Demans belirti vermeden 20 yıl önce oluşuyor. İşte ilerleyişi yavaşlatmanın ve engellemenin yolları
Türkiye'de yapılan ve "Zeitschrift für Gerontologie" dergisinde yayınlanan bir araştırma, demans öncesi evre olan "Hafif bilişsel bozukluğun" toplumumuzda oldukça yaygın olduğunu ortaya koyuyor. Araştırmaya göre risk faktörlerine yönelik müdahaleler, sağlıklı yaşamın gereklerine uyulması ve rutin kontrollerin aksatılmaması demans olmadan geçirilen yıl sayısını artırmakla kalmayıp sorundan uzak kalmayı da sağlayabiliyor. Bu döneme müdahale edilmemesi ise demansın ortalama 2-5 yıl içinde ilerlemesine neden oluyor. Habertürk Sağlık Yazarı Ceyda Erenoğlu'nun haberi
Demans, yani bunama günlük hayatı etkileyecek şekilde hafıza, dil, muhakeme ve yargılama gibi zihinsel yeteneklerin bozukluğu ile giden ilerleyici bir santral sinir sistemi hastalığı.
Bu hastalığın belirti vermeden (klinik tablo oluşmadan) ortalama 20 yıl önce başladığı belirtiliyor. Hastalığın ilk belirtilerinin görüldüğü dönem “Hafif bilişsel bozukluk” evresi olarak değerlendiriliyor. Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geriatri Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mehmet İlkin Naharcı, “Bu evreye tıbbi olarak müdahale edilmemesi halinde kişinin ortalama 2 - 5 yıl içinde demansa ilerleme riski oldukça yüksektir” diyor.
Prof. Dr. Mehmet İlkin NaharcıİSİMLERİ VE YENİ OLAYLARI UNUTUYOR MUSUNUZ?
Hafif bilişsel bozukluk evresinde ortaya çıkan belirtiler; İsimleri ve yeni olayları unutma, eşya kaybetme, aynı soruları tekrar sorma, konuşurken veya yazarken kelime bulma güçlüğü, yemek yakma, araç kullanırken yön bulmada zorlanma, keyifsizlik ve mutsuzluk ile belirginleşen bir moral bozukluğu (depresyon) hali olarak sıralanıyor.
EN ÖNEMLİ NEDENLER HANGİLERİ?
Hafif bilişsel bozukluk evresi görülen kişilerde sağlıksız yaşam tarzı (egzersiz yapmama, düzensiz uyku, sigara içme vs.) ve sosyal sorunlar hastalığın oluşmasının en önemli nedenleri olarak gösteriliyor. Prof. Dr. Mehmet İlkin Naharcı, “Bunun yanında, kronik hastalıkların (hipertansiyon, diyabet, depresyon vb.) tedavilerinin uygun yapılmaması, düzenli tıbbi kontrollerin aksatılması ve yanlış ilaç kullanımı da sorunun oluşmasında etkili oluyor” diyor. Değiştirilemeyen faktörlerden olan genetik risk ve ilerleyen yaşı da göz ardı etmemek gerekiyor.
ÖNLENEBİLİR Mİ?
2022 yılında “British Medical Journal” dergisinde yayımlanan bir araştırmada 65 yaş üstünde sağlıklı yaşam tarzına sahip kadınların sadece yüzde 10’u hayatının geri kalanında Alzheimer hastalığına yakalandığı, sağlıklı yaşam tarzını sağlayamayanlarda ise bu oranın yüzde 19’a çıktığı gösteriliyor. Yine aynı çalışmada, sağlıklı yaşam tarzına sahip yaşlı erkeklerin sadece yüzde 6’sının hayatının geri kalanında Alzheimer hastalığına yakalandığı, sağlıklı yaşam tarzını sağlayamayanlarda ise bu oranın yüzde 12 olduğu belirtiliyor. Kişide Alzheimer hastalığının gelişmesi halinde ortalama yaşam ömrünün kısaldığı ve en iyi olasılıkla 8 - 10 yıllık bir yaşam süresi kaldığına dikkat çekiliyor. Düzenli egzersiz, yanlış ilaç kullanımının önlenmesi, depresyon ve uyku bozukluklarının tedavisi, vitamin eksikliklerinin giderilmesi, damarsal risk faktörlerinin uygun tedavisi ve bilişsel egzersizlerin faydalarını gösteren birçok araştırma bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Mehmet İlkin Naharcı, “Bunların uygulanması halinde hastalığın seyri tamamen değişiyor” diyor.
ARAŞTIRMAYLA ORTAYA ÇIKAN GERÇEK
Bu noktada Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi Geriatri Bilim Dalında 65 yaş üstü bireylerde, 259 kişinin katılımıyla Mart 2019 – Aralık 2021 yıllarını kapsayan bir araştırma yapılıyor. Zeitschrift für Gerontologie dergisinde yayınlanan ”Hafif Bilişsel Bozukluk Sıklığı ve İlişkili Olduğu Risk Faktörleri” araştırması çarpıcı sonuçlarıyla dikkat çekiyor. Prof. Dr. Mehmet İlkin Naharcı başkanlığındaki araştırma grubu Uzm. Dr. Betül Gülsüm Yavuz Veizi, Uzm.Dr. Candeniz Avcı ve Uzm. Dr. Hatice Tuğba Yazır’dan oluşuyor. Diğer araştırmacıların çalışmaya olguların alımı, gerekli nöropsikolojik testlerin ve analizlerin yapılması ve makale yazımı gibi konularda destek verdikleri belirtiliyor. “Yaptığınız araştırmadan çıkan en önemli sonuç nedir” sorusunu yönelttiğimiz Naharcı, “Hastanemize başvuran yaşlı bireylerde, özellikle ileri yaşta ve eğitim düzeyi düşük olanlarda ‘hafif bilişsel bozukluk’ yaygınlık oranı; 65-74 yaş aralığında yüzde 16.4, 75-84 yaş aralığında yüzde 32 ve 85 yaş ve üzerinde yüzde 40.9 çıktı” diyor ve devam ediyor;
ARAŞTIRMANIN ADIMLARI
“Çalışmamıza, polikliniğimize başvuran 65 yaş üstü bireyler arasında, onam veren ve uygun kriterleri taşıyanlar dahil edilmiştir. Kişilerin tıbbi bilgileri alındıktan sonra yardımcı araştırmacılar tarafından 6 farklı testten oluşan bir nöropsikolojik test bataryası uygulanmıştır. Mental değerlendirme ve bu testlerin sonuçları ile istatistiki analizler sonucunda kişide ‘hafif bilişsel bozukluk’ olup olmadığı tespit edilmiştir” diyor. Hastalığın ilk belirtilerinin görüldüğü “Hafif bilişsel bozukluk” dönemine tıbbi olarak müdahale edilmesi ve sağlıklı yaşamın gereklerine uyulmasının kişide demansın ilerlemesini yavaşlatmakla kalmayıp bu hastalıktan uzak yaşamayı sağlayabileceği belirtiliyor.
KATILIMCILARA UYGULANAN TESTLER
1) Mini-mental durum değerlendirme testi
2) Wechsler Bellek Ölçeğinin Mantıksal Bellek Testi
3) Saat çizme testi
4) İz sürme testi-A
5) İz sürme testi-B
6) Sözel akıcılık testi
DEMANSTAN KORUNMAK İÇİN BUNLARI YAPIN
- Akdeniz tipi diyet uygulayın sigara ve alkolden uzak durun.
- Düzenli fiziksel egzersiz yapın.
- Düzenli bilişsel egzersiz yapın.
- Kullandığınız ilaçların gözden geçirilmesi ve uygunsuz (hafızaya zararlı) ilaçların kullanımının önlenmesi konusuna önem verin.
- Vitamin eksikliklerinizi giderin.
- Damarsal risk faktörlerinizi tedavi ettirin. (Diyabet, hipertansiyon, kolesterol yüksekliği vs.)
- Depresyon ve uyku bozukluğunuzu ihmal etmeyin.
- Stres faktörlerinden uzak kalacağınız sakin bir hayat tarzını benimseyin.