Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Cuma namazı saat kaçta? sorusu, vatandaşlar tarafından merakla soruluyor. Kılınacak olan Cuma namazı öncesinde şehirlerinde öğle ezanının okunacağı ve Cuma namazının kılınacağı saati araştıran milyonlarca vatandaş, internet üzerinde "Cuma namazı saat kaçta?" ve "il il Cuma namazı vakitleri" aramalarını arttırdı. Peki Cuma namazı saat kaçta kılınacak? İşte il il Cuma namazı saatleri...

CUMA NAMAZI SAAT KAÇTA? (19 OCAK 2018)

İslam dininin önemli ibadetleri arasında yer alan Cuma namazı, her Cuma günü vatandaşlar tarafından camilerde cemaatle kılınmaktadır. Cuma namazını kılacak olan vatandaşlar şehirlerinde öğle ezanının saat kaçta okunacağını ve Cuma namazının saat kaçta kılınacağını araştırıyor. İşte 19 Ocak Cuma il il Cuma namazı saatleri;

Şehir Cuma Namazı Saati
Adana 12:56
Adıyaman 12:45
Afyonkarahisar 13:16
Ağrı 12:25
Aksaray 13:02
Amasya 12:54
Ankara 13:06
Antalya 13:15
Ardahan 12:27
Artvin 12:30
Aydın 13:26
Balıkesir 13:26
Bartın 13:08
Batman 12:33
Bayburt 12:37
Bilecik 13:18
Bingöl 12:36
Bitlis 12:29
Bolu 13:11
Burdur 13:17
Bursa 13:21
Çanakkale 13:32
Çankırı 13:03
Çorum 12:58
Denizli 13:21
Diyarbakır 12:37
Düzce 13:13
Edirne 13:31
Elazığ 12:41
Erzincan 12:40
Erzurum 12:33
Eskişehir 13:16
Gaziantep 12:48
Giresun 12:44
Gümüşhane 12:40
Hakkari 12:23
Hatay 12:52
Iğdır 12:22
Isparta 13:15
İstanbul 13:22
İzmir 13:29
Kahramanmaraş 12:50
Karabük 13:07
Karaman 13:05
Kars 12:25
Kastamonu 13:03
Kayseri 12:56
Kırıkkale 13:04
Kırklareli 13:29
Kırşehir 13:01
Kilis 12:49
Kocaeli 13:18
Konya 13:08
Kütahya 13:18
Malatya 12:44
Manisa 13:28
Mardin 12:35
Mersin(içel) 12:59
Muğla 13:24
Muş 12:32
Nevşehir 12:59
Niğde 12:59
Ordu 12:46
Osmaniye 12:53
Rize 12:36
Sakarya 13:16
Samsun 12:52
Siirt 12:30
Sinop 12:57
Sivas 12:50
Şanlıurfa 12:42
Şırnak 12:28
Tekirdağ 13:28
Tokat 12:51
Trabzon 12:39
Tunceli 12:40
Uşak 13:20
Van 12:24
Yalova 13:21
Yozgat 12:58
Zonguldak 13:10

19 OCAK 2018 CUMA HUTBESİ

"ÖNCE KENDİMİZDEN SORUMLUYUZ"

Cumanız Mübarek Olsun Aziz Müminler!
 
Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in, Mekkelileri tevhide davet ettiği günlerdi. Yüce Rabbimiz, “Önce yakın akrabanı uyar!”  buyurunca Rahmet Elçisi, yakınlarını Safâ tepesinde topladı. Onları Allah’ın varlığına ve birliğine iman etmeye ve sadece O’na kullukta bulunmaya çağırdı. Her birinin bu daveti kabul etmekle yükümlü olduğunu ve herkesi iman ve ibadetle tezyin edilmiş, sorumluluk bilinciyle geçirilmiş bir ömrün kurtaracağını söyledi. Ardından sevgili kızı Hz. Fâtıma’ya döndü ve şöyle buyurdu: “Yavrum! Sorumluluklarını yerine getir ve kendini ateşten koru. Yaşadığım müddetçe babalık görevimi eksiksiz yerine getiririm. Lâkin hesap günü sana bir faydam dokunmaz.”
 
