Prof. Dr. Meral Sönmezoğlu, “Dünyada ve Türkiye’de ölüm oranı daha yüksek olan yaş ve cinsiyetteki kişilerin hastalığa karşı bilinçli olmaları, kendilerini korumaları ve hastalık belirtileri ortaya çıktığında hemen sağlık kuruluşuna başvurmaları gerekir. 50 yaş üstünde ölüm oranı arttığı için başka kişilerle temas edilecek ortamlarda maske kullanımı, 1.5-2 metrelik sosyal mesafe uyumu ve ortak alanlarda temas edilen ellerin dezenfeksiyonu hastalığı önlemede çok etkilidir. Ölen hastaların verilerinden akciğerlere başka mikroorganizmaların girişi ve zatürrenin ağırlaştığı bilindiği için bu kış 65 yaş üstü kişilerin zatürre ve grip aşısı olmaları çok önemlidir. Sigara içenlerin bu alışkanlıklarından kurtulması, Covid 19 salgınında en etkili bırakma nedeni olacaktır” diyor.

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri