Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Yaklaşık 3 yıldır teknoloji dünyasının gündeminde 5G var. Ancak gelişmeler ve beklentiler 3 yıl öncesinin şişirilen havasında değil. Galiba 5G için kafa yoran, ürün geliştirilen, geleceğini buralara göre kurgulayanlar işi biraz fazla abartıp diğer sektörleri de etkileri altına almaya çalışmışlar. Bunun için de 5G rüzgarını fazlasıyla estirmiş olabilirler.

Ters taraftan bakınca başka şeylerde görmek de mümkün. Telekomünikasyon teknolojisinin donanım tarafında 5G’yi biraz geriden takip eden ABD’nin, bu rüzgarın hızını kesmek istemesinin etkisi de söz konusu olabilir.

Amerika, devasa boyutlara ulaşmış şirketleri vasıtasıyla küresel telekomünikasyon sektörünün her türlü nimetlerinden yazılım (software) şirketleriyle istifade ediyor. Karşısına hızla büyüyen bir donanım (hardware) devi Çin belirince durum değişmeye başladı. Alarm zilleri çaldı. Sonra karşılıklı suçlamalar. Akabinde Çin’in donanımda zirveye çıkan ve çip set üretiminde ise ciddi gelişmeler kaydeden Huawei şirketinin tepe yöneticileri derdest edildi.

Günümüzde dijital çağın ihtiyaç duyduğu tüm iletişim araçlarının en önemli bileşeni olan çip setlerini üreten iki önemli şirket Qualcomm ve IntelAmerikan. (Bu arada ben de Qualcomm’un davetlisi olarak Barcelona’dayım.) Ama 4G ile yükselen ve 5G’de yerine sabitleştiren Çin’in Huawei şirketiyle rekabet edecek firması yok. (Diğerlerini saymaya gerek bile yok.)

ABD, telekomünikasyon veya GSM altyapısında ağırlıkla Ericson ile Nokia’dan altyapı hizmetleri alıyor. İlişkilerinin iyi olduğu G. Koreli Samsung ile bile mesafeli. Müşteriye temas eden bir nihai noktada ise Apple markası var. Ama müşteri tarafında da Huawei ve Samsung Amerika’yı zorluyor.  

İletişim çağının ruhunu hatta en dip noktasın oluşturan çip set üretimiyle en hassas veya en uç yeri olan yazılımında Amerikan şirketleri var. Teşbihte hata olmaz ise orta bölümde yoklar denebilir. Fakat bu 2 hassas noktayla her şeyi kontrol edebileceğini düşünen ABD’de şimdi farklı rüzgar estiriyor. Merkezi İngiltere’de olan ve yaklaşık 1200 Üyesi bulunan GSMA tarafından organize edilen Barcelona MWC 2019 fuarına da yansımaları var. Ve bu tartışma giderek büyüme eğiliminde.

DİJİTAL DÜNYA JANDARMALIĞI

Yazılım şirketleriyle dünyanın bilgisini toplayıp, etkileşim sağlayıp, rantını yiyen Amerika, bu devranın böyle gitmeyeceğini, dijital dünya jandarmalığının tehlikede olduğunu hissettiği için tartışma başladı denebilir.

Google, Amazon, Twitter, Yahoo, Uber, WhatsApp, YouTube, Facebook gibi yazılım tabanlı şirketler, big datayı (veri, bilgi) toplayıp, her açıdan dünyaya hükmetme ve kontrol etmede Amerika’nın eli ayağı. Ancak Çin’deki gelişmeler tehdit olarak algılanıyor. 5G ile daha çok hissetmeye başlayacağımız bilişim çağındaki teknoloji savaşının en önemli sebebi. Fakat kabadayı ABD’nin şirketlerden kurtulup, ticarette, teknolojide daha büyük sorun olacak ve vicdanı olmayan Çin’e de yakayı kaptırmamak gerekiyor. Zaten bu kavgaya çok fazla ülkede karışmak, taraftar olmak istemiyor. Çin’in teknoloji ve maliyet avantajını kullanmayı tercih ediyor. 

Çünkü konu ticari ve teknolojik bir konu değil. Politik. Bu sebeple Barcelona MWC fuarına katılan şirket temsilcileri, yetkililer de bu mevzuya girmek istemiyor. Üstü kapalı konuşuyorlar. Ama kavga büyük.

TÜRKİYE'NİN ‘BİG DATA'SI KİMİN HATASI?

5G’nin hızıyla sağlayacağı avantajlar sebebiyle, nesnelerin interneti (Internet of Things-IoT),yapay zeka (Artificial Intelligence-AI) ve ‘big data’nın kullanımı gibi konular son yılların sıcak konusu. Ama Türkiye’nin önceliği bu değil. Zaten ülkemizde 4.5G’nin kullanıldığı yerlerde 5G’ye yakın hizmet veriliyor.Ve bildiğim kadarıyla da izin verildiği an (illa ihaleyle değil, çünkü zaten her şeyden devlet vergisini alıyor) Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom (TT) kısa sürede 5G’ye geçerler.

Ama Türkiye’nin çözmesi gereken daha büyük meseleleri var. Fiber optik altyapı. Hatta 4,5G’yi fiber altyapı sebebiyle geliştiremiyoruz. Acilen Türkiye’yi fiberde dar boğaza götüren TT yaklaşımından kurtulup, ortak bir altyapı şirketi kurulması gerekiyor. Bu durumu en iyi bilen, çalışkan, hiper aktif, sektörün içinden bir isim şu an TT Yönetim Kurulu Başkanı ve Ulaştırma Bakan Yardımcısı olduğuna göre mesele çözülmek üzere olmalı…

Türkiye’nin telekomünikasyon alanında baz istasyonu ULAK, çekirdek şebeke Çınar gibi yerli, milli atılımları, Turkcell’in Türk mühendisleriyle geliştirdiği Yaani ve BiP gibi girişimleri ülkenin asıl beka sorunun olduğu bu taraflar için çok değerli. ABD-Çin kavgasıyla da bu değerlerin, değerini, değerli yetkililerimiz umarım daha iyi anlar. Ve ona göre hızlı adım atarlar. Memleketin ‘big data’sına sahip çıkarlar.

Mesela Çin,Amerika’nın devasa şirketlerine ülkesinde rahat takılmalarına müsaade etmedi, etmiyor. Bu sebeple Türkiye gibi bu şirketlerle sorun yaşamadı. Çünkü hiç sokmadı. Türkiye ise bu şirketler gelirken niçin geldiniz bile demedi. Sormadı.

Google, Twitter, WhatsApp, YouTube gibi şirketler Türkiye’de veya başka ülkelerde yaptıklarını Çin’de bu sebeple yapamadı. Çünkü Çin, hak, hukuk ve özgürlükler ülkesi değil. Mesela üretilen içerikler, datalar güvenlik kaygıları, vatandaşını kontrol edeme endişesi yüzünden Çin dışına da çıkmıyor. Ama Türkiye’de ise tüm bilgiler Amerikalı şirketlerle yurtdışına çıkıyor. Türkiye’ye ait toplanan bilgi ve verilerin bir yedeği bile ülkemizde tutulmuyor.

Kabahatli olan Türkiye kamu otoritesi. Bu konuda yıllardır bir şey yapmış değiller. Amerikan şirketleri de başıboş buldukları her ülkede verileri, bilgileri (big data) topluyor, para kazanmaktan öteye ülkelerin geleceğini, ticaretini yönlendiriyorlar. Türkiye de ‘big data’sına sahip çıkmayan, hatta ticari değerini bilmeyen ülkelerin başında geliyor. Umarım önümüzdeki günlerde bu hususlarda güzel haberler duyarız…

24 SAATGÜNÜN ÖZETİ
24 saat
24 saat günün önemli haberleri ve gelişmeleri