Aziz Kardeşlerim!
 
Hepimiz bir imtihan dünyasında yaşıyoruz. Ve bir kul olarak öncelikle kendi imtihanımızda başarılı olmakla mükellefiz. Dünya ve âhirette huzura kavuşmak için sorumluluk bilinciyle hareket etmek mecburiyetindeyiz. Kendimize, Rabbimize ve çevremize karşı görevlerimizi yerine getirmek zorundayız. Nitekim Âlemlerin Rabbi de, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmuştur: 
 
“Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz. Siz doğru yolda olduğunuz müddetçe dalâlete düşmüş kimseler size asla zarar veremez.”
 
Kıymetli Müminler!
 
Sorumluluk sahibi kişi, her daim görev bilinciyle yaşar. Hayata, olaylara ve kâinata ibret nazarıyla bakar. Bu dünyada başıboş bırakılmadığını; her bir nimetin, her bir sözünün, her bir işinin bir gün hesabının sorulacağını gayet iyi bilir. Sorumluluk duygusu taşıyan kimse, hayatının her alanında samimiyet ve dürüstlüğü, ahlak ve fazileti kuşanır. Yalan, iftira, hile, aldatma gibi türlü kötülüklerle kendisine ve çevresine zarar vermez. 
 
Kardeşlerim!
 
Sorumluluklarının farkında olan kişi, Rabbimizin, “Sakın kendinizi kusursuz görmeye kalkışmayın! Çünkü Allah, kendisine karşı gelmekten sakınanları en iyi bilendir.”  âyeti gereği kendisini hatasız görerek kibre kapılmaz. Öncelikle kendi kusurlarını gidermek için gayret eder. Kendi muhasebesini yapmayı bırakıp başkalarının günahını diline dolamaz. Kendi hatalarını gizlerken başkalarını hedef haline getirmez. “Kim bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allah da dünya ve âhirette onun ayıplarını örter.”  hadis-i şerifini asla göz ardı edemez.
 
Sorumluluk şuuru bulunan bir mümin, bilir ki; kendisine düşen, İslam’ın sınırlarına riayet ederek yaşamaktır. Helal haram duyarlılığına sahip olmaktır. Her bir yanlış adımı için samimiyet ve nedametle tövbe kapısına yönelmektir. Bile bile günahta ısrar etmemektir. 
 
Kardeşlerim!
 
Yüce Rabbimiz, Kitabı okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup iyiliği başkalarına mı emrediyorsunuz? Aklınızı kullanmıyor musunuz?”  buyurmuştur. Sorumluluk bilinciyle hareket eden kişi, iyiliği önce kendisi şiar edinir. Özüyle, sözüyle çevresine örnek olur. Zira şu bir gerçektir ki; iyilik yolunda yürümeyen, başkalarını iyiliğe yöneltemez. Kötülüğün esiri olan, başkalarını kötülükten uzak tutamaz.  Hak ve hakikatin hizmetkârı olmayan, başkalarına hak ve hakikati öğretemez. Erdemli bir duruş sergilemeyen, başkalarına ahlak ve fazilette örnek olamaz. 
 
Muhterem Müslümanlar!
 
Yeryüzünün en değerli varlığı olarak, insan olarak yaratıldık. Bu değerimizi imanımızla taçlandırdık. Öyleyse insanlık ve iman nimetinin kıymetini bilelim. Bu nimetlerin bizlere sorumluluk yüklediğini asla unutmayalım. Kendimizle, Rabbimizle, sorumlu olduklarımızla ilişkilerimizde samimiyeti elden bırakmayalım. Önce kendi sorumluluklarımızın farkında olalım. Daha sonra çevremize güven ve sorumluluk duygusu aşılayalım. Ve hep beraber Rabbimizin rızasına kavuşmak için çabalayalım.