Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Mübarek Cuma günü tesbih çekmenin fazileti araştırılıyor. Farz olan namazlardan hemen sonra yapılması faziletli ibadetlerden biri olan tesbihat namaz dışında zikir için de çekilebiliyor. Belli dualarla yapılan tesbih ibadeti merak konusu oldu. Cuma günü çekilecek tesbihler okunaak dualar ve salavatlar...

NAMAZ SONRASI TESBİHATIN HÜKMÜ NEDİR?

Namazlardan sonra yapılan tesbîhat ve dualar, namaza dâhil olmasa da makbul ibadetler arasında yer aldığından müstehaptır. Tesbîhat konusunda müslümanlara özel tavsiyelerde bulunan Hz. Peygamberin (s.a.s.) bizzat kendisi de, namazlardan sonra üç kere Allah’a istiğfar eder ve şöyle buyururdu:
(Allah’ım, selam sensin; selamet de ancak sendendir. Mübareksin. Ey Celal ve İkram sahibi!) (Müslim, Mesâcid, 135)

TESBİH NASIL ÇEKİLİR?

Namazlardan sonra otuz üçer kere “Sübhanallah”, “Elhamdülillah”, “Allahu ekber” diyerek Allah’ı anmak da sahih hadislerle tavsiye edilmiştir.

Ve huvel aliyyul aziymizul celali subhanellah." 33 defa Subhanallah:

Allah noksanlardan uzaktır, kemal sıfatlarla muttasıf (sıfatlanmış) tır.

"Subhanel bagiy daime nil hamdulillah." 33 defa Elhamdulillah: Hamd (şükür) Allah'adır

"Rabbil alemiyne teala şanuhu allahu ekber." 33 defa Allahu ekber: Allah en büyüktür.

Hz. Peygamber (s.a.s.) bir hadis-i şerifinde, “Kim, her namazdan sonra otuz üç defa sübhânallah, otuz üç defa elhamdülillâh, otuz üç defa da Allahü ekber der, sonra da yüze tamamlamak için;
لَا إِلَهَ إِلَّا اللهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ
(Allah’tan başka ilâh yoktur; yalnız Allah vardır. O tektir, ortağı yoktur. Mülk O’nundur, hamd O’na mahsustur. O’nun gücü her şeye yeter) derse, günahları deniz köpüğü kadar çok olsa bile affedilir.” (Müslim, Mesâcid, 146) buyurmuştur. Bir başka hadiste de namazlardan sonra otuz üç kez bu tesbîhatı yapanın derecesine kimsenin ulaşamayacağı belirtilmiştir (Ebû Dâvûd, Vitir, 24).

TESBİH SONRASI OKUNABİLECEK DUALAR NELERDİR?

Namazdan sonra kişi dilediği gibi dua edebilir. Peygamberimizin yaptığı şu duaları da okuyabilir:

“Rabbimiz! Bizim günahlarımızı ve işlerimizdeki taşkınlıklarımızı bağışla ve (yolunda) ayaklarımızı sabit kıl, kâfirler güruhuna karşı da bize yardım et!” (Al-i İmrân, 3/147)

“Ey Rabbimiz! Bize ihsan ettiğin hidayetten sonra kalplerimizi haktan saptırma, bize kendi katından rahmet ihsan eyle! Şüphesiz ki, Sen bol ihsan sahibisin.” (Âl-i İmrân, 3/8)

“Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! Duamı kabul et!” (İbrahim, 14/40)

“Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba çekileceği günde beni, ana-babamı ve mü’minleri bağışla!” (İbrahim, 14/41)

“Ey kalpleri döndüren (kalplere hükmeden) Allâh’ım; benim kalbimi dinin ve İslâmî itaatın üzerine sâbit kıl.” (Tirmizî, “Kader” , 7)

SALAVAT NEDİR?

Salavat, Hz. Muhammed’e ve onun soyundan gelenlere (Ehl-i Beyt) saygı bildirmek için Müslümanlar tarafından okunan dualara denir.

Genellikle Hz. Muhammed’in ismi söylendikten hemen sonra "sallallâhu aleyhi ve sellem" şeklinde söylenen salâvat, yazıda ise "s.a.v.", "s.a.s." veya "s.a." olarak kısaltılır, "Allah'ın dua ve selamı onun üzerine olsun" anlamına gelir. "Sallallâhu aleyhi ve sellem" ifadesinin yaygın kullanımıdır.

EN YAYGIN SALAVAT

En yaygın biçimleri "Allahüme salli âla seyyidina Muhammedin ve âla ali seyyidina Muhammed" ile "Sallallâhu aleyhi ve sellem" şeklindedir. Kur'an’da Ahzab Suresi’nin 56. ayetinde Allah ve meleklerin Hz. Muhammed’e salâvat okuduğu belirtilerek, inanan kişilerin de ona salat ve selâm okumaları istenir. Müslümanlarda namaz içinde tahiyyata oturunca, namazdan sonraki dualarda, çeşitli dualarda (Mevlid) ve Hz. Muhammed’in adını söyleyince ya da yazınca ona salavat okurlar.

SALAVAT NASIL GETİRİLİR, ANLAMI NEDİR?

Salavat en kısa şekli ile "Âllâhümme salli alâ Muhammed." cümlesi ile getirilir. Salavat Anlamı: "Allâh'ım, Efendimiz, büyüğümüz Muhammed'e, salatu selam eyle." demektir.

CUMA GÜNÜ SALAVAT GETİRMENİN FAZİLETİ...

Ebu’d-Derdâ -radıyallâhu anh- anlatıyor:

Bir gün Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Cuma günü bana çok salevât getirin! Zira o gün, meleklerin hazır ve şâhid olduğu bir gündür. O gün bir kişi bana salât ettiğinde onun salâtı mutlakâ bana arz edilir. Salevât getirmeyi bırakıncaya kadar bu durum böyle devam eder.” buyurdular. Ben:

“–Vefâtınızdan sonra da mı?” diye sordum. Efendimiz -sallâllâhu aleyhi ve sellem-:

“–Evet, vefâtımdan sonra da! Allah Teâlâ peygamberlerin vücutlarını yemeyi yeryüzüne haram kılmıştır. Allâh’ın Nebîsi hayattadır ve dâimâ rızıklandırılır.” buyurdular. (İbn-i Mâce, Cenâiz, 65. Bkz. Ebû Dâvûd, Salât 201/1047, Vitir 26)

Hazret-i Ali -radıyallâhu anh- bu hususta şöyle demiştir:

“Her kim cuma günü Peygamberimiz’e yüz kere salevât getirirse kıyâmet günü mahşer yerine yüzü çok güzel ve nurlu olarak gelir. İnsanlar gıptayla, «Bu zât acaba hangi ameli işliyordu?» diye birbirlerine sorarlar.” (Beyhakî, Şuabu’l-Îmân, III, 212)